Surname of the married woman: a comparative analysis of the Turkish, German and Switzerland civil code where the surname of the married woman is regulated/Turk hukuku'nda evli kadinin soyadi: isvicre ve alman hukuklariyla karsilastirmali olarak.
Subject: Sex discrimination (Analysis)
Gender equality (Analysis)
Author: Turan, Gamze
Pub Date: 12/01/2006
Publication: Name: Kadin/Woman 2000 Publisher: Eastern Mediterranean University Audience: Academic Format: Magazine/Journal Subject: Social sciences; Women's issues/gender studies Copyright: COPYRIGHT 2006 Eastern Mediterranean University ISSN: 1302-9916
Issue: Date: Dec, 2006 Source Volume: 7 Source Issue: 2
Accession Number: 225249391
Full Text: Abstract

As per Article 187 of the Turkish Civil Code where the surname of the married woman is regulated, the woman takes the surname of the husband with marriage; however, with the application of me woman to the marriage official or afterwards, to the births registry office, she can also use her own surname as preceding her husband's surname. This regulation related with the surname of the women is against the I Oth article of the Constitution which states mat men and women have equal rights. Since in marriage, it is obligatory to use a common surname and this common surname is the surname of the man according to article 187. Such an arrangement does not ensure the equality among the spouses in regards to the surname issue as it should have. As not leaving the selection of the marital surname to the free wills of the spouses mat have equal rights, shall result in the limiting the identity right of the woman on her surname and thus the intervention to the right of the women to protect and develop her material and moral existence; this is also against article 17 of the Constitution. Although at the Unal Tekeli- Turkey case, the European Court of Human Rights has concluded that the married woman can use her maiden surname alone, the amendment supposed to have made at the Civil Code in this regard has not been made yet.

The arrangement at article 160 of the Swiss Civil Code regarding the surname of the married women only provides for the man to perpetuate his name as the family name and thus prevents the women surname to become the family name.

Whereas the arrangement at the German Civil Code does conform to the principle of the spouses possessing equal rights, it does not agree with the unity of the family surname. Accordingly, the spouses can select either of the woman's or man's surnames as the common surname. If the spouses have not determined a common surname, then both can go on to bear their former surnames (BGB, [section] 1355). As a result, by considering both the principle of possessing equal rights without gender discrimination and the principle of unity of the family surname, necessary amendments need to be made at the Turkish Civil Code concerning the surname of the married woman.

Keywords: Surname, Surname of the Married Woman.

Oz

Evli kadinin soyadinin duzenlendigi Turk Medeni Kanunu'nun 187. maddesine gore, kadin evlenmekle kocasinin soyadini alir; ancak kadin evlendirme memuruna veya daha sonra nufus idaresine yapacagi basvuru ile kocasinin soyadinin onunde onceki soyadini da kullanabilir. Kadinin soyadina iliskin bu duzenleme, Anayasa'nin kadin ve erkegin esit haklara sahip oldugunu duzenleyen 10. maddesine aykiridir. Zira evlilikte ortak soyadi kullanmak zorunlu olup, bu ortak soyadi madde I87'ye gore erkegin soyadidir. Bu itibarla bu duzenleme, soyadi konusunda esler arasindaki esitligi gerektigi gibi saglayamamaktadir. Evlilik soyadinin seciminin, esit haklara sahip bireyler olan eslerin ozgur iradelerine birakilmamasi, kadinin soyadi uzerindeki kisilik hakkinin sinirlanmasi ve bu yolla kadinin maddi ve manevi varligini koruma ve gelistirme hakkina mudahale edilmesi sonucunu doguracagindan Anayasa'nin 17. maddesine de aykiridir. Avrupa Insan Haklari Mahkemesi Unal Tekeli-Turkiye davasinda, evli kadinin kizlik soyadini tek basina kullanabilecegine hukmetmis olmasina ragmen, Medeni Kanun'nda bu yonde yapilmasi gereken degisiklik henuz yapilmamistir. Isvicre Medeni Kanunu'nun evli kadinin soyadina iliskin 160'inci maddesinde yer alan duzenleme, sadece erkege kendi adini aile adi olarak surdurebilme imkani vermek suretiyle kadinin soyadinin aile adi olmasina engel olmaktadir. Alman Medeni Kanunu'ndaki duzenleme ise, eslerin esit haklara sahip olmasi ilkesine uygun dusmekle birlikte, aile soyadinin birligi prensibi ile bagdasmamaktadir. Buna gore, esler, kadin veya erkegin soyadindan istediklerini ortak soyadi olarak secebilirler. Eger esler ortak bir soyadi belirlememislerse her ikisi de onceki soyadini tasimaya devam edebilirler (BGB, [section] 1355).

Sonuc olarak gerek cinsiyet ayrimi olmaksizin esit haklara sahip olma ilkesi, gerek aile soyadinin birligi prensibi goz onunde bulundurularak, Turk Medeni Kanunu'nda evli kadinin soyadina iliskin gerekli degisiklikler yapilmalidir.

