Prevalence of ADHD in adult psychiatric outpatient clinic and comorbid psychiatric disorders in ADHD/Genel psikiyatri polikliniginde eriskin dikkat eksikligi-hiperaktivite bozuklugu sikligi ve dikkat eksikligi-hiperaktivite bozukluguna eslik eden diger psikiyatrik bozukluklar.
Abstract: Objective: The objective of our study was to investigate the prevalence of attention-deficit/hyperactivity disorder (ADHD) and comorbid psychiatric disorders in adults who presented to the psychiatric outpatient clinic, and the prevalence of ADHD-related clinical features described in the previous literature.

Methods: The study was composed of two parts. We aimed to determine the prevalence in the first part. All patients who had presented to the Istanbul University Department of Psychiatry outpatient clinic during the period February-May 2005 had filled in the Adult ADD/ADHD DSM IV-Based Diagnostic Screening and Rating Scale. The patients scored above the cutoff value were evaluated with the Semi-structured Interview Form for ADHD and were diagnosed as having ADHD according to the DSM criteria by psychiatrist. The patients diagnosed with ADHD were reevaluated by consultant lecturer. In the second part of the study, comorbid diagnoses were investigated using the Structured Clinical Interview for DSM-IV Axis I Disorders (SCID-I) in the ADHD patients identified in the first part and the patients diagnosed with ADHD in the ADHD outpatient clinic, Department of Psychiatry, Istanbul Medical Faculty.

Results: The patients diagnosed as having ADHD were mostly young men. Alcohol and substance abuse were very common problems inADHD patients. The prevalence of ADHD in adult psychiatric outpatient clinic was found to be at least 1.6 %.

Conclusion: ADHD is represented less than the expected rate in the general population. ADHD symptoms should be inquired in adult patients who present to psychiatry departments with alcohol or drug problems. (Archives of Neuropsychiatry 2011; 48: 119-24)

Key words: Attention deficit hyperactivity disorder, adult, comorbidity, prevalence

Amac: Genel psikiyatri poliklinigine basvuran eriskin hastalar arasinda dikkat eksikligi hiperaktivite bozuklugu (DEHB) tanisinin sikligi, bu taniyi alan hastalarin es-tanilari ve literaturde DEHB'na eslik ettigi bilinen bazi klinik ozelliklerin yayginligini arastirmaktir.

Yontem: Calisma iki kisimdan olusmaktadir. Birinci kisimda DEHB sikligini belirlemeyi amacladik. Istanbul Tip Fakultesi Psikiyatri Anabilim Dali genel poliklinigine 01 Subat 2005-31 Mayis 2005 tarihleri arasinda basvuran hastalar "Eriskin DEB/DEHB tani ve degerlendirme envanteri"ni doldurdular. Bu envanterde kesim noktasini gecenler "Yetiskin DEHB Belirti Cizelgesi" ile degerlendirildi ve DSM-IV tani olcutlerine gore psikiyatri uzmani tarafindan DEHB tanisi konuldu. DEHB tanisi alan hastalar danisman ogretim uyesi tarafindan da degerlendirildi. Calismanin ikinci bolumunde ise birinci bolumde DEHB tanisi alan hastalar ve Istanbul Tip Fakultesi Psikiyatri Anabilim Dali DEHB polikliniginde takip edilen DEHB tanisi konmus hastalar estanilar acisindan SCID-I kullanilarak incelendi.

Bulgular: DEHB tanisi alan hastalar daha cok genc erkeklerdi. Bu tani grubunda alkol ve madde kullanimiyla ilgili problemlere rastlanabilir. Genel poliklinikte yetiskin DEHB sikligi en az %1.6 olarak saptandi. DEHB olgularinin SCID-I ile 4'une (%10.0) alkol bagimliligi, 5'ine (%12.5) alkol disi madde bagimliligi, 14'une (%35) major depresif bozukluk, 8'ine (%20) anksiyete bozuklugu estanilari konmustur.

Sonuc: Ulkemizde DEHB olan eriskinler psikiyatrik tedaviden yeterince yararlanamamaktadirlar. Alkol ya da madde kullanim problemleri ile gelen hastalarda DEHB'nin ozellikle sorgulanmasinda yarar vardir. (Noropsikiyatri Arsivi 2011; 48: 119-24)

Anahtar kelimeler: Dikkat eksikligi hiperaktivite bozuklugu, eriskin, estani, siklik
Article Type: Report
Subject: Adults (Health aspects)
Attention-deficit hyperactivity disorder (Diagnosis)
Attention-deficit hyperactivity disorder (Research)
Comorbidity (Research)
Prevalence studies (Epidemiology) (Research)
Authors: Alyanak, Filiz Ozdemiroglu
Yargic, Ilhan
Oflaz, Serap
Pub Date: 06/01/2011
Publication: Name: Archives of Neuropsychiatry Publisher: Galenos Yayinevi Tic. Ltd. Audience: Academic Format: Magazine/Journal Subject: Health Copyright: COPYRIGHT 2011 Galenos Yayinevi Tic. Ltd. ISSN: 1300-0667
Issue: Date: June, 2011
Topic: Event Code: 310 Science & research
Product: Product Code: E121940 Adults
Geographic: Geographic Scope: Turkey Geographic Code: 7TURK Turkey
Accession Number: 261631791
Full Text: Giris

