The evaluation of gastroesophageal reflux disease with esophageal pH monitorization in children/ Cocuklarda pH monitorizasyonu ile gastroozofageal reflu hastaliginin degerlendirilmesi.
Abstract: Introduction: Gastroesophageal reflux disease is named when gastroesophageal reflux becomes symptomatic, influences the life comfort, and results in morbidity. In this study, we aimed to evaluate the patients admitted with GER-associated symptoms with demographic characteristics, 24-hour esophageal pH monitorization results, and responses to different treatment protocols.

Materials and Method: The data of patients who admitted to Uludag University Pediatrics Outpatient Clinic between January 2008 and September 2009 with GERD-associated symptoms and underwent esophageal pH monitorization was collected retrospectively. The associations between initial symptoms, 24-hour esophageal pH monitorization results, presence of accompanying disease, sociocultu-ral conditions, and therapy responses were evaluated.

Results: Ninety-two patients (37 female, 55 male) were included and mean age was 4.42 [+ or -]4.33 (1 mo-18 years). The frequency of cough, vomiting and abdominal pain at admission were 49.5%, 47.3% and 22% respectively. Esophageal pH monitorization diagnosed GERD in 21 patients (22.8%). The frequency of symptoms in GERD patients who diagnosed with esophageal pH monitorization was; cough (n:15, 33.4%), vomiting (n:11, 25.6%), and abdominal pain (n:5, 22.3%). Among all complaints, cough was found to be significantly associated with GERD (p=0.041). Accompanying neurological disease was present in 13.1% (n:12), immunodeficiency 13.1% (n:12) and bronchial reactivity 13.1% (n:12). Therapy success was achieved in 57.7% of patients. Therapy response were similar with different therapy protocols (proton pump inhibitor+prokinetic+sucralfate, proton pump inhibitor+prokinetic, H2 receptor blocker+sucralfate, proton pump inhibitor+sucralfate, H2 receptor blocker+ prokinetic, monotherapy with proton pump inhibitor or H2 receptor blocker) (p=0.068).

Conclusion: GERD is a common childhood disease. Currently, diagnosis and treatment of GERD in children is still controversial. The results of our study revealed no association with therapy success and different treatment regimens, sociocultural status or accompanying disease. The complaint of cough was found to be significantly in association with GERD. (Journal of Current Pediatrics 2009; 7:130-6)

Key words: Children, gastroesophageal reflux, gastroesophageal reflux disease, pH monitorization, treatment.

Giris: Gastroozofageal Reflu (GOR), semptomatik olur, yasam kalitesini etkiler ve morbiditeye neden olursa Gastroozofageal Reflu Hastaligi (GORH) olarak tanimlanir. Bu calismanin amaci, GORH'ni dusunduren yakinmalarla basvuran hastalarin, demografik ozelliklerini, 24 saatlik pH monitorizasyonu ile GOR saptanma oranini belirlemek ve degisik ilac secenekleriyle tedaviye yanitlarini degerlendirmektir.

Gerec ve Yontem: Ocak 2008-Eylul 2009 tarihleri arasinda GORH dusunduren yakinmalarla basvuran ve pH monitorizasyonu yapilan hastalarin verileri retrospektif olarak incelendi. Basvuru yakinmalari, 24 saatlik pH monitorizasyonunda GOR saptanma oranlari, eslik eden hastalik durumu ailenin egitim duzeyi, uygulanan tedavi secenekleri ve tedaviye yanit oranlari degerlendirildi.

Bulgular: Doksan iki hasta calismaya alindi. Calismaya alinan olgularin 37'si (%40,2) kiz, 55'i (%59,8) erkek ve ortalama yaslari 4,42 [+ or -] 4,33 (1 ay-18 yas) idi. Basvuruda en sik gorulen yakinmalar oksuruk (%49,5), kusma (%47,3) ve karin agrisi (%22) olarak bulundu. Yir-midort saatlik pH monitorizasyonu sonuclarina gore 21 olguda (%22,8) GOR saptandi. pH monitorizasyonu ile GOR saptanan olgularda en sik yakinmalar, oksuruk (n:15, %33,4), kusma (n:11, %25,6), karin agrisi (n:5, %22,3) olarak saptandi. Oksuruk yakinmasi olan hastalarda, diger yakinmalari olan olgulara gore GOR saptanma orani anlamli olarak daha fazla bulundu (p=0,041). Eslik eden ek hastalik olarak 12 (%13,1) hastada kronik norolojik hastalik, 12 (%13,1) hastada immun yetmezlik ve 12 (%13,1) hastada bronsial hiperreaktivite veya astim vardi. Hastalarin %57,7'si anti-reflu tedaviden yarar gordu. Tedavi secenekleri arasinda (PPI+prokinetik+yuzey ajani, PPI+prokinetik, H2RB+yuzey ajani, PPI+yuzey ajani, H2RB+prokinetik, sadece prokinetik ve sadece PPI), tedaviye yanit oranlari acisindan anlamli bir fark saptanmadi (p=0,068).

