|
The effects of residual symptoms and memory functions
on relapse in patients with major depressive disorder: a controlled
follow-up study/Major depresif bozuklukta kalinti belirtiler ve bellek
islevlerinin depresme uzerine etkisi: kontrollu bir izlem
calismasi.
|
|
|
|
|
| Abstract: |
Objective: This study aims to investigate the memory functions in
patients with major depressive disorder by comparing them with control
group, to evaluate the course of memory functions during follow-up
period and the relationship between relapse and residual symptoms. Methods: The study included forty-eight patients with major depressive disorder (MDD) according to SCID-I criteria, who presented to Izmir Ataturk Training and Research Hospital Outpatient Clinic and thirty-one healthy control subjects. Socio- demographic data form, Hamilton Anxiety Rating Scale (HARS) and Hamilton Depression Rating Scale (HDRS), UKU side-effect rating scale were administered. The cognitive functions were assessed using Verbal Memory Processes Scale (VMPS) and Wecshler Memory Scale (WMS). Antidepressant treatment was introduced at equivalent dose; patients were evaluated at six-week intervals for one year using the instruments. Results: At the initial evaluation of VMPS, 'access criteria' sub-scale score was lower in the patient group compared to the control group. A significant increase was observed in the scores of the three subscales of the WMS, administered during the period of treatment response, compared to the scores before treatment. Relapse was confirmed in six patients who achieved remission during the follow-up period. No significant difference was detected between the relapse and non-relapse groups with respect to memory functions. The most observed residual symptoms were 'somatic anxiety', 'genital symptoms', 'depressive mood' and 'sleep-onset insomnia', respectively. Relapse risk was higher in patients with sexual symptom compared to the patients without sexual symptom. Conclusion: Improvement in the memory functions during treatment response period may be related to the improvement of depression, but this relationship could not be clarified in our study. The results obtained from this study, which investigated the relationship between memory functions, residual symptoms and relapse, should be interpreted considering the number of subjects in the relapse group. (Archives of Neuropsychiatry 2010; 47:4-8) Key words: Memory, depressive disorder, residual symptom, relapse Amac: Bu calismada, Major Depresif Bozukluk (MDB) tanili hastalarda bellek islevlerini kontrol grubu ile karsilastirarak degerlendirmek, bellek islevlerinin izlemde gidisini izlemek ve kalinti belirtilerin depresme ile iliskisini arastirmak amaclanmistir. Yontemler: Calisma, Izmir Ataturk Egitim ve Arastirma Hastanesi Psikiyatri Po-liklinigi'ne basvuran SCID (DSM IV)'e gore MDB tanisi konan 48 hasta ve 31 saglikli kontrol grubu ile yurutulmustur. Calismanin baslangicinda hasta gruba Hamilton Depresyon Derecelendirme Olcegi (HAM-D), Hamilton Anksiyete Derecelendirme Olcegi (HAM-A), UKU Yan Etki Olcegi uygulanmis, Wechsler Bellek Skalasi (WBS), Sozel Bellek Surecleri Testi (SBST) ile bellekleri degerlendirilmistir. Daha sonra esdeger doz antidepresan ilac tedavisi uygulanmis, hastalar izlem degerlendirmelerinde 6 haftalik araliklarla 1 yil boyunca ayni olceklerle degerlendirilmistir. Bulgular: Hasta grubunun SBST'nin kritere ulasma alt olcegi puanlari kontrol grubuna gore daha dusuk bulunmustur. Tedaviye yanit elde edildigi sirada uygulanan WBS'nin 3 alt olceginde tedavi oncesi degerlere gore anlamli duzeyde artma saptanmistir. Duzelme gosteren hastalarin 6'sinda izlemde depresme gorulmustur. Depresme olan ve olmayan iki grupta bellek islevleri bakimindan anlamli farklilik saptanmamistir. En sik gorulen kalinti belirtiler, siklik sirasina gore 'somatik anksiyete', 'genital semptomlar' 'depresif ruhsal durum' ve 'gece baslangicinda uykusuzluk'tur. Kalinti belirti olarak genital belirtileri olan hastalarin olmayanlara gore izlemde depresme riskinin daha yuksek oldugu belirlenmistir. Sonuc: Tedaviye yanit doneminde bazi bellek islevlerindeki duzelme, depresyonun duzelmesi ile iliskili olabilir, ancak calismamizda bu iliski aciklik kazanmamistir. Bellek ve kalinti belirtilerle depresme arasindaki iliski konusunda calismamizda elde edilen sonuclar, ozellikle depresme gorulen grubun sayisi goz onune alinarak yorumlanmalidir. (Noropsikiyatri Arsivi 2010; 47:4-8) Anahtar kelimeler: Bellek, depresif bozukluk, kalinti belirti, depresme |