Dikkat Eksikligi Hiperaktivite Bozuklugu (DEHB); dikkat sorunlari, durtu kontrolunde zayiflik ve motor aktivitede artmanin oldugu davranislari icine almaktadir (1). Son yillarda yapilan calismalar DEHB'nin eriskinler arasinda da oldukca yaygin bir bozukluk oldugunu ortaya koymustur. Amerikan Ulusal Estani Arastirmasinda 18-44 yas arasi 3,199 eriskinde DEHB sikligi %4.4 bulunmustur (2). Dunya Saglik Orgutu tarafindan Amerika, Avrupa ve Orta Dogu'daki 10 ulkede 18-44 yas arasi 11422 eriskinde DEHB sikligi %3.4 (%1.2-7.3 araliginda) bulunmustur (3). Genel toplumdaki eriskinler arasinda diger psikiyatrik bozukluklarin sikligi dusunuldugunde (panik bozukluk %0.7-2, obsesif-kompulsif bozukluk %2-3, yaygin anksiyete bozuklugu %5, sizofreni %0.5-2, iki uclu bozukluk %0.5-1.5) DEHB'nin bir psikiyatristin gunluk pratiginde siklikla karsilastigi pek cok temel psikiyatrik bozukluktan daha yaygin ya da onlara yakin siklikta oldugu anlasilir (4).

Ulkemizde genel toplumdaki eriskinlerde DEHB sikligi ile ilgili calisma bulunmamaktadir, ancak iki uclu bozuklugu olan hastalarda %15.9-16.3, alkol bagimliligi olan hastalarda %25, DEHB olan cocuklarin ebeveynlerinde %24.3-43.5 sikliginda eriskin DEHB bildirilmistir (5).

Eriskinde DEHB'nin taninip uygun sekilde tedavi edilmesi onemlidir, cunku tedavi edilmemis DEHB belirtileri, islevlerde belirgin bir bozulmaya yol acmaktadir. Tedavi edilmeyen DEHB'si olan eriskinler, DEHB olmayan kontrol grubuna gore daha dusuk egitim seviyesi ve sosyoekonomik seviyeye, daha fazla islev kaybina, daha yuksek issizlik oranlarina, daha dusuk gelir duzeyine ve daha sik psikiyatrik estanilara sahiptirler (2,3,6).

DEHB olan eriskinlerin %87'sinin en az bir, %56'sinin en az iki psikiyatrik estani aldigi bildirilmistir (4). En sik gorulen esta-nilar ajite depresyon, anksiyete bozukluklari, madde kullanim bozukluklari iki uclu duygudurum bozuklugu tip 2, siklotimi ve kisilik bozukluklaridir (ozellikle sinirda ve antisosyal) (7). DEHB olan eriskin hastalar genellikle hastaligin cocukluktan beri gelen cekirdek belirtilerinden cok, sonradan uzerine eklenen diger psikiyatrik bozukluklar nedeniyle hekime basvururlar (7). Baska bir psikiyatrik bozuklugun belirtileri nedeniyle basvuran hastada, hekimin basvuru sikayetlerinin arka planindaki DEHB belirtilerini dikkatli bir degerlendirmeyle ayirt etmesi gerekir.

Bu calismanin amaci genel psikiyatri poliklinigine basvuran eriskin hastalar arasinda DEHB tanisinin sikligi, bu taniyi alan hastalarin estanilari ve literaturde DEHB'ye eslik ettigi bilinen bazi klinik ozelliklerin yayginligini arastirmaktir.

Yontem

Calisma iki kisimdan olusmaktadir. Birinci kisimda genel psikiyatri poliklinigine basvuran hastalar arasinda DEHB sikliginin belirlenmesi amaclanmistir. Istanbul Tip Fakultesi Psikiyatri Anabilim Dali genel poliklinigine 1 Subat 2005-31 Mayis 2005 tarihleri arasinda basvuran 16-60 yas araligindaki tum hastalara ulasilmaya calisildi. Zeka geriligi, psikotik bozuklugu, diger tibbi nedene bagli psikiyatrik bozuklugu olanlar calismaya dahil edilmedi. Hastalarin hepsine bilgilendirilmis onam formu verildi. Bu hastalara Bilgi Alma Formu ve Eriskin DEB/DEHB tani ve degerlendirme envanteri verilerek poliklinikte doldurmalari istendi. Eriskin DEB/DEHB tani ve degerlendirme envanterinde 1. veya 2. bolumdeki en az 5 soruya 2 veya 3 puan veren hastalar DEHB icin yari yapilandirilmis gorusme formu ("Yetiskin DEHB Belirti Cizelgesi") uygulanmak uzere davet edildi. DSM-IV'de tani icin en az 6 olcutun karsilanmasinin gerekmesine ragmen, kesim noktasi olarak 5 soruya evet denmesinin kabul edilmesi tarama testinin duyarliligini arttirmak icindi. Bu yari yapilandirilmis tanisal gorusmede DEHB tanisi alan hastalar danisman ogretim uyesi tarafindan bizzat gorulerek DEHB acisindan klinik degerlendirmeye alindi. Hastalarin aileleriyle de gorusulmeye calisilarak cocukluklariyla ilgili bilgi alindi. Bu ikinci tanisal degerlendirmede de DEHB tanisi alan hastalara SCID-I uygulandi.

Calismanin ikinci bolumunde es tani oranlarini daha saglikli bicimde belirlemek amaciyla birinci bolumde DEHB tanisi alan hastalara ek olarak Istanbul Tip Fakultesi Psikiyatri Anabilim Dali DEHB polikliniginde takip edilen DEHB tanisi konmus hastalardan ulasilabilenler arastirma icin klinige davet edilerek kendilerine Bilgi Alma Formu ve Eriskin DEB/DEHB tani ve degerlendirme envanteri verildi ve SCID-I uygulandi. Kontrol grubu olarak Eriskin DEB/DEHB tani ve degerlendirme envanterinde 1. veya 2. bolumde 6'dan az soruya 2 veya 3 puan veren hastalarla, envanterde yuksek puan aldigi halde yari yapilandirilmis gorusmede tanidan dislanan hastalar alindi. Envantere yuksek puan alan ancak gorusmeye gelmeyen hastalar, tanilari kesinlesmedigi icin analize dahil edilmedi.