Anahtar Kelimeler: Soyadi, Evli Kadinin Soyadi.

Giris

Turk Medeni Kanunu'nun (1) 187'nci maddesine gore, kadin evlenmekle kocasinin soyadini alir; ancak kadin evlendirme memuruna veya daha sonra nufus idaresine yapacagi basvuru ile kocasinin soyadinin onunde onceki soyadini da kullanabilir. Kadinin soyadina iliskin duzenleme bu haliyle soyadi konusunda erkege ustunluk tanidigindan esit haklara sahip olma ilkesine aykiridir. Zira Avrupa Insan Haklari Mahkemesi de, Unal Tekeli- Turkiye davasinda (2), evli kadinin soyadina iliskin kuralin, evlilik birliginin taraflari arasinda ayrimcilik yarattigina karar vermistir.

Evli kadinin soyadina iliskin Isvicre Medeni Kanunu'nda yer alan duzenleme de, kadinin soyadinin aile adi olmasina engel olmakta ve sadece erkege, kendi adini aile adi olarak surdurebilme imkani vermektedir (ZGB, m. 160). Alman Medeni Kanunu'ndaki duzenleme ise Turk ve Isvicre Medeni Kanunu'nun aksine, eslerin esit haklara sahip olmasi ilkesine uygundur. Buna gore, esler, kadin veya erkegin soyadindan istediklerini ortak soyadi olarak secebilirler. Eger esler ortak bir soyadi belirlemez iseler, her ikisi de onceki soyadini tasimaya devam edebilirler. (BGB, 1355). Bu duzenleme eslerin esit haklara sahip olmasi prensibine uygun dusmekle birlikte, aile soyadinin birligi prensibi ile bagdasmamaktadir.

Soyadi Kavrami

Her kisi, digerlerinden ayirt edilmeyi saglayan bir oz adi ve soyadina sahiptir. Oz adi, kisinin aile icerisindeki diger bireylerden ayirt edilmesini saglarken; soyadi kisinin hangi aileye ait oldugunun tespitini saglar (Erdogan, 1998: 705; Oztan, 2004: 161; Hegnauer & Breitschmid, 2000: 130).

Ad ve soyadi kisinin kimliginin ayrilmaz parcasidir. Ayni soyadi tasiyan kisileri birbirinden ayirmaya yarayan ada kisinin oz adi ya da ozel ad denir. Soyadi ise, bir ailenin fertlerini birbirine baglayan, diger bir ailenin fertlerinden ayiran ve nesilden nesile gecen addir (Oztan, 2007: 295; Dural & Oguz, 2004: 155; Abik, 2005:30).

Bir kimsenin kimliginin belirtilmesinde onemli bir unsur olan soyadinin uzerindeki hakkin hukuki niteligi hususundaki hakim gorus, kisiye siki sikiya bagli, vazgecilemez, devredilemez, feragat edilemez bir kisilik hakki oldugu yonundedir (Moroglu, 1999: 23; Dural & Oguz, 2004: 155; Oztan, 1972: 421). Ayni zamanda mutlak haklardan olmasi nedeniyle herkese karsi ileri surulebilen ve yasayla ozel olarak korunan bir haktir (Abik, 2005: 63; Moroglu, 2004: 281). Ancak belirtmek gerekir ki, kisilik hakki olarak kabul edilen soyadi, erkek yonunden tam bir koruma gormusken, ayni prensip kadinin soyadi bakimindan gecerliligini buyuk olcude yitirmistir (Oztan, 1972: 422; Moroglu, 2004: 281). Zira Medeni Kanun'da kadinin soyadinin evlilik birligi kurulurken mutlak surette, evlilik birligi sona ererken ise kural olarak degisecegi gorusu benimsenmistir (Oztan, 1972: 422).

Soyadinin kazanilmasi, esas olarak dogumla olmaktadir. Bunun yaninda, evlenme ile, evlat edinme ile ya da idari bir kararla veya mahkeme karari ile de gerceklesmektedir. (3)

Turk Hukuku'nda Evli Kadinin Soyadi

Evli kadinin soyadinin duzenlendigi Eski Medeni Kanun'un (4) 153'uncu maddesinin ilk halinde, evlenme akdinin yapilmasi ile kadinin kocasinin soyadini alacagi hukmu yer almaktaydi (Tekinay, 1971: 263. Feyzioglu, 1986: 191). Maddede kadinin evlenmeden onceki soyadini, kocasinin soyadi ile birlikte kullanabilecegine iliskin bir duzenlemeye yer verilmemisti.