|
|
|
| Article Type: | Report |
| Subject: |
Antidepressants
(Usage) Antidepressants (Health aspects) Major depressive disorder (Diagnosis) Major depressive disorder (Comparative analysis) Major depressive disorder (Care and treatment) |
| Authors: |
Aydin, Pinar Cetinay Gulseren, Seref Mandaci, Hatice |
| Pub Date: | 03/01/2010 |
| Publication: | Name: Archives of Neuropsychiatry Publisher: Galenos Yayincilik Audience: Academic Format: Magazine/Journal Subject: Health Copyright: COPYRIGHT 2010 Galenos Yayincilik ISSN: 1300-0667 |
| Issue: | Date: March, 2010 |
| Product: | Product Code: 2834251 Antidepressant Preparations NAICS Code: 325412 Pharmaceutical Preparation Manufacturing SIC Code: 2833 Medicinals and botanicals; 2834 Pharmaceutical preparations |
| Accession Number: | 222678336 |
| Full Text: |
Giris Depresyon iyilesme ve yinelemelerle giden bir hastaliktir. Iyilesmenin gecikmesi, kalinti belirtilerle giden kismi duzelme, depresme ve yineleme, depresyon tedavisinde sik karsilasilan sorunlardir (1). Depresme, hastaligin iyilesme doneminin ilk iki ayi icinde, depresif sendromun yinelemesi olarak tanimlanir. Ayni atagin tam iyilesmeden yineledigi kabul edilir (2). Unipolar depresyonda tedaviye yanit alindiginda bile kalinti belirtiler surebilir (3). Kalinti belirtiler erken bir depresmeyi ongorebilme acisindan onemlidir (4-7). Depresif sendromun uzun surmesi ve klinik tablonun siddetli seyretmesi duzelmeyi geciktirebilecegi gibi boyle bir durumda depresme riski de artabilmektedir (8). Depresmeye etki edebilecek kalinti belirtilerin anlasilmasi, depresyon tedavisinde daha olumlu sonuclar saglayabilecektir. Bircok calismada, duygudurum bozukluklarinda bilissel islevlerin bozuldugu gosterilmistir (9-11). Soz konusu bozulma, dikkat, sozel ve gorsel bellek, yurutucu islevler gibi bilissel islevlerle ilgili pek cok alanda olabilir (9). Depresyonun yinelemesi bilissel islevleri daha fazla etkileyebilir. Ornegin, ilk depresif atagini yasayan hastalara gore yineleyici unipolar depresyonu olanlarda, sozel bellekteki bozulmanin daha fazla oldugu bildirilmistir (10). Konu ile ilgili literatur gozden gecirildiginde, MDB'de bellek islevlerinin depresme uzerine etkisi ve izlem boyunca gidisi ile ilgili bir calismaya rastlanmamistir. Bu calismanin amaci, MDB tanisi konmus hastalarda depresyonun ve ilac tedavisine yanitin bellek islevleri uzerine etkisini degerlendirmek; tedavi oncesinde bellek islevlerinin ve tedaviden sonraki kalinti belirtilerin depresmeyle baglantisini arastirmaktir. Orneklem Calismaya, Izmir Ataturk Egitim ve Arastirma Hastanesi (IAEAH) Psikiyatri Poliklinigi'ne SubatHaziran 2004 tarihleri arasinda basvuran ve SCID-I ile yapilan gorusmede MDB tanisi konan rastgele 48 hasta alindi. Hastalarin calismaya alinma olcutleri, calismaya katilma konusunda gonullu olma, 18-65 yas arasinda olma, bellek islevlerini etkileyebilecek herhangi bir tedavi almiyor olma, norolojik ya da baska bir psikiyatrik hastaligin olmamasi idi. Kontrol grubu yas, cinsiyet, egitim bakimindan benzer ozelliklerde, daha once herhangi bir psikiyatrik ya da norolojik hastalik nedeni ile tedavi gormemis olan ve herhangi bir psikotrop ilac kullanmayan 31 kisiden olusturuldu. Uygulama Calismaya katilan hastalar calisma hakkinda bilgilendirilerek yazili onaylari alindi. IAEAH'si Yerel Etik Kurulu'ndan onay alindi. Calismaya alinma olcutlerini karsilayan hastalara once SCID-I uygulanarak MDB tanisi kondu. Sosyodemografik bilgi formunun doldurulmasinin ardindan Hamilton Depresyon Derecelendirme Olcegi (HAM-D), Hamilton Anksiyete Derecelendirme Olcegi (HAM-A), UKU (Udvalg for Kliniske Undersegelser) Yan Etki Olcegi uygulandi. Hastalarin bellek islevleri, uzman klinik psikolog tarafindan, Wechsler Bellek Skalasi (WBS) ve Sozel Bellek Surecleri Testi (SBST) uygulanarak degerlendirildi. Kontrol grubuna, UKU