1. Araclar

1) Bilgi Alma Formu

Olgularin sosyo-demografik ozelliklerini belirlemek icin bu calismada kullanilmak uzere gelistirilmis soru formudur.

2) Yetiskin DEHB Belirti Cizelgesi

Istanbul Tip Fakultesi Psikiyatri Anabilim Dali Yetiskin DEHB Poliklinigi'nde kullanilmak uzere gelistirilen ve DSM-IV kriterlerine gore DEHB tanisi koymaya yarayan yari yapilandirilmis gorusme formudur.

3) Atilla Turga/in Eriskin DEB/DEHB Tani ve Degerlendirme Envanteri

Bu olcek uc alt bolumden olusmaktadir. Birinci bolumde DSM-IV'teki Dikkat Eksikligi (DE) belirtileri alinarak olusturulmus toplam 9 soru vardir. Ikinci bolumde DSM-IV'teki Asiri Hareketlilik (AH) belirtileri alinarak olusturulmus toplam 9 soru vardir. Ucuncu bolum, klinik deneyim ve gozlemlere gore olusturulan toplam 30 sorudan olusmaktadir. Her soru icin 0=yok, 1=biraz, 2=fazla, 3=cok fazla secenekleri bulunur.

Birinci bolumdeki toplam 9 sorudan en az alti tanesine 2 veya 3 cevabi verilmisse Dikkat Eksikligi (DE) tanisi dusunulur. Ikinci bolumde de toplam 9 sorudan en az altisina 2 veya 3 cevabi alinmissa bu kiside asiri hareketlilik/durtusellik vardir. Ucuncu bolumdeki sorulara verilen cevaplar toplanarak DEB/DEHB ile iliskili ozellikler puani bulunmaktadir.

Olcegin Turkcede gecerlilik ve guvenirligi Gunay ve arkadaslari tarafindan gosterilmistir (8).

4) DSM-IV Eksen I Bozukluklari icin Yapilandirilmis Klinik Gorusme (SCID-I)

DSM-IV'de yer alan 1. eksen psikiyatrik bozukluk tanilarini degerlendirmek uzere hazirlanan yari yapilandirilmis bir gorusme cizelgesidir.

3. Istatistiksel Yontemler

Siklik ile ilgili degerler yuzde cinsinden verildi.

Eriskin DEB/DEHB tanisi alan hastalar, kontrol grubunu olusturan hastalarla cesitli sosyodemografik ve klinik ozellikler bakimindan "2 testi ile karsilastirildi. Kontrol grubu Eriskin DEB/DEHB tani ve degerlendirme envanterinde 1. veya 2. bolumde 6'dan az soruya 2 veya 3 puan veren hastalarla, envanterde yuksek puan aldigi halde yari yapilandirilmis gorusmede tanidan dislanan hastalardan olusmaktaydi. Istatistiksel olarak anlamli p degeri 0.05 ve alti olarak alindi. Envanterde yuksek puan alan ancak gorusmeye gelmeyen hastalar, tanilari kesinlesmedigi icin analize dahil edilmedi.

Bulgular

A. Psikiyatri Polikliniginde DEHB Sikligi

Calismamizda, 1 Subat 2005-31 Mayis 2005 tarihleri arasinda Istanbul Tip Fakultesi genel psikiyatri poliklinigine basvuran 850 hasta calismanin evrenini olusturdu. Bu hastalardan 118 tanesi dislama olcutlerine uyduklari icin calismaya alinmadi. Geriye kalan hastalardan 508 tanesi calismaya katilmayi kabul ederek "Eriskin DEB/DEHB tani ve degerlendirme envanteri"ni doldurdu. 128 (%25.1) hasta degerlendirme envanterindeki 1. veya 2. bolumdeki dokuzar sorudan en az 5 tanesine 2 veya 3 puan verdi. Yari yapilandirilmis klinik gorusmeye katilmak uzere davet edilen bu 128 hastanin 74'u (%57.9) randevusuna gelerek gorusmeye katildi. Bu hastalara DEHB icin yari yapilandirilmis gorusme formu ("Yetiskin DEHB Belirti Cizelgesi") uygulandi. Bu gorusmelerde 8 (%10.9) hastaya DEHB tanisi kondu.

Degerlendirme envanterini dolduran 508 hastadan 92 (%18.1) hasta envanterdeki 1. veya 2. bolumdeki dokuzar sorudan en az 6 tanesine 2 veya 3 puan verdi. En az 5 soruya evet yaniti vererek yapilandirilmis gorusmeye gelen 74 hastanin 55 tanesi en az 6 soruya evet yaniti vermisti. Baska bir deyisle 5 soruya evet diyen hasta sayisi 19'du. Envanterde en az 6 soruya evet yaniti veren ve yari yapilandirilmis klinik gorusmeye gelen 55 hastanin 7'si (%12.7) DEHB tanisi aldi. Sadece 5 soruya evet yaniti vererek yari yapilandirilmis klinik gorusmeye alinan 19 hastanin 1 tanesi (%5.2) DEHB tanisi aldi. Yari yapilandirilmis gorusmede DEHB tanisi aldigi halde danisman ogretim uyesinin yaptigi klinik gorusmede DEHB tanisi dogrulanmayan 1 hasta oldu. Bu hastanin "Eriskin DEB/DEHB tani ve degerlendirme envanteri" puani 6'nin ustundeydi, ancak bu hasta DEHB tanisi alan toplam 8 hastanin disindaydi.