Kadinin soyadina iliskin kanuni duzenleme bu haliyle, Turkiye'nin 24 Temmuz 1985 tarihinde imzalamis oldugu "Kadina Karsi Her Turlu Ayrimciligin Onlenmesi Sozlesmesinin" taraf devletlere aile adi, meslek ve is secimi dahil kari ve koca icin esit kisisel haklar saglama yukumlulugunu duzenleyen 16/1-g maddesine aykirilik teskil etmektedir. (5)

Madde 153'un birinci fikrasinda yer alan "kadin evlenmekle kocasinin soyadini alir" kurali, Anayasa'nin temel hak ve hurriyetlerin niteligini(herkesin kisiligine bagli, dokunulmaz, devredilmez, vazgecilmez temel hak ve hurriyetlere sahip oldugunu) duzenleyen 12'nci maddesine ve kisinin yasama, maddi ve manevi varligini koruma ve gelistirme hakkina sahip oldugunu duzenleyen 17'nci maddesine aykiri oldugu saviyla, iptal icin Anayasa Mahkemesi'ne goturulmustur (RG, 2002: 21).

Anayasa Mahkemesi yaptigi inceleme neticesinde madde 153/l'de yer alan bu kuralin Anayasaya aykiri olmadigina ve iptal isteminin reddine oy coklugu ile karar vermistir (RG, 2002: 26).

Kararin gerekcesinde su ifadelere yer verilmistir: " Aile isminin kusaktan kusaga gecmesiyle aile birligi ve butunlugu devam etmis olacaktir. Aile birliginin saglanmasi icin, yasa koyucu eslerden birisine oncelik tanimistir. Kamu yarari, kamu duzeni ve kimi zorunluluklar soyadinin kocadan gecmesinin tercih nedeni oldugunu gostermektedir.

Kadinin evlenmekle kocasinin soyadini almasinin cinsiyet ayrimina dayanan bir farklilasma yarattigi savi da yerinde degildir. Anayasa'nin 10'uncu maddesinde ongorulen esitlik, herkesin her yonden ayni kurallara bagli olacagi anlamina gelmez. Kisilerin hakli bir nedene dayanarak degisik kurallara bagli tutulmalari esitlik ilkesine aykirilik olusturmaz (RG, 2002: 25-26)."

Kararin karsioy gerekcesinde de belirtildigi uzere, aile soyadinin seciminin esit haklara sahip bireyler olan eslerin ozgur iradesine birakilmayip, bu konuda koca lehine bir ustunluk taninmasi acikca esitlik ilkesine aykirilik teskil etmektedir. Ayrica kadinin soyadi uzerindeki kisilik haklarinin sinirlanmasi onun maddi ve manevi varligini koruma ve gelistirme hakkina da bir mudahale niteligi tasiyacagindan Anayasa'nin 17'nci maddesine de aykiridir. Bu nedenle madde 153/l'in iptali talebinin reddi yerinde olmamistir.

Evli kadinin soyadina iliskin Eski Medeni Kanun'un 153'uncu maddesinde 1997 yilinda 4248 sayili Kanunla yapilan degisiklikle birlikte evlenen kadina bir secimlik hak taninmistir. Buna gore, kadin dilerse evlenmeden onceki soyadini kocanin soyadi ile birlikte tasiyabilir. Maddede yapilan bu degisiklikle, evli kadinin soyadina iliskin duzenlemenin, esit haklara sahip olma ilkesi bakimindan yeterli bir duzenleme haline geldigini kabul etmek mumkun olmasa da (Ozdamar, 2002: 263); duzenleme kadinin kimligine onem verme yonunde atilmis onemli bir adim olarak kabul edilebilir.

Kadinin soyadina iliskin Eski Medeni Kanun'un 153'uncu maddesindeki bu duzenleme Yeni Medeni Kanun'un 187'nci maddesinde aynen korunmustur. Madde 187'ye gore, kadin evlenmekle kocasinin soyadini alir; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nufus idaresine yapacagi yazili basvuru ile kocasinin soyadi onunde onceki soyadini da kullanabilir. Hukumden anlasildigi uzere, evlenen kadin kocasinin soyadini tasimakla yukumludur. Bu yukumlulugun yaninda, kadina, kocasinin soyadinin onunde evlenmeden onceki soyadini tasima hakki verilmistir. Ancak bunun icin, kadinin/ bu hakkini kullanacagini ya evlenme merasimi sirasinda evlendirme memuruna ya da daha sonra nufus idaresine yazili olarak bildirmesi gerekir. Kanun bir sure ongormedigi icin bu bildirim her zaman yapilabilir(Dural, & Oguz, & Gumus, 2005: 167; Hatemi, 2005: 80; Dural & Oguz, 2004: 161).

Medeni Kanunu'nun bu duzenlemesinden, soyadinin kimlik belirleme fonksiyonunun sadece erkekler acisindan soz konusu oldugu, kadinlarin kimliginin ise erkege bagli olarak belirlendigi sonucu ortaya cikmaktadir (Moroglu, 1999: 45; Abik, 2005: 63). Zira erkek dogumla kazandigi soyadini butun yasami boyunca tasiyabilmekte olup, evlendiginde bir soyadi degisikligi ilan etmek yukumlulugunde degildir. Buna karsilik kadinin kisiliginin ifadesi olan soyadi, evlenmekle her defasinda degisiklige ugramaktadir (Moroglu, 1999: 45-46; Abik, 2005: 64).