Sonuc: GORH'nin tani ve tedavi yontemleri uzerinde henuz tam bir gorus birligi yoktur. Bu calismada, tedavi secenekleri, eslik eden hastalik durumu ve ailenin egitim duzeyine gore tedavi yanitlarinda fark saptanmadi. Yakinmalar goz onune alindiginda, 24 saatlik pH monitorizasyonu ile GOR saptanma oranlari incelendiginde sadece oksuruk sikayeti olan hastalarda anlamli oranda daha yuksek oranda GOR saptandi. (Guncel Pediatri 2009; 7:130-6)

Anahtar kelimeler: Cocuk, gastroozofageal reflu, gastroozofageal reflu hastaligi, pH mo-nitorizasyonu, tedavi
Article Type: Author abstract
Subject: Gastroesophageal reflux (Diagnosis)
Gastroesophageal reflux (Care and treatment)
Gastroesophageal reflux (Patient outcomes)
Children (Diseases)
Children (Diagnosis)
Children (Care and treatment)
Children (Patient outcomes)
Authors: Erdemir, Gulin
Ozgur, Taner
Canitez, Yakup
Kayik, Bulent
Ozboyaci, Ali
Ozkan, Tanju B.
Pub Date: 12/01/2009
Publication: Name: The Journal of Current Pediatrics Publisher: Galenos Yayincilik Audience: Academic Format: Magazine/Journal Subject: Health Copyright: COPYRIGHT 2009 Galenos Yayincilik ISSN: 1304-9054
Issue: Date: Dec, 2009
Geographic: Geographic Scope: Turkey Geographic Code: 7TURK Turkey
Accession Number: 218882612
Full Text: Giris

Gastroozofageal Reflu (GOR), gastrik icerigin istemsiz olarak ozofagusa hareketidir ve primer olarak bir motilite bozuklugudur. Gastrik icerigin ozofagusa kacisi, gastroozofageal bariyer yetersizligi sonucu olarak meydana gelmektedir. Bu bariyerde, anormal fonksiyon gosteren bir alt ozofagus sfinkter (AOS) ve hiatal herni gibi anatomik sorunlarin varliginda yetersizlik ortaya cikarabilir (1). Saglikli sut cocuklarinda, cocuklarda ve eriskinlerde GOR gun boyunca fizyolojik olarak olusa-bilmektedir. Bu kacislar genellikle kisa sureli ve asemptomatiktir ve gastrik icerik distal ozofagustan daha yukarilara yayilmamaktadir. Gastrik icerigin ozo-fagusa kacisi cocukta semptomlara yol aciyor, yasam kalitesini etkiliyor ve klinik olarak bir hastalik tablosu olusturuyorsa Gastroozofageal Reflu Hastaligi (GORH) olarak tanimlanmaktadir (2).

GOR'un ve regurjitasyonun bebeklerde cok sik gorulen bir durum oldugu bilinmektedir (3). Fizyolojik reflu genellikle yasla birlikte duzelmektedir. GORH'nin semptomlari ozofageal ve ekstraozofageal olarak siniflanabilir. Hem eriskin hem de cocuklarda oldukca sik gorulen bir hastalik olmasina ragmen, cocuklardaki semptom sikligi, klinik inceleme ve tedavi sonuclari ile ilgili veriler azdir. GORH'nin ozofageal semptomlari sut cocuklarinda, aciklanamayan huzursuzluk, beslenme zorlugu, yetersiz kilo alimi veya uyku bozuklugu, daha buyuk cocuklarda ise kronik gogus agrisi, epigastrik agri, oral regurjitasyon, kusma, disfaji ve nadiren de hema-temez olabilir. Ozofagus disi semptomlar arasinda kronik oksuruk, hisilti, astim, apne, bradikardi, kronik bogaz agrisi, ses kisikligi, dis curukleri, tekrarlayan otit ve sinuzitler en sik karsilasilanlardir (4-7,10,29).

Gunumuzde GORH'inda tani koymayi saglayan yontemler ust gastrointestinal sistem baryumlu goruntulemesi, intraozofageal pH monitorizasyonu, cok kanalli intraluminal impedans, nukleer sintigrafi ve ozofajit varligini ortaya koymak icin endoskopidir. GOR tanisinda baryumlu ust gastrointestinal sistem degerlendirme sensitivitesi %31, spesifitesi %21 olarak bildirilmistir (30,34). GOR sintigrafisinin sensitivitesi %15, spesifitesi %59 olarak bulunmustur (30). Ozofagus ici pH monitorizasyonu, fizyolojik ortamda uzun bir sure boyunca ozofagus ici pH'yi dogrudan olcebildigi icin mevcut tani yontemleri arasinda kabul edilen tanisal degeri en yuksek yontemlerden birisidir. Ancak son zamanlarda non asit reflu, alkalen reflu ve zayif asit refluleri saptamada cok kanalli intraluminal impedans yonteminin daha duyarli ve ozgul oldugu bildirilmistir (8,9,35).