Istanbul Tip Fakultesi Psikiyatri Anabilim Dali genel poliklinigine basvuran ve daha once DEHB tanisi almamis, ilk kez basvuran ya da herhangi bir taniyla izlenmekte olan hastalar arasinda yetiskin DEHB sikligi en az %1.6'dir.

B. DEHB Tanisi Olan Hastalarin Sosyo-Demografk Ozellikleri

Es tanilarin degerlendirilmesi amaciyla calismamizin birinci kisminda tani konan 8 hastaya ek olarak Istanbul Tip Fakultesi Psikiyatri Anabilim Dali Eriskin DEHB poliklinigi tarafindan takip edilen 32 hasta alinarak hasta sayisi 40'a cikarildi. Dikkat Eksikligi Hiperaktivite Poliklinigi'nde izlenen hastalarin tumunde, genel poliklinikte tani konan 8 hastanin 4'unde bir yakiniyla gorusulerek cocukluk caginda DEHB bulgularinin oldugu dogrulanmistir.

Bu 40 DEHB olgusu, genel psikiyatri poliklinigine basvurmus ve tarama envanterinde dusuk puan almis ya da tarama envanterinde yuksek puan aldigi halde tanisal gorusmelerde tani almamis hastalarla sosyo-demografik ve klinik ozellikleri bakimindan karsilastirildi. Eriskin DEB/DEHB tani ve degerlendirme envanteri dolduran ve birinci ve ikinci bolumdeki dokuzar sorudan en az 5 tanesini 2 veya 3 isaretleyen fakat klinik gorusme yapilmamis 54 hasta DEHB tanisi alip almadiklarindan emin olu-namadigi icin karsilastirma analizine dahil edilmedi.

DEHB grubunda yas ortalamasi daha gencti. 40 DEHB hastanin yas ortalamasi 24.05 (SS: 6.26), kontrol grubunu olusturan 446 hastanin yas ortalamasi 34.89 (SS:34.89) idi (t degeri 5,66, SD: 484, p<0.001).

DEHB grubunun "DEB/DEHB tani ve degerlendirme envanteri" skorlari kontrol grubunun skorlarindan yuksekti.

Tablo 2. DEHB hastalarinin ve kontrol grubunun "Eriskin DEB/DEHB tani ve degerlendirme envanteri" skorlari

Kirk DEHB hastasinin 12'si (%30.0) "dikkatsizligin on planda oldugu tip", 6'si (%15.0) "hiperaktivite ve durtuselligin on planda oldugu tip", 22'si (%55.0) "bilesik tip" tanisi aldi.

C. DEHB Tanisi Olan Hastalarin SCID-I Estanilar

1. Alkol-madde kullanim bozukluklari

SCID-I ile olgularin 2'sine (%5.0) alkol kotuye kullanim bozuklugu, 4'une (%10.0) alkol bagimliligi, 2'sine (%5.0) alkol disi madde kotuye kullanim bozuklugu, 5'ine (%12.5) alkol disi madde bagimliligi estanilari konmustur.

Kadin hastalarin 3'une (%20.0 ) alkol bagimliligi, 2'sine (%13.3) alkol disi madde bagimliligi estanilari konmustur. Erkek hastalarin 2'sine (%8.0) alkol kotuye kullanim, 1'ine (%4.0) alkol bagimliligi, 2'sine (%8.0) alkol disi madde kotuye kullanim, 3'une (%12.0) alkol disi madde bagimliligi estanilari konmustur.

2. Duygudurum Bozukluklari

DEHB tanisi olan 40 hastaya SCID-I uygulandiginda, 7'sine (%17.5) Major Depresif Bozukluk tek epizod, 7'sine (%17.5) Major Depresif Bozukluk yineleyen estanisi kondu. Ayrica 1 hastaya (%2.5) Iki uclu I Bozukluk estanisi kondu. Olgularin 2'sine (%5.0) Distimik Bozukluk, 1'ine (%2.5) madde kullaniminin yol actigi duygudurum bozuklugu estanisi kondu.

3. Anksiyete Bozukluklari

DEHB tanisi olan 40 hastaya SCID-I uygulandiginda, 1'ine (%2.5) panik bozuklugu, 5'ine (%12.5) sosyal fobi, 1'ine (%2.5) obsesif kompulsif bozukluk, 1'ine (%2.5) madde kullaniminin yol actigi anksiyete bozuklugu estanilari kondu. Hastalarin 8'ine (%20.0) herhangi bir anksiyete bozuklugu estanisi konmustur.

4. Diger SCID-I Estanilari

1 (%2.5) hastaya uyum bozuklugu estanisi kondu. Olgularin 2'sine (% 5.0) yeme bozuklugu (anoreksiya nervoza) estanisi kondu.