Soyadi hususunda kadin erkek arasinda yaratilan bu esitsizlik, kadina kendi soyadini kocasinin soyadinin onunde kullanma izni verilmek suretiyle kismen de olsa hafifletilmek istenmistir. Burada kanun koyucunun kocanin soyadini aile soyadi olarak kabul etmesindeki temel sebep eslerin ve cocuklarin dis alem karsisina tek bir soyadi ile cikmasini saglamaktir (Oztan, 2007:162; Abik, 2005: 92; Hatemi, 2005: 80).

Doktrinde Eski Medeni Kanun'un 153'uncu maddesinin Yeni Medeni Kanun'un 187'nci maddesinde aynen korunmasi yerinde bulunmamis ve evli kadinin soyadi konusunda esitlikci anlayisa da uygun dusecek farkli cozum onerileri ileri surulmustur. Sirmen, soyadi bakimindan kanun onunde esitligin saglanabilmesi icin eslere bir secim imkani verilmesi gerektigini belirtmektedir. Yazara gore, esler evlenmeden once aralarinda anlasarak iclerinden birinin soyadini aile adi olarak secebilmelidirler (Sirmen, 2000: 86).

Goztepe, evlilikte soyadinin belirlenmesinde farkli secenekler ileri surmustur. Yazara gore, oncelikle ortak soyadi zorunlu olmaktan cikarilmali ve taraflar dilerse ortak bir soyadi secebilmelidirler. Yalnizca kocanin soyadi degil, her iki esin de dogumla kazandiklari soyadi ortak soyadi olarak secilebilmelidir. Bunun yani sira, eslerin ikisinin soyadindan olusan ikili bir soyadi da ortak soyadi olarak belirlenebilmelidir (Goztepe, 1999: 129).

Akinturk, ortak soyadi belirlemenin zorunlu olmaktan cikarilmasini sakincali bulmaktadir. Cunku bu halde kimin hangi aileye mensup oldugunun tespiti zorlasacaktir. Yazar, cocuklarin, anne ve baba soyadlarinin farkli olmasinin cevrelerinde saskinlik yaratacagini, anne babalarinin evli olmadiklari suphelerini uyandiracagi ve neticede cocuklarin bu durumdan magdur olacaklarini belirtmistir (Akmturk, 2002: 195). Moroglu da, kadinin soyadina iliskin Medeni Kanun'daki duzenlemenin esler arasinda ayrimcilik yarattigini savunmaktadir. Yazara gore, bu duzenleme, Anayasa'nin esler arasi esitligi ongoren 41'inci maddesine ve kanun onunde esitlik kenar basligini tasiyan 10'uncu maddesine aykiridir. Bu nedenle Moroglu, Anayasa'nin soz konusu maddelerine de uygun olacak sekilde soyle bir cozum onermistir; "Esler evlilik oncesi soyadlarini kullanmak istemedikleri takdirde evlendirme memuruna yapacaklari yazili bildirim ile ortak soyadi olarak erkegin ya da kadinin dogumla kazandigi soyadini secebilirler. Soyadi aile adi olarak secilmeyen es, dogumla kazandigi soyadini aile adinin onunde tasir. Esler boyle bir bildirimde bulunmamislarsa kadin kocasinin soyadini alir ve dogumla aldigi soyadini kocasinin soyadinin onunde tasir (Moroglu, 2004: 306-307)." Moroglu'nun ongordugu bu duzenleme, eslere kendi soyadini tasimaya devam etme hakki vermesi ve soyadini secme hakki vermesi bakimindan esit haklara sahip olma ilkesine uygun dusmektedir. Ancak eslerin evlenirken taraflardan birinin soyadini secmemis olmalari halinde kocanin soyadinin zimnen aile adi olarak kabul edilmis olmasi yine kadin ve erkek arasinda ayrimcilik yaratacaktir.

Goren, kocanin soyadina oncelik taniyan hukuki duzenlemelerin sakincalarini ortadan kaldiracak ve esit haklara sahip olma ilkesine uygun dusecek bir cozum onerisi getirmistir. Buna gore; esler ortak bir evlilik adi tasirlar. Evli ciftler, evlendirme memuruna yapacaklari bir beyan ile, evlilik adi olarak erkegin ya da kadinin dogumla kazandiklari soyadini secebilirler. Evlilik akdinin yapildigi sirada herhangi bir aciklamada bulunulmamissa, her iki esin dogum adlarinin birlesmesinden olusan ad evlilik adi olacaktir (Goren, 1998: 103). Goren'in ileri surdugu bu cozum onerisi, hem ortak evlilik soyadini kabul etmesi bakimindan soyadinin belli bir aileye aidiyeti islevine, hem de esit haklara sahip olma ilkesine uygun olmasi nedeniyle yerinde olmustur (Abik, 2005:121). Ancak her iki esin dogum adlarinin birlesmesinden olusan evlilik soyadi nufus kayitlarinda karisikliklara sebep olabilecektir.