Bu calismanin amaci, GORH'ni dusunduren yakinmalarla basvuran cocuk hastalarin cesitli ozelliklerini ortaya koymak, eslik eden diger hastaliklari ve 24 saatlik pH monitorizasyonu ile GOR saptanma oranini belirlemek ve cesitli tedavi secenekleri ile saptanan tedaviye yanit oranlarini degerlendirmektir.

Gerec ve Yontem

Ocak 2008-Eylul 2009 tarihleri arasinda Uludag Universitesi Tip Fakultesi Cocuk Sagligi ve Hastaliklari Anabilim Dali, Cocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dali poliklinigine, Gastroozofageal Reflu Hastaligini dusunduren yakinmalar ile basvuran ve 24 saatlik pH monitorizasyonu uygulanmis olan 92 ardisik hastanin dosyalari retrospektif olarak incelenerek veriler kaydedildi.

Hastalarin dosya kayitlarindan; yas, cinsiyet, anne ve babanin egitim durumu, basvuru yakinmalari, 24 saatlik pH metre sonuclari, eslik eden baska hastalik durumu, almis olduklari tedavi secenekleri ve tedaviye yanitlari hakkindaki veriler kayda alindi.

GORH'ni dusunduren yakinmalar kusma, oksuruk, regurjitasyon, hirilti, gogus agrisi ve karin agrisi sikayetlerinden en az birinin varligi olarak kabul edilmisti (4,15). Mevcut yakinmalari herhangi baska bir kardiak ve solunum sistemi hastaligina ait olmadigi saptanmis olan cocuklara 24 saatlik pH monitorizasyonu yapilmisti. Test oncesi yapilan muayenede baska herhangi bir akut hastalik veya yakinmasi olmayan cocuklara ayni gun 24 saatlik pH monitorizasyonu uygulanmisti. Yirmi dort saatlik pH monitorizasyonunda GOR indeksi 4 reflu/saat ve/veya DeMeester skoru 14,72'nin uzerinde olan hastalarda GOR tanisi konulmustu (30,31). Tedaviye yanit, uc ay GOR tedavisi aldiktan sonra yakinmalarin ve bulgularin gerilemesi olarak kabul edildi. Basvuru yakinmasi ile 24 saatlik pH monitorizasyonunda GOR saptanma oranlari; hastalarin aldiklari tedaviye gore, ailenin egitim duzeyine gore yanit oranlari ve eslik eden ek hastalik durumu ile tedaviye yanit oranlari incelendi. Calisma icin Uludag Universitesi Tip Fakultesi Etik Kurul onayi alindi.

SPSS 16.0 istatistik programi kullanarak degiskenler arasindaki iliskiler incelendi. Kategorik degisken sikliklari arasindaki farklar chi-square testi ile arastirildi. Verilerin normal dagilim gosterip gostermedigi Shapiro-Wilk testi ile incelendi. Normal dagilim gostermeyen iki grup degiskenleri arasindaki fark Mann-Whitney U testi ile karsilastirildi. Ortalamalarla birlikte standart sapma verildi ve anlamlilik duzeyi, a=0,05 (p<0,05) olarak alindi.

Bulgular

GORH dusunduren yakinmalari olan ve 24 saatlik pH monitorizasyonu uygulanan 92 hasta calismaya alindi. Tablo 1'de calisma grubundaki 92 hastanin ozellikleri verilmistir. Hastalarin 37'si (%40,2) kiz, 55'i (%59,8) erkekti. Yaslari 1 ay ile 18 yas arasinda degismekte olup ortalama 4,42 [+ or -]4,33 yas idi. Egitim seviyesi %51,1 oraninda ilkogretim duzeyindeydi (Tablo 1).

Hastalarin ilk basvuruda en sik gorulen sikayetleri oksuruk (%49,5), kusma (%47,3), hisilti (wheezing) (%22), karin agrisi (%22), regurjitasyon (%15,4) ve gogus agrisi (%3,3) olarak bulundu (Tablo 2). Olgularin, 24 saatlik pH monitorizasyonu sonuclarina gore 21'inde (%22,8) GOR saptandi. Tablo 3'te GORH'ni dusunduren yakinmalari olan olgularda, yakinmalarina gore 24 saatlik pH monitorizasyonu ile GOR saptanma oranlari verilmistir. Bu hastalarin yakinmalari ile GOR tanisi alma oranlari arasindaki iliski incelendiginde, oksuruk yakinmasi olan hastalarda istatistiksel olarak daha fazla oranda GOR saptandigi goruldu (p=0,041). Diger yakinmalar ile GOR saptanma oranlari arasinda istatistiksel anlamli farkliliklar yoktu (p>0,05) (Tablo 3).