Tartisma

Dikkat Eksikligi Hiperaktivite Bozuklugu (DEHB)'nin yetiskinler arasindaki sikligi ile ilgili calismalar genellikle genel toplum orneklemlerinde ya da cocuklugunda bu taniyi alip yetiskinlige kadar takip edilen kisiler uzerinde yapilmistir. Literaturde genel psikiyatri kliniginde DEHB tanisi alan yetiskinlerle ilgili 2 calismaya rastlanmistir. Bir calisma dosya uzerinden geriye donuk olarak yapilmis olup, 292 hastanin sadece 6'sinin DEHB tanisi aldigi gorulmus (9). Digeri editore mektuptur (10). Bu calismada Lomas ve Gartside kesitsel bir orneklemde 212 tane rastgele secilmis eriskin psikiyatrik ayaktan hastada DEHB sikligini arastirmislardir. Bu hastalarin hic biri DEHB icin refere olmamistir ve DEHB tedavisi almamistir. 212 ayaktan hastanin sadece 114'u (% 54) tam bir DEHB degerlendirmesine alinmistir. 98 hasta (%46) psikoz veya yapisal beyin hasari suphesi kanitlarindan dolayi calisma disi birakilmistir. Genel DEHB degerlendirmesi aile ve cocukluk hikayesinin gozden gecirilmesi ile ulasilabildigi takdirde okul kayitlarinin ve okul notlari ile ilgili bilgilerinin gozden gecirilmesini kapsamaktadir. Hastalar DEHB icin DSM-IIIR olcutlerine gore degerlendirilmis. Hastalar erken donem hatirlanan okul problemlerini olcen Wender Utah Derecelendirme Olcegi (WURS) ve Wender'in one surdugu 25 itemle (WURS-25), Halowell ve Ratey'in one surdugu 20 itemlik eriskin DEHB olcutleri ile degerlendirilmistir. 114 hastanin 57'si (%50) DEHB tanisi almis. DEHB tanisi konulanlarin ortalama olarak DSM-IIIR olcutlerinin 10.3'unu aldigi gorulmus (SS:2.5). Cocukluk donem okul raporlarina ulasilabilen 30 hastanin 27'sinde okul raporlari DEHB'nu gostermis. DEHB grubundaki 17 hastaya panik bozukluk tanisi da konmustur. DEHB'u olmayan grubun sadece 4'unde panik bozukluk tanisi konmustur. DEHB grubunda toplam 29 vakada anksiyete bozuklugu saptanmis. DEHB olmayan grupta anksiyete bozuklugu tanisi alan 11 vaka olmustur.

Bizim calismamizda, genel psikiyatri polikliniginde takip edilen ve daha once DEHB tanisi almamis, ilk kez basvuran ya da herhangi bir taniyla izlenmekte olan hastalar arasinda yetiskin DEHB tanisi sikligi en az %1.6 olarak bulunmustur. Genel toplum calismalarinda bulunan siklik (%0.3-%4) goz onune alindiginda bu oranin beklenenden az oldugu dusunulebilir. Cunku genellikle psikiyatrik hastaliklarin psikiyatrik populasyonlardaki sikligi genel toplumdakinden yuksektir. Ayrica bu calismada saptanan ayaktan tedavi goren yetiskin psikiyatri hastalarinda DEHB orani, Lomas ve Gartside'in bildirdigi oranin cok altindadir.

Bu calismada DEHB tanisi alan hasta oraninin beklenenden dusuk cikmasinin cesitli nedenleri olabilir. Oncelikle, Eriskin DEB/DEHB tani ve degerlendirme envanteri dolduran ve birinci ve ikinci bolumdeki dokuzar sorudan en az 6 tanesini 2 veya 3 isaretleyen 92 hastanin 55'i (%59.8) ile klinik gorusme yapilmis, 37'sine (%40.2) ise tekrar ulasilamamis olmasinin genel poliklinikte DEHB tanisinin sikligini azalttigi dusunulmektedir. Olcek puani 6 ve ustunde olup gorusmeye alinan hastalarin %12.8'ine DEHB tanisi kondugunu dusunursek, olcek puani yuksek olup gorusmeye gelmeyen 37 hastanin da en az 5 tanesinin tani alabilecegini ongorebiliriz. Bu durumda yetiskin psikiyatri genel poliklinigine basvuran hastalar arasinda DEHB sikliginin %2.6 oldugunu varsayabiliriz.

Buldugumuz DEHB sikliginin dusuk olmasinin bir nedeni de Istanbul Tip Fakultesi Psikiyatri Anabilim Dali'nda Yetiskin DEHB Poliklinigi hizmetinin verilmesi ve hastalarin buraya genel poliklinige ugramadan dogrudan kabul edilebiliyor olmasidir. Ayrica yine dogrudan basvurularin yeni hastalar arasindaki orani da dusurdugu kanaatindeyiz.

Bu calismada DEHB sikliginin genel toplum calismalarinda ve cocuklugunda bu taniyla izlenen kisilere yetiskin hayatta ulasilmasiyla bulunan sonuclardan oldukca dusuk cikmasinin bir baska nedeni ilk kez yetiskin hayatta bu bozuklugun belirtileri nedeniyle psikiyatriye basvurunun az olmasi olabilir. DEHB'li eriskin, bozuklugun neden oldugu problemleri kismen telafi edebilir (11). Zira bu hastaligin belirtileri cocukluk caginda basladigi icin hastalarin kendileri ve cevreleri tarafindan genellikle bir kisilik ozelligi gibi algilanip adaptasyon saglanmakta ya da bunlarla yasamaya alisilmaktadir. Bu durum kisi ve cevresi tarafindan bir hastalik olmaktan cok kisilik ozelligi gibi algilanmaktadir. Yetiskin hayatta basvuru genellikle estanilar nedeniyle olmaktadir.