Evli kadinin soyadi meselesi Unal Tekeli- Turkiye davasi ile Avrupa Insan Haklari Mahkemesi'ne de goturulmustur. Mahkemeye yapilan basvuruda basvuran, evlendikten sonra yalnizca kizlik soyadinin kullanilmasina izin verilmemesinin ozel hayati koruma haklarina mudahale teskil ettigini iddia etmistir. Ayrica yalnizca evli erkegin evlendikten sonra da ailesinin soyadini tasiyabilmesinin kadin erkek arasinda bir ayrimcilik yarattigini ileri surmustur (Abik, 2005:121). (6)

Hukumet, savunmasinda, durumun cinsiyetler arasinda farkli muamele olusturdugunun farkinda olmakla birlikte, soz konusu mudahalenin kocanin soyadi vasitasiyla kamu duzenini saglamaya yonelik mesru bir amac guttugunu, dolayisiyla ayrimcilik olusturmadigini ileri surmustur (Abik, 2005:133). (7)

Avrupa Insan Haklari Mahkemesi boyle farkli bir muamelenin gerekcesinin makul ve nesnel bir gerekce olmadigi kanisina varmistir. Zira aile birligi, aile soyadi olarak erkegin soyadinin kabul edilmesiyle yansitabilecegi gibi, kadinin soyadinin ya da esler tarafindan belirlenen ortak bir soyadin kabul edilmesiyle de yansitilabilir (Abik, 2005: 135). (8) Ayrica Avrupa Insan Haklari Mahkemesi, aile birliginin ortak bir aile ismiyle yansitilmasi gerektigini de kabul etmemektedir (Abik, 2005:135).

Netice itibariyle Avrupa Insan Haklari Mahkemesi kadinin soyadinin duzenlendigi Medeni Kanun'un 187'nci maddesinin kadin erkek arasinda bir ayrimcilik yarattigina karar vermis ve evli ciftlerin kendi soyadlarini kullanabilmelerini ya da aile isminin seciminde esit derecede soz sahibi olabilmelerini saglamaya yonelik duzenlemeler yapmak hususunda gerekli onlemleri almayi Turk Devleti'ne birakmistir.

Avrupa Insan Haklari Mahkemesi'nin karari, evli kadina evlenmeden onceki soyadini tek basina kullanma imkani vermesi bakimindan esit haklara sahip olma ilkesi ile bagdasir bir nitelik tasimaktadir. Ancak zorunlu ortak soyadi prensibinden vazgecilmesi, ozellikle cocuk sahibi olan esler icin soyadinin aile aidiyetini belirleme fonksiyonunu ortadan kaldiracak ve cocuklari toplum hayatinda zor duruma dusurecektir (Abik, 2005:137).

Evli kadinin soyadi hususunda doktrinde ileri surulen cozum onerileri ve Avrupa Insan Haklari Mahkemesi'nin verdigi karar neticesinde Medeni Kanun'un 187'nci maddesinin degistirilmesine yonelik calismalar baslamis ve 2005 tarihinde Istanbul milletvekili Birgen Keles ve arkadaslari tarafindan bir kanun teklifi verilmistir. Bu kanun teklifinde maddenin su sekilde degistirilmesi onerilmistir: " Esler evlendirme memuruna yapacaklari yazili bildirim ile ortak aile adi olarak erkegin ya da kadinin dogumla aldigi soyadini secebilirler. Soyadi aile adi olarak secilmeyen es, dogumla kazandigi soyadini aile adinin onunde tasir (Abik, 2005:100-101)". Kanun teklifinde hem kadina hem erkege dogum soyadini aile adi olarak secme hakkinin taninmasi esit haklara sahip olma ilkesi yonunde atilmis onemli bir adimdir.

Isvicre Ve Alman Hukuklari'nda Evli Kadinin Soyadi

Isvicre hukukunda da Turk hukukunda oldugu gibi ortak bir aile adi tasima prensibi gecerlidir (Hausheer, & Geiser, & Aebi-Muller, 2007:60; Hausheer, & Aebi-Muller, 2008: 281). 1988 degisikliginden once Isvicre Medeni Kanunu'nun(ZGB) 161/l'inci maddesinde "evli kadin kocasinin aile ismini alir" kurali yer almaktaydi. Bu kurala gore, kadin evlenmekle kendi soyadini kaybetmekte ve kocasinin soyadini almaktaydi (Abik, 2005: 144). 1988 yilinda yapilan degisiklikle evli kadinin soyadi hususu ZGB'nin 160'inci maddesinde duzenlenmis ve soyle bir hukum getirilmistir: " Kocanin adi esler icin aile adidir. Ancak gelin evlendirme memuruna o gune kadar tasidigi adi, aile adinin onune koymak istedigini bildirebilir." Bu hukumden anlasildigi uzere, eslerin aile adi, kural olarak kocanin aile adidir. Ancak evli kadin evlenmeden onceki soyadini aile adinin basina ekleyebilir (Hausheer & Geiser & Aebi-Muller, 2008: 60; Hirt, & Ryffel, 1999: 36; Naf-Hofmann, & Naf-Hofmann, 1998: 6; Hegnauer & Breitschmid, 2000:130-131).