Hastalarin 39'unda (%42,4) eslik eden baska bir hastalik yoktu, eslik eden ek hastalik olarak kronik norolojik hastalik (epilepsi, serebral palsi, dejeneratif merkezi sinir sistemi hastaligi) 12 (%13,1), immun yetmezlik (Im-munglobulin G, A, M ve immunglobulin G alt grup eksiklikleri vb.) 12 (%13,1), astim veya bronsial hiperreaktivite 12 (%13,1) hastada saptandi.

Calismaya alinan tum hastalarin (n:92) %57,7'si anti-reflu tedaviden yarar gormustur. GORH'ni dusunduren yakinmalari olan hastalarin degisik tedavi secenekleri ile tedaviye yanit verme oranlari Tablo 4'te gosterilmistir. Tedavi gruplari arasinda, tedaviye yanit oranlari acisindan anlamli bir fark saptanmadi (p=0,068) (Tablo 4). GOR tedavisi icin olgular, yas grubu ve eslik eden hastaliklarina gore, proton pompa inhibitoru (PPI) (lansoprazol), prokinetik ilac (domperidon) ve yuzey ajani (sodyum aljinat) kombinasyonunu (n=39, %42,6), PPI ve prokinetik ilac (n=9, %9,8), H2 reseptor antagonisti (ranitidin) ve yuzey ajani (n=2, %2,2), PPI ve yuzey ajani (n=19, %20,8), H2 reseptor antagonisti ve prokinetik ilac (n=10, %10,9), sadece prokinetik ilac (n=1, ve sadece PPI (n=12, %13,1) almislardi. Tablo 5'te GORH dusunulen olgularda tedaviye yaniti etkileyen durumlar degerlendirilmistir. Cinsiyetler arasinda, tedaviye yanit acisindan istatistiksel fark saptanmadi (p=0,86). Anne ve babanin egitim duzeyleri acisindan tedaviye yanit oranlari karsilastirildiginda istatistiksel olarak anlamli fark yoktu (p>0,05). Eslik eden hastaliga gore tedavi yanitlarinda fark yoktu (p=0,54). Ek hastalik olup olmama durumuna gore tedavi yanitlari arasinda fark saptanmadi (p=0,89). Tedaviye yaniti olan hastalarin ortalama yaslari 4,59 [+ or -] 4,50, olmayanlarin ortalama yaslari 4,19 [+ or -] 4,14 olarak bulundu ve aralarinda istatistiksel anlamli farklilik yoktu (p=0,67) (Tablo 5). Mevcut yakinmalarina gore GORH oldugu dusunulen ancak 24 saatlik pH monitorizasyonu ile GOR saptanmayan hastalarda, tedavi secenekleri arasinda, tedaviye yanit oranlari acisindan istatistiksel anlamli bir fark saptanmadi (p=0,18) (Tablo 6).

Tartisma

GORH'nin cocukluk caginda gorulme sikligi, klinik pratikte tanida kullanilan testler, tedavi secenekleri, tedaviye olan yanit sonuclari ile ilgili bilgiler eriskin yas grubuna gore daha sinirlidir. Gastroozofageal Reflu (GOR), gastrik icerigin istemsiz olarak ozofagusa hareketidir ve primer olarak bir motilite bozuklugudur. Saglikli sut cocuklarinda, cocuklarda ve eriskinlerde GOR, gun boyunca fizyolojik olarak olusabilmektedir. Gastrik icerigin ozofagusa kacisi genellikle kisa sureli ve asempto-matiktir ve gastrik icerik distal ozofagustan daha yukarilara yayilmamaktadir.

Bu calismada hastalarin ortalama GORH tanisi alma yaslari 4,42 [+ or -] 4,33 olarak saptandi. GORH semptomlarinin literaturde en sik 0-2 yaslarinda, ozellikle de 1 yas altinda goruldugu bildirilmektedir (16,30,32). Bu calismada yer alan olgularin literature gore daha gec tani almalari, GORH semptomlarinin diger hastalik semptomlari ile karistirilmasina bagli olabilecegi dusunuldu (7,10,30). Ek olarak cocukluk yas grubunda GORH'nin tanisinda sik olarak zorluklar ve gecikmeler olabilecegi de bildirilmektedir (33). Ayrica bu calismada, ailelerin egitim duzeylerinin genel olarak dusuk olmasi doktora basvuru zamanini geciktiren bir faktor olabilir.

Cocuklarda GORH'ni dusunduren basvuru yakinmalari, literaturde en sik kusma ve regurjitasyon, oksuruk ve epigastrik agri oldugu bildirilmistir. Ek olarak daha az siklikla kronik solunum sistemi hastaliklari, apne, aglama, huzursuzluk, beslenmeyi reddetme, buyume geriligi ve hematemez gorulebilmektedir (15-17). Bu calismada da literature benzer olarak oksuruk, kusma ve karin agrisi en sik rastlanan basvuru yakinmalari olarak saptandi.