Yetiskin psikiyatrisinde DEHB oraninin dusuk cikmasinin bir nedeni de cocukluk ya da ergenlik doneminde tani alan ve tedaviden yarar goren hastalardan bir kisminin halen cocuk ve ergen psikiyatrisi kliniklerinde takip edilmeleridir. Bu calismada DEHB tanisi almis olan 40 hastanin sadece 4'unun (%10) daha once cocukluk caginda bu taniyi almis olmalari, cocuk ve ergen-psikiyat-risi kliniginden yetiskin psikiyatri klinigine bu taniyla onemli oranda bir vaka aktarimi olmadigini dusundurmektedir.

Bu calismada tani konan hastalarin yas ortalamasinin 24 (min:18, maks:42) olmasi, bu taninin yas ilerledikce kendiliginden remisyona girdigi ve yetiskinler arasinda da ozellikle genclerde daha yaygin oldugu ancak bazi vakalarin oldukca ileri yaslara kadar tani alacak duzeyde belirtiler gosterebildigini desteklemektedir (12). Lomas ve Gartside'in calismasinda yas ortalamasi 43 olarak bildirilmistir.

Eriskin DEHB populasyonunda erkek/kadin orani 3/2 olarak bildirilmistir (13). Calismamizda DEHB tanisi alan 40 hastanin erkek/kadin orani 5/3 olarak saptandi. Bu da daha onceki arastirmalarla uyumludur.

Klinik temelli calismalarda, durtuselligin on planda oldugu tip, okul oncesi ve erken ilkogretim doneminde; bilesik tip, orta ilkogretim doneminde; dikkatsizligin on planda oldugu tip gec ilkogretim ve lise baslangic doneminde goruldugu bulunmustur (14). Toplumsal temelli calismalarda boyle bir yas farki bulunmamistir (15). Bu calismada 40 DEHB hastasinin 12'si (%30.0) "dikkatsizligin on planda oldugu tip", 6'si (%15.0) "hiperaktivite ve durtuselligin on planda oldugu tip", 22'si (%55.0) "bilesik tip" tanisi aldi. Calismamizda daha onceki calismalardan farkli olarak bilesik tip orani daha yuksek bulundu.

Yapilan calismalarda DEHB'nun akademik basari dusuklu-guyle siklikla iliskili oldugu bildirilmistir (16). DEHB'lu cocuk ve eriskinler, DEHB tanisi olmayan kontrollerle karsilastirildiginda daha sik ozel siniflara yerlestirildiklerini ve akademik zorluklari nedeniyle fazladan yardim almalari gerektigini bildirmislerdir (17). DEHB'lu yetiskinlerin yasitlarina kiyasla bir yuksekokuldan mezun olma, bir lisede okuma ve mezun olma orani daha dusuktur. Ayrica is degisikligi oranlari daha yuksektir (18).

Bu calismada DEHB hastalari ile kontrol grubundaki hastalar egitim duzeyi acisindan karsilastirildiginda DEHB grubu daha iyi bir egitim duzeyine sahipti. Genel toplum calismalarinda DEHB hastalarinin daha az egitimli olduklari bildirildigi halde calismamizda DEHB hastalarinin kontrol grubundaki hastalara gore daha egitimli bulunmasinin nedeninin, kontrol grubunun psikiyatri genel poliklinigindeki hastalardan secilmesi oldugu dusunuldu. Genel psikiyatri poliklinigindeki hastalarin onemli bir kisminin sizofreni veya iki uclu bozukluk gibi daha fazla yeti yitimi ve performans kaybi ile seyreden hastalik tanilari oldugu icin genel olarak egitim duzeyleri daha dusuktur.

Bu calismada DEHB grubunu olusturan hastalarin buyuk cogunlugunun bu taniya yonelik ozel bir poliklinikten olmasinin da egitim duzeyindeki bu fark uzerinde etkisi olabilir. Universite hastanesinde boyle bir klinige DEHB'ye ait sikayetlerle dogrudan basvuran hastalarin cogunlugunun farkindaliginin yuksek olmasi, egitim seviyelerinin de yuksek olmasi ile baglantili olabilir.

DEHB'da alkol ya da madde bagimliligi estanisi ile ilgili yapilan calismalarda %34 alkolizm, %30 madde kotuye kullanimi bildirilmistir (19). Bu calismada %5.0 alkol kotuye kullanim bozuklugu, %10.0 alkol bagimliligi, %5.0 alkol disi madde kotuye kullanim bozuklugu, %12.5 alkol disi madde bagimliligi estanilari konmustur. Baska bir deyisle %15.0 madde, %17.5 alkol kullanim bozuklugu estanisi saptandi. Bu oranlar batili toplumlarda yapilan calismalara gore biraz daha dusuktur. Bu fark ulkemizde alkol-madde kullanim bozukluklarinin genel olarak batili ulkelere gore daha az yaygin olmasi ile iliskili olabilir. Ayrica calismaya katilan DEHB olgularinin egitim duzeylerinin yuksek olusu, akademik performanslarinin iyi olmasi ve sosyoekonomik durumlarinin iyi olmasi ile ilgili olabilir.

Bu calismada kontrol grubunda alkol-madde kullanim bozukluklari acisindan tanisal gorusme yapilmamistir, ancak yasam boyu alkol ya da madde kullanimi DEHB grubunda daha yuksektir. DEHB grubunun kontrol grubundan daha genc olmasi bu bulgunun rastlantisal olmadigini desteklemektedir. Aradaki anlamli fark, bu calismaya alinan DEHB olgularinda alkol- madde kullanim bozukluklarinin bati toplumlarindaki olgulardan daha seyrek olmasina ragmen, DEHB olgularinin alkol ve madde kullanimina diger psikiyatrik gruplara gore daha yatkin olduklarini gosterir.