Evli kadinin soyadina iliskin ZGB'nin 160'inci maddesinin de esit haklara sahip olma ilkesi ile bagdastirilmasi mumkun degildir. Zira Turk Medeni Kanunu'nun 187'nci maddesinde oldugu gibi ZGB madde 160'da da kadinin soyadinin aile adi olmasi engellenmekte, sadece erkege soyadini aile adi olarak surdurebilme imkani verilmektedir. Kadina, evlenmeden onceki soyadini aile adinin onunde kullanma hakkinin taninmis olmasi da esit haklara sahip olma ilkesine aykiriligi ortadan kaldirmamaktadir (Goren, (1998: 94).

Isvicre hukukunda ZGB'nin 30/N'nci maddesinden (Dura & Oguz & Gumus, 2004: 167). (9) yararlanarak, hakli nedenlerin varligi halinde kadinin soyadinin evlilik soyadi olarak alinmasi mumkundur. Bunun icin, evlenecek ciftler nikahtan once anlasarak, aile adi olarak kadinin soyadini kullanmayi uygun bulduklarini yazili olarak bildirirler (Hausheer & Geiser & AebiMuller, 2007: 60; Hirt & Rffel, 1999: 36; Hegnauer & Breitschmid, 2000:132; Naf-Hofmann & Naf-Hofmann, 1998: 7; Hausheer & Aebi-Muller, 2008: 281; Kochisarlioglu, 1991: 436; Dural & Oguz & Gumus, 2005:167). Bu hukumde sozu gecen hakli nedenin varliginin kabulu hususunda hakimin cok kati davranmamasi gerektigi gorusu savunulmaktadir (Hausheer & Geiser & Aebi-Muller, 2007: 60; Naf-Hofmann & Naf-Hofmann, 1998: 7). Herkes tarafindan hakli olarak gorulebilen herhangi bir neden, hakli neden olarak kabul edilmelidir. Ozellikle kadinin kendi soyadi ile unlu olmasi veya meslegini kendi soyadi ile surdurmekte kararli olmasi gibi durumlar hakli neden olarak kabul edilmektedir (Hegnauer & Breitschmid, 2000: 133; Kochisarlioglu, 1991: 436).

Alman hukukunda soyadina iliskin yasal duzenlemeler incelendiginde, onceleri Turk hukukunda oldugu gibi yalnizca erkegin soyadi aile soyadi olmakta iken, bugun artik esitlikci anlayisin egemen olmaya basladigi ve eslerden birinin soyadinin aile adi olarak secilebildigi gorulmektedir.

Alman Medeni Kanunu'nda(BGB) kadin-erkek esitliginin saglanmasi bakimindan atilan en onemli adim 1958 yilinda yururluge giren "Kadin ve Erkegin Medeni Hukuk Alaninda Esit Haklara Sahip Olmalari Hakkinda Kanun"dur. Bu kanunla, BGB'nin kadinin soyadina iliskin "kadin evlendiginde kocasinin soyadini alir" hukmune([section]l 355), "kadin kendi soyadini da tasimak hakkina sahiptir, evlendirme memuruna bu yolda bildirimde bulunabilir, bu bildirim resmen onaylanir" hukmu eklenmistir (Moroglu, 2004: 290-291).

Evli kadinin soyadina iliskin BGB'nin bu hukmu 1976 tarihinde yururluge giren "Evlilik ve Aile Hukuku Reformu Kanunu" ile yeniden ele alinmis ve bir kez daha degistirilmistir. BGB [section] 1355 'in bu son halinde de eslerin ortak bir evlilik soyadi tasimalari prensibi devam etmistir. Ancak bu degisiklikle birlikte kadinin soyadinin da ortak evlilik soyadi olarak alinabilmesi mumkun hale gelmistir. Esler, evlendirme memuruna yapacaklari bir bildirim ile erkegin veya kadinin dogumla kazandiklari soyadini evlilik soyadi olarak secme hakkina sahip olmuslardir. Eger esler evlenme sirasinda yetkili memura herhangi bir aciklamada bulunmamislar ise, bu halde kocanin soyadi aile soyadi olmaktaydi. Kendi soyadi evlilik soyadi olmayan es, soyadini evlilik soyadinin basina ekleyebiliyordu (Moroglu, 2004: 293; Abik, 2005: 173). (10)

Alman hukukunda esit haklara sahip olma ilkesi yonunde atilan bir diger onemli adim, BGB [section] 1355'in ikinci fikrasinda yer alan "esler bir evlilik soyadi secmemislerse, kocanin soyadi evlilik soyadi olur" hukmunun Anayasa'nin esit haklara sahip olma ilkesine aykirilik teskil ettigi icin Alman Federal Anayasa Mahkemesi'nin 5.3.1991 tarihli karari ile iptal edilmesidir (Moroglu, 2004: 296; Abik, 2005: 188).