GOR tanisinda baryumlu ozofagus-mide grafisi ve GOR sintigrafisinin sensitivite ve spesifiteleri dusuktur. Ozofagus ici pH monitorizasyonu, baryumlu grafi ve sin-tigrafiye gore daha sensitiv ve spesifik olmasina ragmen son zamanlarda non asit reflu, alkalen reflu ve zayif asit refluleri saptamada cok kanalli intraluminal impedans yonteminin daha duyarli ve ozgul oldugu bildirilmistir (8,9,35). Bu calismada GORH'ni dusunduren yakinmalarla basvuran hastalarin, 24 saatlik pH monitorizasyonu ile sadece %22,8'inde GOR saptandi. Bu hastalarin tamamina anti reflu tedavi verilmisti ve tedaviye yanit orani %57,7 olarak bulundu. GOR saptanma orani ile tedaviye yanit orani arasinda fark olmasi, 24 saatlik pH monitori-zasyonunun non-asit refluleri saptamadaki yetersizligini dusundurmektedir.

GORH'inda tedavi secenekleri, yasam duzeni degisikligi, ilac tedavisi ve cerrahi tedavidir. Yasam duzeni degisiklikleri icinde; sik sik dusuk hacimli beslenme, koyu-lastirilmis gidalar, uyku sirasinda sol yanina yatma, pasif sigara iciciliginden korunma sayilabilir (11-14). Farmakolojik tedavinin gunumuzdeki amaci, gastrik asit sekres-yonunu azaltarak veya gastrik bosalmayi hizlandirmak icin gastrointestinal motiliteyi arttirarak ozofagusun mide asidine maruziyetini azaltmaktir. Medikal tedaviyi takiben duzelmeyen veya medikal tedavileri azaltilamayan hastalara cerrahi tedavi uygulanmaktadir (11-14). Farmakolojik tedavide bircok ilac denenmistir. Bunlardan bir tanesi domperidondur, ancak bazi calismalarda oral olarak uygulanan domperidonun alt ozofagus sfinkter basincini arttirmada ve reflu ozofajitini azaltma konusunda etkisi plasebodan farkli bulunmamistir (18). Car-roccio ve ark.'nin (19) 80 cocuk hasta ile yaptigi bir calismada reflu epizodlarinda azalma saptanmis, ancak pla-sebo grubuna gore istatistiksel fark ortaya cikmamistir. H2 reseptor blokerleri (H2RB) ve proton pompa inhibitor-leri (PPI), gastrik asit sekresyonunu azaltmaktadir. Genellikle PPI'leri H2RB'lerine gore asit sekresyonunu daha fazla azaltmakta ve etkileri daha uzun olmaktadir. Eriskinlerde yapilan bircok calismada PPI'lerinin H2RB'lerine gore yakinmalari azaltmada ve ozofajitin duzelmesinde daha ustun olduklari bulunmustur (20). Cucchiara ve ark.'nin (21) 25 cocuk hasta ile yaptigi bir calismada, 40 mg/1,73 [m.sup.2] dozunda omeprazol ile yuksek doz ranitidin (20 mg/kg/gun) karsilastirildiginda, yakinmalar, histopatoloji ve ozofageal PH sonuclarinin benzer oranda duzeldigi gosterilmistir. Sodyum aljinatin reflu yakinmalarini, ozellikle de kusmayi, plaseboya gore anlamli oranda azalttigini gosteren bircok calisma vardir (22-24). Plaseboya gore antireflu ilaclarin etkinliklerinin karsilastirildigi bircok calisma olmasina ragmen, cocuk hastalarda bu ilaclarin kendi aralarinda ve kombinasyonlarinin karsilastirildigi calisma sayisi azdir. Bu calismada hastalarin aldiklari ilaclara gore tedaviye yanit oranlari incelendi. Olgularin almis olduklari tekli antiref-lu ilaci veya kombine tedavi sekillerine gore tedaviye yanit acisindan anlamli bir farklilik saptanmadi.

GOR'yu ortaya cikaran veya kendisi gastroozofageal reflunun bir sonucu olan, ozellikle de bronsial hiperreak-tivite, astim, immunolojik hastaliklar ve kronik norolojik hastaliklar gibi ek hastaliklarin GORH ile iliskisi bilinmektedir. Kronik, medikal tedaviye zor yanit veren hasta gruplarinda cerrahi tedavi gerekebilmektedir (25-27). Literaturde, GOR hastaligi olan hastalarin cerrahi tedavi oranlari %5'in altindadir, ancak ozellikle norolojik sekeli olan cocuklarda bu oran %40-53'e kadar yukselebilmektedir (16,28,30). Bu calismada yer alan olgularda grubunda 1 yillik gozlem suresinde cerrahi tedavi gereksinimi olmamistir. Yaptigimiz calismada GORH'ni dusunduren yakinmalari olan hastalarimizin %57,6'sinda, literaturle uyumlu olarak, altta yatan baska bir hastaligi vardi. Ancak ek hastaligi olmayanlara gore tedaviye yanit oranlarinda anlamli bir farklilik saptanmadi.