Bu calismada DEHB hastalarindan 9'u su anda veya daha once hayatlarinin herhangi bir doneminde madde, 17'si alkol kullandigini belirtmis. Madde kullanimi olan 9 hastadan 7'si, alkol kullanan 17 hastadan 6'si kotuye kullanim ya da bagimlilik tanisi almistir. Yani bir kez madde kullanan 9 DEHB hastasindan 7'si (%77.8), alkol kullanan 17 DEHB hastasindan 6'si (%35.3) kullanim bozuklugu tanisi almaktadir. Bu da DEHB hastalarinda durtusellik nedeniyle kontrol kaybi olabilecegini ve bu hastalarin bagimliliga yatkinligini destekleyen bir bulgudur. Koruyucu hekimlik bakimindan bu hastalarin alkol ve maddeden ozellikle uzak durmalarinin onemli oldugu soylenebilir. Ayrica DEHB sadece madde kullanimina baslama icin bir risk degil, daha uzun sure kullanim ve daha zor tedavi olma acisindan da bir yordayi-ci olarak kabul edilmistir (20).

Bu calismada yer alan 40 DEHB hastasinda DSM-IV 1. eksende toplam 42 tane estaniya rastlanilmistir. Hasta basina dusen estani ortalamasi 1.05'tir.

DEHB ile depresif bozukluk estanisi incelendiginde belirgin bir birliktelik gosterdigi belirtilmektedir. Calismalarda DEHB tanisi alan eriskinlerin %16-31'inin major depresif bozukluk tanisi aldigi (21), %19-37"sinin distimi tanisi aldigi saptanmistir (22). Calismamizda DEHB hastalarinda major depresif bozukluk estanisi %35, distimik bozukluk estanisi ise %2.5 olarak bulunmustur. major depresif bozukluk estanisi yuzdesi daha onceki calismalarla uyumlu bulunmustur.

Eriskinlerde anksiyete bozuklugu es tanisi ile ilgili yapilan calismalarda, DEHB tanisi olanlarda, olmayan kontrol grubuna gore herhangi bir fark gorulmemistir (22). Bu calismada DEHB hastalarinda anksiyete bozuklugu estanisi %20.0 olarak bulunmustur. Genel toplumda anksiyete bozuklugunun yasam boyu prevalansi kadinlarda %30.5, erkeklerde %19.2'dir. Bu calismadaki anksiyete bozuklugu estani orani genel toplumla uyumlu oldugundan DEHB'da anksiyete bozuklugu estanisinin genel toplumdan fazla olmadigi dusunuldu. Bu sonuc daha once eriskinlerde DEHB ile anksiyete bozuklugu estanisi ile ilgili yapilan calismalarla uyumlu bulunmustur.

Bu calismada es tanilari incelemek icin psikiyatri polikliniginde tarama ile saptanan hastalarla, eriskin DEHB polikliniginde izlenen hastalarin bir arada ele alinmasi bir kisitlilik olusturmaktadir. Bu iki grup es tanilar bakimindan birbirinden farkli ozellikler gostermesi mumkun olan hastalardir.

Sonuc

Istanbul Tip Fakultesi Psikiyatri Anabilim Dali Poliklinigi'ne basvuran ve daha once DEHB tanisi almamis, ilk kez basvuran ya da herhangi bir taniyla izlenmekte olan hastalar arasinda yetiskin DEHB sikligi en az %1.6'dir. Bu tani grubunda alkol ve madde kullanimiyla ilgili problemlere, depresyon ve anksiyete bozukluklarina sik rastlanilmaktadir.

DOI: 10.4274/npa.y5794

Kaynaklar

(1.) American Psychiatric Association. (1994). Diagnostic and statistical manual of mental disorders (4th ed.). Washington, DC: Author.

(2.) Kessler RC, Adler L, Barkley R et al. The prevalence and correlates of adult ADHD in the United States: results from the National Comorbidity Survey Replication. Am J Psychiatry 2006; 163:716-23.

(3.) Fayyad J, De Graaf R, Kessler R et al. Cross-national prevalence and correlates of adult attention-deficit hyperactivity disorder. Br J Psychiatry 2007; 190:402-9.

(4.) Yargic I. Eriskinde Dikkat Eksikligi Hiperaktivite Bozuklugu: Ben Neden Goremiyorum? Turkiye Klinikleri Pediatrik Bilimler Dergisi Dikkat Eksikligi Hiperaktivite Bozuklugu Ozel Sayisi 2010; 6:47-54.

(5.) Tuglu C, Sahin OO. Eriskin Dikkat Eksikligi Hiperaktivite Bozuklugu: Norobiyoloji, Tani Sorunlari ve Klinik Ozellikler. Psikiyatride Guncel Yaklasimlar 2010; 2:75-116.

(6.) Able SL, Johnston JA, Adler LA et al. Functional and psychosocial impairment in adults with undiagnosed ADHD. Psychol Med 2007; 37:97-107.

(7.) Yargic I, Alyanak FO. Eriskinlerde Dikkat Eksikligi ve Hiperaktivite Bozuklugu. Isik E, Taner E, Isik U. (Editorler). Guncel Klinik Psikiyatri. Istanbul: Golden Print; 2008.p. 477-493.

(8.) Gunay G, Savran C, Aksoy UM et al. Eriskin Dikkat Eksikligi Hiperaktivite Olceginin (Adult ADD/ ADHD DSM IV- Based Diagnostic Screening and Rating Scale) Dilsel Esdegerlilik, Gecerlik Guvenirlik ve Norm Calismasi. Turkiye'de Psikiyatri 2006; 8:98-107.

(9.) Kennemer K, Goldstein S. Incidence of ADHD in adults with severe mental health problems. Appl Neuropsychol 2005; 12:77-82.