Bugun yururlukte olan BGB [section] 1355'e gore, esler ortak bir aile soyadi belirlemelidirler. Eger esler ortak bir soyadi kararlastirmazlarsa, her biri evlilikten onceki soyadini kullanmaya devam edebilir. Kanun'da ortak soyadi olarak, kadinin veya erkegin dogumla kazandigi soyadinin veya evlilikten once kullandigi soyadinin secilebilecegi kabul edilmistir. Soyadi ortak soyadi olarak secilmeyen es, kendi soyadini aile soyadinin onune veya arkasina ekleyebilir.

Sonuc

Aile adinin secimi konusunda kocaya ustunluk taniyarak, evlilik birliginde esit haklara sahip bireyler arasinda ayrimcilik yaratilmasi, esit haklara sahip olma ilkesine aykiri dusmektedir. Doktrinde evli kadinin soyadina iliskin kurali esit haklara sahip olma ilkesi ile bagdasir hale getirebilmek icin farkli cozum onerileri ileri surulmustur. Bu cozum onerilerinden ortak soyadi tasimayi zorunlu olmaktan cikaranlara katilmak mumkun degildir. Zira boyle bir cozum, soyadinin aileye aidiyetinin disaridan gorulmesi islevine uygun olmayacaktir.

Burada hem esit haklara sahip olma ilkesiyle hem soyadinin aileye aidiyetinin disaridan gorulmesi fonksiyonuyla bagdasir nitelikte bir kanuni duzenleme su sekilde yapilmalidir: "Esler ortak bir evlilik adi tasirlar. Evli ciftler evlendirme memuruna yapacaklari bir beyan ile evlilik adi olarak erkegin ya da kadinin soyadini secebilirler. Soyadi ortak soyadi olarak secilmeyen es, kendi soyadini aile soyadi ile birlikte kullanabilir." Boyle bir duzenleme, bir taraftan ortak aile soyadini kabul etmesi bakimindan soyadinin belli bir aileye aidiyeti islevini yerine getirirken, diger taraftan da aile adi olarak erkegin ya da kadinin soyadinin secilebilecegi kabul edilerek esit haklara sahip olma ilkesi ile de bagdasmaktadir.

Kisaltmalar

ABDIGM : Adalet Bakanligi Dis Iliskiler Genel Mudurlugu

AIHM: Avrupa Insan Haklari Mahkemesi

Aufl.: Auflage (Basi)

BGB: Burgerliches Gesetzbuch (Alman Medeni Kanunu)

ZGB: Schweizerisches Zivilgesetzbuch (Isvicre Medeni Kanunu)

Kaynakca

Abik, Y. (2005). Kadinin Soyadi ve Buna Bagli Olarak Cocugun Soyadi. Ankara: Seckin Yayinlari.

Akinturk, T. (2002). Medeni Kanunu'nda Kadin--Erkek Esitsizligi ve Giderilmesi. Icinde: Turk ve Alman Ozel Hukukunda Kadin Sempozyumu. Ankara: Baskent Universitesi Yayini:189-195.

Dural, M. & Oguz, T. & Gumus, A. (2005). Turk Ozel Hukuku Cilt III, Aile Hukuku. Ankara: Filiz Kitapevi.

Dural, M. & Oguz, T. (2004). Turk Ozel Hukuku, Cilt II, Kisiler Hukuku. Istanbul: Filiz Kitapevi.

Erdogan, I. (1998). Sahsiyeti Incitici Soyadi Meselesi. Selcuk Universitesi Hukuk Fakultesi Dergisi, Suleyman Arslan Armagani, 6 (1-2): 705-712.

Feyzioglu, N. F. (1986). A/7e Hukuku. Istanbul: Filiz Kitapevi.

Goren, Z. (1998). Turk-Alman-lsvicre Hukukuna Gore Farkli Cinslerin Esit Haklara Sahip Olmasi (Genel Esitlik Ilkesinin Bir Uygulama Bicimi). Izmir: Dokuz Eylul Universitesi Hukuk Fakultesi Doner Sermaye Isletmesi Yayinlari No: 83.

Goztepe, E. (1999). Anayasal Esitlik Acisindan Evlilikte Kadinlarin Soyadi. Ankara Universitesi Siyasal Bilgiler Fakultesi Dergisi, 54 (2): 101 -131.

Hatemi, H. (2005). Aile Hukuku I (Evlilik Hukuku), Istanbul: Vedat Kitapcilik.

Hausheer, H. & Aebi-Muller, R. E. (2008). Das Personenrecht des Schweizerischen Zivilgesetzbuches, Bern: Stampfli Verlag.

Hausheer, H. & Geiser, T. & Aebi-Muller, R. E. (2007). Das Familienrecht des Schweizerischen Zivilgesetzbuch, Bern: Stampfli Verlag.

Hegnauer, C. & Breitschmid, P. (2000). Grundriss des Eherechts. Bern: Stampfli Verlag.