Yan Etki Olcegi disinda, ayni olcekler uygulandi. Hasta grubuna es deger doz bir secici serotonin gerialim inhibitoru (SSGI) (Parokse-tin 20 mgr/G, Sertralin 50 mgr/G, Fluvoksamin 50 mgr/G, Fluoksetin 20 mgr/G, Sitalopram 20 mgr/G) ile tedavi baslandi. Alti hafta boyunca doz sabit tutuldu. Alti hafta sonra hasta grubuna HAM-D, HAM-A ve UKU Yan Etki Degerlendirme Olcekleri yeniden uygulandi. HAM-D'de en az %50 iyilesme gosteren hastalar ayni bellek testleriyle yeniden degerlendirildi. Altinci haftada HAM-D toplam puani baslangica gore % 50'den fazla azalmadiysa tedaviye yanit elde edilmedigi dusunulerek kullanmakta olduklari SSGI asamali azaltilip kesilerek yerine serotonin-noradrenalin gerialim inhibitoru (SNRI) grubundan venlafaksin (baslangic dozu 75 mgr/G) baslandi. Ikinci 6 haftalik bu donemin sonunda HAM-D toplam puaninda en az %50 azalma olanlarin kismen duzeldikleri kabul edilerek bellek testleri tekrarlandi. Hastalarin tedavilerine yanit alinan ilac ile devam edildi. Hastalar, tedaviye yanittan sonra 6 haftada bir HAM-D ve HAM-A ile degerlendirilerek 1 yil sureyle izlendi. Bu calismada duzelme, HAM-D toplam puaninin 7 ve altinda olmasi; depresme, duzelme gosteren hastalarin izlemde HAM-D toplam puaninin 8 ve uzerine cikmasi olarak kabul edildi. Kismi duzelme surecine girdikten sonra HAM-D olceginin herhangi bir maddesinden alinan sifir puan disindaki herhangi bir puan, o semptomun kalinti belirti olarak surdugu seklinde degerlendirildi. Araclar Sosyodemografik Bilgi Forimi: Calismanin amaclari goz onunde bulundurularak sosyodemografik bilgileri almak amaci ile arastirmacilar tarafindan hazirlanmis bir formdur. SCID-I (Structured Clinical Interview for DSM-IV Axis I Disorders, Clinical Version; DSM-IV Eksen I Bozukluklari icin Yapilandirilmis Klinik Gorusme Formu): Birinci eksende yer alan psikiyatrik bozukluk tanilarini koyma olanagi saglayan yapilandirilmis bir gorusme yontemidir. First ve arkadaslari tarafindan gelistirilmistir (12). Turkce'ye uyarlanarak, gecerlik ve guvenilirlik calismasi yapilmistir (13). Hamilton Depresyon Derecelendirme Olcegi (HAM-D): Hamilton tarafindan (1960) gelistirilmis (14) ve daha sonra yapilandirilmis hale donusturulmustur. Depresyon duzeyini ve siddet degisimini olcmede yaygin olarak kullanilan bir olcektir. Turkce formunun gecerlik ve guvenilirlik calismasi yapilmistir (15). Bu calismada 17 maddelik formu kullanilmistir. Hamilton Anksiyete Derecelendirme Olcegi (HAM-A): Anksi-yete duzeyini ve belirti dagilimini belirlemek ve siddet degisimini olcmek amaciyla Hamilton tarafindan (1959) gelistirilmis bir olcektir (16). Turkce formunun gecerlik ve guvenilirlik calismasi yapilmistir (17). Hem bedensel hem de ruhsal belirtileri sorgulayan toplam 14 madde icermektedir. UKU Yan Etki Olcegi (UKU, Udvalg for Kliniske Undersegelser): Terapotik dozlarda kullanilan psikotrop ilaclara bagli ortaya cikan klinik yan etkilerin degerlendirilmesi amaciyla Lingjaerde ve arkadaslari (1987) tarafindan gelistirilmis bir olcektir (18). Psikolojik, norolojik, otonomik ve diger yan etkiler olmak uzere dort alt olcekten olusmaktadir. Wechsler Bellek Skalasi (WBS): Wechsler tarafindan gelistirilmis olup (19), daha sonra revizyonu yapilmistir (20). Testin sozel ve performans kisimlari bulunmakta ve 7 alt olcekten olusmaktadir. Her bir alt testten alinan puanlar toplanarak standart puana cevrilir, boylece bireyin duzeltilmis bellek puani elde edilir. Ikinci bir tablo yardimiyla da yasa gore duzeltilmis bellek puani elde edilir. Turkce icin gecerlik ve guvenirlik calismasi yapilmistir (21). Sozel Bellek Surecleri Testi (SBST): Rey tarafindan gelistirilmis olan bir kelime listesi ogrenme testidir (22). SBST bellek ile ilgili pek cok parametreyi birbirinden ayirt edebilir. Bunlardan birincisi; kisinin anlik bellegidir, ikincisi; ogrenme ya da bilginin edi-nilmesi-kazanilmasi sureci, ucuncusu; hatirda tutma ve geri cagirip hatirlama surecleridir. Hatirlama, geciktirilmis kendiliginden hatirlama ve geciktirilmis taniyarak hatirlama seklinde iki turlu degerlendirilmektedir. Degerlendirmede 8 ayri puan elde edilir. SBST' nin Turkce gecerlilik guvenilirlik calismasi Oktem tarafindan yapilmistir (23). Istatistiksel