Sonuc

Sonuc olarak, GORH cocukluk doneminde sik karsilasilan bir klinik patolojidir. Hastaligin patogenezinde suclanan iki ana nokta ozofagusun asitle temasi ve alt ozofagus sfinkterindeki motilite bozuklugudur, tani ve tedavi yaklasimlari da bu bozukluklari duzeltmeye yoneliktir. Halen tanida altin standart bir tani yontemi olmadigi kabul edilmektedir, ayrica cesitli tedavi secenekleri uzerinde de tam bir gorus birligine varilamamistir. Mevcut literatur bilgilerine gore GORH tedavisinde en etkili ilaclarin H2RB'leri, PPI'leri ve sodyum aljinatin oldugu bilinmektedir. Domperidon ile ilgili celiskili sonuclar vardir. Bu sonuclar goz onune alindiginda, ilaclarin yan etki profilleri, kullanim kolayligi, hastanin yasi ve eslik eden hastalik durumu dikkate alinarak tedavi secenekleri belirlenmelidir.

Gelis Tarihi/Received: 03.08.2009 Kabul

Tarihi/Accepted: 05.11.2009

Kaynaklar

(1.) Kawahara H, Dent J, Davidson G. Mechanisms responsible for gastroesophageal reflux in children. Gastroenterology 1997; 113:399-408.

(2.) Rudolph CD, Mazrur LJ, Liptak GS, Baker RD, Boyle JT, Colletti RB et al. North American Society for Pediatric Gastroenterology and Nutrition. Guidlines for evaluation and treatment of gastroesophageal reflux in infants and children: recommendations of the North American Society for Pediatric Gastroenterology and Nutrition. J Pediatr Gastroenterol Nutr 2001; 32 (suppl 2):1-31.

(3.) Nelson SP, Chen EH, Syniar GM, Christoffel KK. One-year follow-up of symptoms of gastroesophageal reflux during infancy. Pediatric Practice Research Group. Pediatrics 1998; 102:67.

(4.) Nelson SP, Chen EH, Syniar GM, Christoffel KK. Prevalence of symptoms of gastroesophageal reflux during childhood: a pediatric practice-based survey. Pediatric Practice Research Group. Arch Pediatr Adolesc Med 2000; 154:150-4.

(5.) Achem SR. Endoscopy-negative gastroesophageal reflux disease. The hypersensitive esophagus. Gastroenterol Clin North Am 1999; 28:893-904.

(6.) El-Serag HB, Gilger M, Kuebeler M, Rabeneck L. Extra-esophageal associations of gastroesophageal reflux disease in children without neurologic defects. Gastroente-rology 2001; 121:1294-9.

(7.) Harding SM. Gastroesophageal reflux, asthma, and mechanisms of interaction. Am J Med 2001; 111 suppl 8A:8-12.

(8.) Kahrilas PJ, Quigley EM. Clinical esophageal pH recording: a technical review for practice guideline development. Gastroenterology 1996; 110:1982-96.

(9.) Colletti RB, Christie DL, Orenstein SR. Indications for pediatric esophageal pH monitoring. J Pediatr Gastroenterol Nutr 1995;21:253-62.

(10.) Chen PH, Chang MH, Hsu SC. Gastroesophageal reflux in children with chronic recurrent bronchopulmonary infection. J Pediatr Gastroenterol Nutr 1991; 13:16-22.

(11.) Changing concepts of sudden infant death syndrome: implications for infant sleeping environment and sleep position. American Academy of Pediatrics. Task force on infant sleep position and sudden infant death syndrome. Pediatrics 2000; 105:650-6.

(12.) Tighe MP, Afzal NA, Bevan A, Beattie RM. Current pharmacological management of gastro-esophageal reflux in children: an avidence-based systematic review. Pediatric Drugs 2009; 11:185-202.

(13.) Tolia V, Bishop PR, Tsou VM, Gremse D, Soffer EF, Comer GM et al. Multicenter, randomized, double-blind study comparing 10, 20 and 40 mg pantoprazole in children (5-11 years) with symptomatic gastroesophageal reflux Disease. J Pediatr Gastroenterol Nutr 2006; 42:384-91.

(14.) Suwandhi E, Ton MN, Schwarz SM. Gastroesophageal reflux in infancy and childhood. Pediatr Ann 2006; 35:259-66.

(15.) Brecelj J, Orel R. P0866 Evaluation and management of children with gastroesophageal reflux disease in pediatric gastroenterology unit-A retrospective study. J Pediatr Gastroenterol Nutr 2004; 39:386-7.

(16.) Ashorn M, Ruuska T, Karikoski R, Laippala P. The natural course of gastroesophageal reflux disease in children. Scand J Gastroenterol 2002; 37:638-41.

(17.) Malaty HM, O'Malley KJ, Abudayyeh S, Graham DY, Gilger MA. Multidimensional measue for gastroesophageal reflux disease (MMGERD) symptoms in children: a population: a population-based study. Acta Paediatr 2008; 97:1292-7.