Hirt, T. & Ryffel, G. (1999). Familienrecht I Eherecht. Zurich: Orell- Fussli Verlag.

Kochisarlioglu, C. (1991). Isvicre'de Evlilik Birligi Hukukundaki Son Gelismeler. Icinde: Jale G. Akipek'e Armagan. Konya: Selcuk Universitesi Yayini: 431-451.

Moroglu, N. (1999). Kadinin Soyadi, Istanbul: Beta Yayinlari.

Moroglu, N. (2004). Kadinin Soyadi. Necla Arat a Armagan: Istanbul: 281-307.

Naf-Hofmann, M. & Naf-Hofmann, H. (1998). Schweizerisches Ehe-und Erbrecht. Zurich: Schulthess, Verlag.

Ozdamar, D. (2002). Turk Hukukunda Ozellikle Turk Medeni Kanunu Hukumleri Karsisinda Kadinin Hukuki Durumu: Eski-Yeni Turk Medeni Kanunu Karsilastirmali. Ankara: Seckin Yayinlari.

Oztan, B. (2004). Aile Hukuku. Ankara: Turhan Yayinlari.

Oztan, B. (2007). Medeni Hukuk'un Temel Kavramlari. Ankara: Turhan Yayinlari.

Oztan, B. (1972). Evlilik Birliginin Sona Ermesi Halinde Kadinin Soyadi Sorunu. Icinde: Huseyin Cahit Oguzoglu'na Armagan. Ankara: Ankara Universitesi Hukuk Fakultesi Yayinlari No. 303: 421-439

Resmi Gazete (RG) 15 Kasim 2002, Sy. 24937

RG. 14 Ekim 1985,Sy. 18898.

RG. 8 Aralik 2001, Sy.24607

RG. 4 Nisan 1926, Sy. 339.

RG. 8 Aralik 2001, Sy.24607.

Sirmen, L. (2000). Medeni Hukuktaki Son Gelismelerin Isigi Altinda Evlenme ve Bosanma Alaninda Yeniden Duzenlenmesi Gereken Konular. Icinde: Hukukta Kadin Sempozyumu. Ankara: T.C. Basbakanlik Kadinin Statusu ve Sorunlari Genel Mudurlugu: 82-90.

Tekinay, S. S. (1971). Turk Aile Hukuku. Istanbul: Beta Yayinlari.

Notlar

(1) K.No: 4721, T. 22.11.2001, RG. 8 Aralik 2001, Sy.24607.

(2) T. 16.11.2004, Basvuru No: 29865/96.

(3) Ayrintili bilgi icin bkz., Oztan, 2007: 295; Moroglu, 1991: 35; Dural & Oguz, 2004: 159.

(4) K. No: 743, T. 17.02.1926, RG. 4 Nisan 1926, Sy. 339.

(5) RG. 14 Ekim 1985, Sy. 18898. Turkiye, sozlesmenin aile adi secimiyle ilgili 16/1-g maddesinin de bulundugu bazi maddelere ic hukukumuzla celistigi icin cekince koymus, ancak Haziran 1999 tarihinde bu cekincelerin kaldirilmistir. Ayrintili bilgi icin bkz., Ozdamar, 2002: 188-189.

(6) Avrupa Insan Haklari Mahkemesi'nin (AIHM'nin) 16 Kasim 2004 tarihli Unal Tekeli-Turkiye Davasi kararinin Adalet Bakanligi Dis iliskiler Genel Mudurlugunce (ABDIGM'ce) yapilan cevrisi, s.2,bsntl,3

(7) AIHM'nin 16 Kasim 2004 tarihli Unal Tekeli-Turkiye Davasi karannin ABDIGM'ce yapilan cevrisi, s. 12, bent 57

(8) AIHM'nin 16 Kasim 2004 tarihli Unal TekeliTurkiye Davasi karannin ABDIGM'ce yapilan cevrisi, s. 13, bent 64

(9) ZGB'nin 30/ll'nci maddesi Turk Medeni Kanunu'na alinmamistir. Bu nedenle Turk Hukuku'nda kadinin soyadinin aile adi olarak alinmasi Medeni Kanun'un 27/l'inci maddesine dayanarak, evlenme aktinden once yapilacak bir soyadi degisikligi ile bu mumkun olabilir. Bunun icin, kocanin, kendi soyadini acacagi bir isim degistirme davasi ile karisinin soyadi ile degistirmesi gerekir. Ancak bu durumun kanuna karsi hile hali olusturacagi ileri surulmektedir.

(10) KKTC 1998 tarihli Aile Yasasi'nin 35'inci maddesinde de boyle bir hukum vardir.

Gamze Turan *

Cankaya Universitesi

* Aras. Gor. Gamze Turan, Cankaya Universitesi, Hukuk Fakultesi, Medeni Hukuk Anabilim Dali, Ankara-Turkiye. E-posta:gamzeturan@gmail.com
Gale Copyright: Copyright 2006 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.