Analiz Verilerin analizi, "SPSS 11.0" istatistik paket programi kullanilarak yapilmistir. Orneklemin farkli iki zamanda alinan ortalamalari icin "eslestirilmis orneklem icin Student's t testi", farkli iki grup ortalamalari icin "Bagimsiz orneklem icin t testi", HAM-A, HAM-D puanlari ile WMS ve SBST alt olcek puanlari arasindaki iliski icin Pearson korelasyon analizi yapilmistir. Depresmeye etki eden kalinti belirtilerin saptanmasinda Kaplan Meier sag kalim analizi; depresme olan ve olmayan hasta gruplarinda bellek testlerinin ve HAM-D, HAM-A puanlarinin karsilastirilmasinda baslangic degerleri kovaryant alinarak ANCOVA analizi uygulanmistir. Bulgular a. Sosyodemografik ve Klinik Ozellikler Hasta grubunun yas ortalamasi, 34.7 [+ or -] 11.1; kontrol grubunun ise 39.5 [+ or -] 10.5 idi. Hastalarin 43'u (%89.6) kadin, 5'i (%10.4) erkek; kontrol grubunun 27'si (%87.1) kadin 4'u (%12.9) erkekti. Hasta grubunun 16'si (%33.3) ve kontrol grubunun 19'u (%61.3) olmak uzere ilkokul mezunlari en buyuk yuzdeyi olusturdu. Gruplar arasinda sosyodemografik ozellikler yonunden anlamli farklilik saptanmadi. Hasta grubunda SCID-I ile saptanan tekrarlayici depresif bozukluk orani %31'di. b. Olcek Bulgulari Hasta grubunun ortalama HAM-D puani 20.1 [+ or -] 4.8 iken, kontrol grubunda 11.8 [+ or -] 8.8 idi. Iki grup arasinda istatistiksel yonden anlamli farklilik vardi (p=0.001). Hasta grubu baslangic degerlendirmesinde SBST'nin kritere ulasma alt olceginden kontrol grubuna gore istatistiksel yonden anlamli olarak daha dusuk puan aldi (hasta grubunun ortalama puani: 0.2 [+ or -] 0.4; kontrol grubunun ortalama puani: 0.6 [+ or -] 0.5, p=0.001) (Tablo1). Hasta grubunun baslangic ve tedaviye yanit sirasindaki degerlendirmeleri karsilastirildiginda WBS mental kontrol (p=0.01) ve gorsel bellek (p=0.05) puanlarinda anlamli duzeyde artis saptandi. UKU Yan Etki Olcegi'nin tedaviye yanit sirasindaki tum alt olcek puanlarinda baslangic degerlendirmesine gore anlamli duzeyde azalma oldugu saptandi. c. Kalinti Belirtiler Yontem bolumunde belirtildigi gibi kismi duzelme oldugunda HAM-D olceginin herhangi bir maddesinden alinan sifir disindaki herhangi bir puan, o semptomun kalinti belirti olarak surdugu seklinde degerlendirildi. Buna gore, en sik gorulen kalinti belirti 'somatik anksiyete' idi (%29.1). Ikinci sirada 'genital semptomlar' (%26.6), ucuncu olarak 'depresif ruhsal durum' (%17.7) ve 'gece baslangicinda uykusuzluk' (%17.7) yer aldi. Uygulanan Kaplan Meier sag kalim analizinde kalinti belirtilerden "genital semptomlar"in varligi, depresme uzerinde etkili bulundu (Grafik 1). d. Depresme Izlemde duzelme saptanan hastalarin 6'sinda depresme goruldu. Depresme olan ve olmayan hasta gruplari sosyodemografik ozellikler yonunden karsilastirildiginda depresme olmayan grupta egitim duzeyinin daha yuksek ve ailede ruhsal bozuklugun daha fazla oldugu belirlendi. Klinik ozellikler acisindan degerlendirildiginde ise depresme olan grupta hastaligin daha gec yasta basladigi saptandi (p=0.02). Her iki grup arasinda kullanilan antidepresan ilaclar, baslangic degerlendirmesindeki HAM-D, HAM-A puanlari (Tablo 2) ve bilissel islevler yonunden anlamli farklilik saptanmadi (p>0.05). Depresme olan hasta grubunda, SBST'nin anlik bellek ve kendiliginden hatirlama maddelerinin HAM-D puanlariyla; kritere ulasma maddesinin HAM-A toplam puaniyla negatif yonde iliski gosterdigi bulundu (Tablo 3). Depresme olmayan hasta grubunda HAM-D ve HAM-A toplam puanlariyla bellek testleri arasinda iliski bulunmazken, HAM-A somatik alt olcegi puanlariyla WBS'nin mental kontrol alt olcegi arasinda pozitif iliski oldugu saptandi. Baslangic degerleri kovaryat olarak alinip uygulanan ANCOVA analizinde, depresme olan ve olmayan gruplar arasinda tedavi sonunda bellek testleri ve HAM-D, HAM-A (somatik ve psisik) puanlarinda anlamli duzeyde bir fark olmadigi saptandi. Depresme olan ve olmayan hastalar arasinda tedaviye yanit sirasinda kalinti belirtiler acisindan da anlamli farklilik bulunmadi. [GRAPHIC 1 OMITTED] Tartisma Bilissel Islevler Bu calismanin baslangicinda MDB tanisi alan hastalarin bellek islevleri kontrol grubu ile karsilastirilmistir. Daha sonra izlem-de depresme olan ve olmayan iki hasta