(18.) Bines JE, Quinlan JE, Treves S, Kleinman RE, Winter HS. Efficacy of domperidone in infants and children with gastroesophageal reflux. J Pediatr Gastroenterol Nutr 1992; 14:400-5.

(19.) Carroccio A, Iacono G, Montalto G, Cavataio F, Soresi M, Notarbartolo A. Domperidone plus magnesium hydroxide and aluminium hydroxide: a valid therapy in children with gastroesophageal reflux. A double-blind randomized study versus placebo. Scand J Gastroenterol 1994; 29:300-4.

(20.) Chiba N, De Gara CJ, Wilkinson JM, Hunt RH. Speed of healing and symptom relief in grade II to IV gastroesophageal reflux disease: a meta analysis. Gastroenterolgy 1997; 112:1798-810.

(21.) Cucchiara S, Minella R, Iervolino C, Franco MT, Campanozzi A, Franceschi M et al. Omeprazole and high dose ranitidine in the treatment of refractory reflux oesophagitis. Arch Dis Child 1993; 69:655-9.

(22.) Miller S. Comparison of the efficacy and safety of a new aluminium-free pediatric alginate preparation and placebo in infants with recurrent gastro-oesophagel reflux. Curr Med Res Opin 1999; 15:160-8.

(23.) Del Buono R, Wenzi TG, Ball G, Keady S, Thomson M. Effect of Gaviscon infant on gastro-oesophageal reflux in infants assessed by combined intraluminal impedance/pH. Arch Dis Child 2005; 90:460-3.

(24.) Forbes D, Hodgson M, Hill R. The effects of Gaviscon and metoclopramide in gastroesophageal reflux in children. J Pediatr Gastroenterol Nutr 1986; 5:556-9.

(25.) Smith HJ. Gastrointestinal hemorrhage in paralyzed and neurologically impaired patients: contribution of reflux esophageal disease. Gastrointest Radiol 1985; 10:7-10.

(26.) Debley JS, Carter ER, Redding GJ. Prevelance and impact of gastroesophageal reflux in adolescents with asthma: a populationbased study. Pediatric Pulmonology 2006; 41:475-81.

(27.) Corvo M, Ghiglioni D, Gemellaro L, Sarratud T, Fiocchi A. Gastrointestinal signs and symptoms of allergic diseases in children. Pediatr Med Chir 2009;31:153-9.

(28.) Lasser MS, Liao JG, Burd RS. National Trends in the use of antireflux procedures for children. Pediatrics 2006; 118:1828-35.

(29.) Ersin NK, Oncag O, Tumgor G, Aydogdu S, Hilmioglu S. Oral and dental manifestations of gastroesophageal reflux disease in children: a preliminary study. Pediatr Dent 2006; 28:279-84.

(30.) Walker WA, Goulet O, Kleinman RE, Sherman PM. Pediatric Gastrointestinal Disease. Fourth edition. Hamilton, Ontario, Canada 2004; 73:1831-8.

(31.) Tighe MP, Cullen M, Beattie RM. How to use: a pH study. Arch Dis Child Educ Pract Ed 2009; 94:18-23.

(32.) Jung AD. Gastroesophageal reflux in infants and children. Am Fam Physician 2001; 64:1853-60.

(33.) Vandenplas Y, Salvatore S, Hauser B. The diagnosis and management of gastro-oesophageal reflux in infants. Early Human Development 2005;81:1011-24.

(34.) Thompson JK, Koehler RE, Richter JE. Detection of gastroesophageal reflux: value of barium studies compared with 24hr pH monitoring. AJR Am J Roentgenol 1994; 162:621-6.

(35.) Hila A, Agrawal A, Castell DO. Combined multichannel intraluminal impedance and pH esophageal testing compared to pH alone for diagnosing both acid and weakly acidic gastroesophageal reflux. Clin Gastroenterol Hepatol 2007; 5:172-7.

Yazisma Adresi/Address for Correspondence Dr. Taner Ozgur Uludag Universitesi Tip Fakultesi Cocuk Sagligi ve Hastaliklari Anabilim Dali Cocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dali, 16059 Bursa, Turkiye Tel.: +90 224 295 05 37 Faks:+90 224 442 8143 E-posta: drtanerozgur@gmail.com gulinerdemir@yahoo.com

Gulin Erdemir, Taner Ozgur, Yakup Canitez *, Bulent Kayik ** Ali Ozboyaci **, Tanju B. Ozkan

Uludag Universitesi Tip Fakultesi Cocuk Sagligi ve Hastaliklari Anabilim Dali, Cocuk Gastroenteroloji Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dali, Bursa

* Uludag Universitesi Tip Fakultesi Cocuk Sagligi ve Hastaliklari Anabilim Dali Cocuk Alerji Bilim Dali, Bursa