grubu arasinda bellek islevleri karsilastirilarak kalinti belirtilerin depresme uzerine etkisi incelenmistir. Onceki calismalarda depresyonlu hasta grubu ve kontrol grubunun sozel bellek alaninda benzer performans gosterdigi saptanmistir (24-26). Bizim bulgularimizda hasta grubunun kontrol grubuna gore SBST' nin yalnizca kritere ulasma maddesinde daha kotu performans gostermesi literaturu destekler niteliktedir. Calismamizda WBS'nin hikaye bellegi alt olceginde iki grubun puanlari birbirine cok yakin bulunmustur. Mental kontrol ve gorsel bellek alt olceklerinde ise hasta grubunun performansi daha dusuk olmakla birlikte anlamli degildir. Bu bulgu WBS'de anlik ve geciktirilmis gorsel bellekte hastalarin saglikli gruptan daha iyi performans gosterdigi Grant ve arkadaslarinin sonuclarini desteklemektedir (27). Hasta ve kontrol grubu arasinda bellek islevleri bakimindan belirgin bir fark bulamamamizin olasi bir nedeni fark bulunan diger calismalara (28,29) daha yasli ve hastaligi daha siddetli olan hastalarin katilimi olabilir. Bu calismalarda saptanan bozukluklar hastalik siddeti, yas ve depresyonun olasi birikici etkisi ile beyinde gelisen yapisal ve islevsel degisikliklere baglanmistir (28). Ayrica birden fazla depresif epizodu olan hastalarda, sozel bellek kayiplari daha fazladir (30-32). Calismamizda yineleyici depresyon orani %31 olarak saptanmistir. Hastalarimizin yaklasik 2/3'unun ilk depresif epizodunu yasiyor olmasi ve gorece genc olmalari, sonuclarin kontrol grubuna benzer olmasini aciklayabilir. Depresyonu duzelmis hastalarla kontrol grubunun test performansini karsilastiran az sayida calisma vardir. Unipolar depresyon tanili hastalarda iyilestikten sonra da bilissel bozulmanin devam ettigini saptayan calismalarin (33,34) yanisira Gualtieri ve ark, MDB tanili hastalarin en az 4 hafta sadece antidepresan tedavi aldiktan sonra bilissel olarak duzelme gosterdigini ancak saglikli kontrol grubu kadar da iyi olmadigini bildirmistir (35). Bizim calismamizda da hastalarin tedaviye yanit verdikleri donemde tedavi oncesine gore WBS' nin mental kontrol, hikaye bellegi, gorsel bellek puanlari anlamli olarak artarken, SBST'nin ogrenme puani azalmistir. Bu durum, depresyonun duzelmesine ya da antidepresan tedavinin bellek islevleri uzerine olan olumlu etkisine baglanabilir. Depresyon tedavisinde antidepresanlarla bilissel islevlerin iliskisi cok yonludur. Ancak calismamizin deseni bu iliskinin acik sekilde ortaya konmasi icin yeterli degildir. Bilissel islevlerin depresyonda depresme uzerine etkisinin olup olmadigina iliskin literatur bilgisine ulasilamamistir. Depresme olan ve olmayan gruplarin baslangictaki bellek islevlerinin birbirine benzer olmasi, bellek performansinin depresme gelismesi uzerinde etkili olmadigini dusundurmektedir. Bellek islevleri ve ruhsal belirtiler, depresme olan ve olmayan her iki grupta da tedavi sonrasi anlamli sekilde duzelmistir, ancak iki grupta duzelme oranlari birbirinden farkli degildir. Bu bulgular depresme ile duzelmenin iliskisini anlamamiz icin yetersizdir. Ayrica, bilissel islevlerin depresmeye etkisini degerlendiren baska bir calismaya rastlanmamis olmasi, elde ettigimiz bulgularin degerlendirilmesini guclestirmektedir. Bu konuda elde ettigimiz sonuclar, ozellikle depresme olan grubun sayisinin azligi goz onune alinarak dikkatli yorumlanmalidir. Depresyonda bilissel islevler bircok etmen tarafindan etkile-nebilmektedir. Depresyon siddeti ile bilissel islevler arasinda iliski olmadigini bildiren calismalarin yanisira (36-38) karsit bulgular saptayan calismalar da vardir (39,40). Duygudurum disinda baska etmenler de ornegin kismi duzelmede surebilen anksiyete de (41) bilissel islevleri etkileyebilmektedir (38,39). Yukarida da belirtildigi gibi bu konudaki bulgular celiskilidir. Calismamizda; depresme olan hasta grubunda SBST'nin anlik bellek ve kendiliginden hatirlama maddelerinin HAM-D puanlari ile; kritere ulasma maddesinin de HAM-A toplam puani ile negatif yonde iliski gosterdigi saptanmistir. Depresme olmayan hasta grubunda ise HAM-D ve HAM-A toplam puanlari ile bellek testleri arasinda iliski olmadigi, sadece HAM-A somatik alt olcegi puanlari ile WBS'nin mental kontrol alt olcegi arasinda pozitif iliski oldugu saptanmistir. Bu bulgular depresyon ve ona eslik edebilen anksiyetenin depresme olan hastalarda bellek islevlerinin bozulmasina katkida bulundugunu gostermektedir. Bellek islevleri bozulmus olan hastalarda kalinti belirti olan anksiyetenin izlemi ve tedavisi, ozellikle depresme ve belki de yineleme icin onemli gibi gorunmektedir. Duzelme, Depresme ve Kalinti Belirtiler Calismamizda HAM-D puaninin 7 ve altinda olmasi, duzelme; HAM-D puanlarinin 8 ve ustune cikmasi, depresme olarak degerlendirilmistir. Yukarida belirtilen kriterlere gore calismamizda 6 hastada depresme gorulmustur. Depresme olan grupta diger gruba gore ailede ruhsal bozukluk oykusunun daha az, hastalik baslama yasinin daha gec bulunmasi, bu bilgilerin geriye donuk olarak elde edilmesinden kaynaklanabilecegi gibi depresme gorulen hasta sayisinin azligi nedeniyle de dikkatlice yorumlanmalidir. Calismamizda kismi duzelme sirasinda kalinti belirtilerden genital semptomlarin varligi, depresme uzerinde etkili bulunmustur. Bu durum en sik gorulen ikinci kalinti belirti olmasiyla aciklanabilecegi gibi ilac yan etkisi olarak da dusunulebilir. Depresme uzerine kalinti belirtilerin etkisini arastiran calismalar (4,5,7) incelendiginde kismi duzelmenin, kalinti belirtilerin depresme riskini arttirdigi soylenmekte ancak hangi kalinti belirtilerin etkili oldugu tek tek belirtilmemektedir. Bundan dolayi bu bulgunun diger calisma sonuclari ile karsilastirilarak tartisilmasi guclesmektedir. Sonuc olarak, calismamiza alinan hasta ve kontrol grubu bellek islevleri acisindan onemli olcude ortusme gostermistir. Hasta grubunda tedavi ile bellek islevlerinde, tedavi oncesine gore bir kac alanda duzelme saglanmistir. Anksiyetenin, ozellikle kalinti belirti olarak kalmasi halinde, depresme olan hastalarda bellegin bozulmasina katkida bulunmasi, depresme ve belki de yineleme icin onemli olabilecegini dusundurmektedir. Hasta sayisinin az, izlem sirasinda calisma disi kalan hasta sayisinin gorece fazla olmasi bu calismanin bir kisitliligidir ve elde edilen verilerin genellestirilmesini guclestirmektedir. Calisma disi kalan hastalarin duzelme ve depresme acisindan nasil bir profile sahip olduklari bilinememektedir. Calismadan cikmalarina sebep olan etkenlerin anlasilmasi, bellek islevleri ve kalinti belirtilerin depresmeye etkisinin anlasilmasina da katki saglayabilirdi. Daha fazla sayida hasta ile bu konuda yapilacak arastirmalar, sonuclarin genellestirilebilmesi bakimindan yararli olacaktir. Kontrol grubunun SCID I gorusmesi ile depresyon tanisi dislandigi halde HAM-D puan ortalamasinin esik degerin ustunde bulunmasi, olcegin somatik belirtilerinden alinan puanlarla iliskili olabilecegini dusundurmektedir. Ote yandan calismamizda hastalarin tedavi oncesi ve sonrasinda bellek islevlerinin degerlendirilmesi, tedavinin bellege etkilerini degerlendirebilmek acisindan bir ustunlugudur. Ayrica bizim bildigimiz kadari ile bilissel islevlerle depresme iliskisini arastiran ilk calismadir. Kaynaklar (1.) Paykel ES. Historical overview of outcome of depression. Br J Psychiatry 1994; 26:6-8. [Abstract] (2.) Isik E. Depresyon ve Bipolar Bozukluklar. istanbul: Gorsel Sanatlar Matbaacilik; 2003. (3.) Fava GA, Fabbri S, Sonino N. Residual symptoms in depression: An emerging therapeutic target. Prog Neuropsychopharmacol Biol Psychiatry 2002; 26:1019-27. [Abstract] / [PDF] (4.) Paykel ES, Ramana R, Cooper Z et al. Residual symptoms after partial remission: an important outcome in depression. Psychol Med 1995; 25:1171-80. [Abstract] (5.) Van Londen L, Molenaar RP, Goekoop JG et al. Three-to 5-year prospective follow up outcome in major depression. Psychol Med 1998; 28:731-5. [Abstract] (6.) Fava GA. Subclinical symptoms in mood disorders: pathophysiological and therapeutic implications. Psychol Med 1999; 29:47-61. [Abstract] (7.) Pintor L, Gasto C, Navarro V et al. Relapse of major depression after complete and partial remission during a 2- year follow up. J Affect Disord 2003; 73:237-44. [Abstract] / [Full Text] / [PDF] (8.) Ramana R, Paykel ES, Cooper Z et al. Remission and relapse in major depression: a two-year prospective follow-up study. Psychological Medicine 1995; 