** Uludag Universitesi Tip Fakultesi Cocuk Sagligi ve Hastaliklari Anabilim Dali, Bursa, Turkiye
Tablo 1. Calisma grubundaki hastalarin ozellikleri (n:92)

Yas (ort [+ or -] SD)   4,42 [+ or -] 4,33

                          n     %
Cinsiyet
  Kiz                     37   40,2
  Erkek                   55   59,8

Anne egitim duzeyi
  Okula gitmemis           5    5,4
  Ilk                     49   53,3
  Orta                    20   21,7
  Yuksek                  18   19,5

Baba egitim duzeyi
  Okula gitmemis           2    2,2
  Ilk                     47   51,1
  Orta                    25   27,1
  Yuksek                  18   19,5

Tablo 2. Calisma grubundaki hastalarda saptanan GORH
dusunduren yakinmalar (n:92)

                n    %

Oksuruk         45   49,5
Kusma           42   47,3
Hisilti         20     22
Karin agrisi    20     22
Regurjitasyon   14   15,4
Gogus agrisi     3    3,3

Tablo 3. GORH dusunduren yakinmalari olan olgularda, yakinmalara
gore pH monitorizasyonu ile GOR saptanma oranlari (n:92)

                   GOR yok       GOR var

                    n      %    n    %       p

Oksuruk                                    0,041
  Yok              41   87,2    6   12,8
  Var              30   66,6   15   33,4

Kusma                                       0,77
  Yok              39   79,5   10   20,5
  Var              32   74,4   11   25,6

Gogus agrisi                                0,54
  Yok              69   77,5   20   22,5
  Var               2   66,6    1   33,4

Hisilti                                     0,94
  Yok              55   76,3   17   23,7
  Var              16     80    4     20

Regurjitasyon                               0,96
  Yok              60   78,9   18   21,1
  Var              11   78,5    3   21,5

Karin agrisi                                0,77
  Yok              56   77,7   16   22,3
  Var              15     75    5     25

Tablo 4. GORH'ni dusunduren yakinmasi olan hastalarda tedavi
seceneklerine gore tedavi yanit oranlari (n:92)

                                Tedaviye yanit

                                Yok         Var         p

                             n      %     n     %

PPI+Prokinetik+Yuzey ajani   23   58,9    16   41,1
PPI+Prokinetik                4   44,4     5   55,6
H2RB+Yuzey ajani              2    100     0
PPI+Yuzey ajani               5   26,3    14   73,7   0,068 *
H2RB+Prokinetik               2     20     8     80
Prokinetik                    0            1    100
PPI                           3     25     9     75

* Ki-Kare testi ile tedavi secenekleri kendi aralarinda
karsilastirildi, tedavi yanitinda istatistiksel anlamli
fark saptanmadi.

(PPI: Proton pompa inhibitoru, H2RB: H2 reseptor blokoru, yuzey
ajani: sodyum aljinat, prokinetik: domperidon)

Tablo 5. GOR tedavisinde tedavi yanitini etkileyen durumlarin
degerlendirilmesi (n:92)

                               Tedaviye yanit

                           Yok                  Var               p

                        n      %                n %

Cinsiyet                                                          0,86
  Kiz                   14   37,8              23   62,2
  Erkek                 23   41,8              32   58,2

Annenin egitim duzeyi                                             0,73
  Ortanin alti          25     46              29     54
  Orta ve uzeri         18   47,3              20   52,6

Babanin egitim duzeyi                                             0,88
  Ortanin alti          23   46,9              26   53,1
  Orta ve uzeri         20   46,1              23   53,9

Eslik eden hastalik *                                             0,89
  Yok                   16     41              23     59
  Var                   21   39,6              32   60,4

Yas (ort [+ or -] SD)   4,19 [+ or -] 4,14   4,59 [+ or -] 4,50   0,67

* GORH'na ek olarak kronik norolojik hastalik veya immun
yetmezlik veya astim veya bronsial hiperreaktivitenin
eslik etmesi

Tablo 6. 24 saatlik pH monitorizasyonu ile GOR saptanmayan
olgularda tedavi seceneklerine gore yanit oranlari (n:71)

                             Tedaviye yanit

                             Yok          Var   p

                             n       %     n    %

PPI+Prokinetik+Yuzey ajani   14     50    14      50
PPI+Prokinetik                4   42,9     5    57,1
H2RB+Yuzey ajani              2    100     0    0,18 *
PPI+Yuzey ajani               3     20    12      80
H2RB+Prokinetik               2     20     8      80
Prokinetik                    0            1     100
PPI                           2     40     3      60

* Ki-Kare testi ile tedavi secenekleri kendi aralarinda
karsilastirildi, tedavi yanitinda istatistiksel anlamli
fark saptanmadi.

(PPI: Proton pompa inhibitoru, H2RB: H2 reseptor blokoru,
yuzey ajani: sodyum aljinat, prokinetik: domperidon)
Gale Copyright: Copyright 2009 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.