25:1161-70. [Abstract] (9.) Savitz J, Solms M, Ramesar R. Neuropsychological dysfunctioning bipolar affective disorder: critical opinion. Bipolar Disord 2005; 7:216-35. [Abstract] / [Full Text] / [PDF] (10.) Basso MR, Bornstein RA. Relative memory deficits in recurrent versus first-episode major depression on a word-list learning task. Neuropsychology 1999; 13:557-63. [Abstract] / [Full Text] / [PDF] (11.) Mart'nez-Aran A, Vieta E, Reinares M et al. Cognitive function across manic or hypomanic, depressed, and euthymic states in bipolar disorder. Am J Psychiatry 2004; 161:262-70. [Abstract] / [Full Text] / [PDF] (12.) First MB, Spitzer RL, Gibbon M et al. Structured Clinical Interview for DSM-IV Clinical Version (SCID-I/CV), Washington D.C., American Psychiatric Press, 1997. [Abstract] (13.) Corapcioglu A, Aydemir O, Yildiz M ve ark. DSM-IV Eksen I Bozukluklari icin Yapilandirilmis Klinik Gorusmenin Turkce'ye Uyarlanmasi ve Guvenilirlik Calismasi. Ilac ve Tedavi Dergisi 1999; 12:33-6. (14.) Hamilton M. A rating scale for depression. J Neurol Neurosurg Psychiatry 1960; 23:56-62. [Abstract] / [PDF] (15.) Akdemir A, Orsel. SD, Dag i ve ark. Hamilton Depresyon Derecelendirme Olcegi (HDDO)' nin gecerligi, guvenirligi ve klinikte kullanimi. 3P (Psikiyatri, Psikoloji, Psikofarmakoloji) Dergisi 1996; 4:251-9.[PDF] (16.) Hamilton M. The assessment of anxiety states by rating. Br J Med Psychol 1959; 32:50-5. [Abstract] (17.) Yazici MK,, Demir B, Tanriverdi N ve ark. Hamilton Anksiyete Degerlendirme Olcegi, degerlendiriciler arasi guvenirlik ve gecerlik calismasi. Turk Psikiyatri Derg 1998; 9:114-7. [Abstract] (18.) Lingjaerde O, Ahlfors UG, Bech P et al. The UKU Side Effect Rating Scale. Acta Psychiatr Scand, 76 (suppl 334):1-96. [Abstract] / [PDF] (19.) Wechsler D, Stone CD. Wechsler Memory Scale Manual. New York, 1945. [Abstract] (20.) Wechsler D. Wechsler Memory Scale Revised Manual. San Antonio, TX: Psychological Corp/ Harcourt Brace Co, 1987. (21.) Ormanlioglu M, Ozguzel M. Hafiza Bozuklugu Gosteren Cesitli Tani Gruplarindaki Hastalarin Wechsler Hafiza Olcegi ile Tetkiki (Poster). XXI. Ulusal Psikiyatri ve Norolojik Bilimler Kongresi Bilimsel Calismalari, 7-11 Ekim 1985, Adana, s. 228-33. (22.) Rey A. L2examen Clinique en Psychologie. Presse Universitaire de France,..Paris, Fransa, 1964. (23.) Oktem O. Sozel Bellek Surecleri Testi (SBST) Bir oncalisma. Noropsikiyatri Arsivi 1992; 29:196-206. (24.) Demir B, Gogus A, Savasir I. Depresyon Hastalarinda Bilissel islevler. Turk Psikiyatri Derg 2000; 11:179-89. [Abstract] (25.) Porter RJ, Gallagher P, Thompson JM et al. Neurocognitive impairment in drug-free patients with major depressive disorder. Br J Psychiatry 2003; 182:214-20. [Abstract] / [Full Text] / [PDF] (26.) Fossati P, Amar G, Raoux N et al. Executive functioning and verbal memory in young patients with unipolar depression and schizophrenia. Psychiatry Res 1999; 89:171-87. [Abstract] / [Full Text] / [PDF] (27.) Grant MM, Thase ME, Sweeney JA. Cognitive disturbance in outpatient depressed younger adults: evidence of modest impairment. Biol Psychiatry. 2001; 50:35-43. [Abstract] / [Full Text] / [PDF] (28.) Alexopoulus GS, Meyer B, Young R et al. Clinically defined vascular depression. Am J Psychiatry 1997; 154:562-5. [Abstract] / [PDF] (29.) Sheline YI, Sanghavi M, Mintun MA et al. Depression duration but not age predicts hippocampal volume loss in medically healthy women with recurrent major depression. J Neurosci 1999; 19:5034-43. [Abstract] / [Full Text] / [PDF] (30.) Burt T, Prudic J, Peyser S et al. Learning and memory in bipolar and unipolar major depression: effects of aging. Neuropsychiatry Neu-ropsychol Behav Neurol 2000; 13:246-53. [Abstract] (31.) MacQueen GM, Galway TM, Hay J et al. Recollection memory deficits in patients with major depressive disorder predicted by past depressions but not current mood state or treatment status. Psychological Medicine 2002; 32:251-8. [Abstract] (32.) Fossati P, Harvey PO, Le Bastard G et al. Verbal memory performance of patients with a first depressive episode and patients with unipolar and bipolar recurrent depression. J Psychiatr Res 2004; 38:137-44. [Abstract] / [PDF] (33.) Paradiso S, Lamberty GJ, Garvey MJ et al. Cognitive impairment in the euthymic phase of chronic unipolar depression. J Nerv Ment Disord 1997; 185:748-54. [Abstract] (34.) Marcos T, Salamero M, Gutierrez F et al. Cognitive dysfunction in recovered melancholic patients J Affect Disord 1994; 32:133-7. (35.) Gualtieri CT, Johnson LG, Benedict KB. Neurocognition in Depression: Patients on and off medication versus healthy comparison subjects. J Neuropsychiatry Clin Neurosci 2006; 18:217-25. [Abstract] / [Full Text] (36.) Purcell R, Maruff P, Kyrios M et al. Neuropsychological function in young patients with unipolar depression. Psychological Medicine 1997; 27:1277-85. [Abstract] (37.) Palmer BW, Boone KB, Lesser IM et al. Neuropsychological deficits among older depressed patients with predominantly psychological or vegetative symptoms. J Affect Disord. 1996; 41:17-24. [Abstract] / [PDF] (38.) Trichard C, Martinot JL, Alagille M et al. Time course of prefrontal lobe dysfunction in severely depressed inpatients: a longitudinal neuropsy-chological study. Psychological Medicine 1995; 25:79-85. [Abstract] (39.) Neu P, Kiesslinger U, Schlattmann P et al. Time-related cognitive deficiency in four different types of depression. Psychiatry Research 2001; 103:237-47. [Abstract] / [Full Text] / [PDF] (40.) Austin MP, Mitchell P, Wilhelm K et al. Cognitive function in depression: a distinct pattern of frontal impairment in melancholia? Psychol Med. 1999; 29:73-85. [Abstract] (41.) Menza M, Marin H, Opper RS. Residual Symptoms in depression: Can treatment be symptom-specific? J Clin Psychiatry 2003; 64:516-23. [Abstract] /[PDF] Pinar CETINAY AYDIN, Seref GULSEREN, Hatice MANDACI Ataturk Egitim ve Arastirma Hastanesi, Psikiyatri Klinigi, Izmir, Turkiye Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. Pinar Cetinay Aydin, Ataturk Egitim ve Arastirma Hastanesi, Psikiyatri Klinigi, Izmir, Turkiye E-posta: pinar_cetinay@yahoo.com Gelis tarihi/Received: 30.07.2009 Kabul tarihi/Accepted: 05.02.2010 Tablo 1. Hasta ve kontrol grubunun bellek islevlerinin karsilastirilmasi
Bellek testleri Hasta
Ort [+ or -] SS
Anlik bellek 5.3 [+ or -] 1.8
ogrenme puani 98.0 [+ or -] 24
Sozel bellek Kritere ulasma 0.2 [+ or -] 0.4
surecleri En yuksek ogrenme 12.0 [+ or -] 2.0
testi (SBST) Kendiliginden
hatirlama 11.0 [+ or -] 2.8
Tanima 2.9 [+ or -] 2.3
Toplam hatirlama 14.0 [+ or -] 1.5
Wechsler Mental kontrol 6.3 [+ or -] 2.0
Bellek Hikaye bellegi 10.3 [+ or -] 4.0
Skalasi (WBS) Gorsel bellek 8.8 [+ or -] 3.7
Bellek testleri Kontrol
Ort [+ or -] SS p
Anlik bellek 5.2 [+ or -] 1.4 0.95
ogrenme puani 96.0 [+ or -] 20 0.73
Sozel bellek Kritere ulasma 0.6 [+ or -] 0.5 0.001
surecleri En yuksek ogrenme 13.0 [+ or -] 2.1 0.82
testi (SBST) Kendiliginden
hatirlama 11.0 [+ or -] 3.0 0.98
Tanima 2.3 [+ or -] 1.6 0.17
Toplam hatirlama 13.3 [+ or -] 1.9 0.29
Wechsler Mental kontrol 7.1 [+ or -] 1.9 0.09
Bellek Hikaye bellegi 10.0 [+ or -] 3.0 0.71
Skalasi (WBS) Gorsel bellek 10.2 [+ or -] 4.2 0.13
Tablo 2. Depresme olan ve olmayan iki hasta grubunun baslangic
ve duzelme donemindeki HAM-D ve HAM-A puanlari (Tekrarli Olcumler
Icin Varyans Analizi)
Depresme olan grup
Ilk deger Son deger
HAM-D 21.8 [+ or -] 6.24 3.7 [+ or -] 2.0 *
HAM-A psisik 10.17 [+ or -] 2.40 2.2 [+ or -] 0.99 *
HAM-A somatik 13.17 [+ or -] 3.55 6.0 [+ or -] 2.2 *
Depresme olmayan grup
Ilk deger Son deger p
HAM-D 20.5 [+ or -] 3.6 4.2 [+ or -] 1.8 * 0.53
HAM-A psisik 10.31 [+ or -] 3.14 2.4 [+ or -] 1.3 * 0.70
HAM-A somatik 13.60 [+ or -] 4.85 2.4 [+ or -] 1.3 * 0.42
HAM-D: Hamilton Depresyon Derecelendirme Olcegi
HAM-A: Hamilton Anksiyete Derecelendirme Olcegi
* duzelme saglandiginda elde edilen puan
Tablo 3. Depresme olan grupta bellek testleri,
HAM-D, HAM-A korelasyonu
Anlik Kendiliginden Kritere
bellek hatirlama ulasma
Anlik bellek 1
Kendiliginden .88 * 1
hatirlama
Kritere ulasma .75 .83 * 1
HAM-D -.97 * -.89 * -.57
HAM-A -.67 -.75 -.84 *
HAM-D HAM-A
Anlik bellek
Kendiliginden
hatirlama
Kritere ulasma
HAM-D 1
HAM-A .82 * 1
HAM-D: Hamilton Depresyon Derecelendirme Olcegi
HAM-A: Hamilton Anksiyete Derecelendirme Olcegi
* p <0.05 |
| Gale Copyright: | Copyright 2010 Gale, Cengage Learning. All rights reserved. |