(10.) Lomas B, Gartside P. ADHD in adult psychiatric outpatients. Psychiatric Sevices 1999; 50:705.

(11.) Adler LA. Clinical presentations of adult patients with ADHD. J Clin Psychiatry 2004; 65:8-11.

(12.) National Institutes of Health Consensus Development Panel. NIH Consensus development conference statement: Diagnosis and treatment of attention-deficit/hyperactivity disorder (ADHD), Journal of the American Academy of Child and Adolescent Psychiatry 2000; 39:182-93.

(13.) Biederman J, Faraone SV, Spencer T et al. Gender differences in a sample of adult with attention deficit hyperactivity disorder. Psychiatry Res 1994; 53:13-29.

(14.) Lahey BB, Applegate B, McBurnett K et al. DSM IV field trials for attention deficit/hyperactivity disorder in children and adolescents. Am J Psychiatry 1994; 33:1673-85.

(15.) Gaub M, Carlson C L. Behavioral characteristicsof DSM-IV ADHD subtypes in a school-based population. J J Abnorm Child Psychol 1997; 25:103-11.

(16.) Biederman J, Mick E, Faraone SV et al. Influence of gender on attention deficit hyperactivity disorder in chlidren reffered to psychiatric clinic. Am J Psychiatry 2002; 159:36-42.

(17.) Biederman J. Impact of comorbidity in adults with attention-deficit/hyperactivity disorder. J Clin Psychiatry 2004; 65:3-7.

(18.) Barkley RA, Fischer M, Edelbrock CS et al. The adolescent outcome of hyperactivite children diagnosed with research criteria: I.An 8-year prospective follow-up study. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry 1990; 29:546-57.

(19.) Shekim WO, Asarnow RF, Hess E et al. A clinical and demographic profile of a sample of adults with attention deficit hyperactivity disor-der,residual state. Compr Psychiatry 1990; 31:416-25.

(20.) Biederman J, Wilens TE, Mick E et al. Does attention deficit hyperac-tivity disorder impact the developmental course of drug and alcohol abuse and dependence? Biol Psychiatry 1998; 44:269-73.

(21.) Barkley RA, Murphy K, Kwasnik D. Psychological adjustment and adaptive impairments in young adults with ADHD. Journal of Attention Disorders 1996; 1:41-54.

(22.) Murphy K, Barkley RA. Attention deficit hyperactivity disorder in adults: Comorbidities and adaptive impairments. Compr Psychiatry 1996; 37:393-401.

Filiz OZDEMIROGLU ALYANAK, Ilhan YARGIC *, Serap OFLAZ *

Istinye Devlet Hastanesi, Psikiyatri Bolumu, Istanbul, Turkiye

* Istanbul Universitesi Istanbul Tip Fakultesi, Psikiyatri Anabilim Dali, Istanbul, Turkiye

Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. Filiz Ozdemiroglu Alyanak, istinye Devlet Hastanesi, Psikiyatri Bolumu, istanbul, Turkiye Gsm: +90 505 359 27 70 E-posta: ozdemiroglu_filiz@yahoo.com.tr Gelis tarihi/ Received: 04.09.2010 Kabul tarihi/Accepted: 31.10.2010
Tablo 1. DHPLC'de anlamli olabilecek ornekler icin taranan
kontrollerin dizileme sonuclari

                         DEHB orneklemi   Genel psikiyatri
Degiskenler                   n = 40      orneklemi n = 446

                          n        %        n        %

Kadin                     15      37.5     285      63.9
Erkek                     25      62.5     161      36.1
Evli                      5       12.5     260      58.3
Bekar                     33      82.5     169      37.9
Bosanmis                  2       5.0       17      3.8
Ilkokul mezunu            0        0       132      29.6
Ortaokul mezunu           1       2.5       51      11.4
Lise mezunu               17      42.5     144      32.3
Yuksekokul mezunu         22      55.0     118      26.5
cocuklukta tani alan      4       10.0      0        0
Alkol kullanimi           17      42.5      63      14.1
Madde kullanimi           9       22.5      15      3.4

Tablo 2. DEHB hastalarinin ve kontrol grubunun "Eriskin DEB/DEHB tani
ve degerlendirme envanteri" skorlari

Degiskenler                    DEHB orneklemi     Genel psikiyatri
                                   n = 40        orneklemi n = 446

Dikkat eksikligi bolumu             17.6                7.5

Asiri hareketlilik                  16.9                6.0
  -durtusellik bolumu

DEB/DEHB ile                        46.6                26.3
iliskili ozellikler bolumu

Tablo 3. DEHB hastalarinin alt tiplere gore tani dagilimi

Degiskenler                            DEHB orneklemi
                                           n=40

                                        n      %
Dikkatsizligin on planda oldugu tip     12     30
Hiperaktivite ve durtuselligin on       6      15
  planda oldugu tip
Bilesik tip                             22     55

Tablo 4. DEHB tanisi olan hastalarin alkol ve madde kullanim
bozukluklari acisindan dagilimi

Degiskenler                        DEHB orneklemi
                                        n=40

                                     n       %

Alkol kullanim oykusu               17     42.5
Madde kullanim oykusu                9     22.5
Alkol kotuye kullanim estanisi       2      5.0
Alkol bagimliligi estanisi           4     10.0
Madde kotuye kullanimi estanisi      2      5.0
Madde bagimliligi estanisi           5     12.5

Tablo 5. DEHB tanisi olan hastalarin duygudurum bozuklugu estanisi
acisindan dagilimi

Degiskenler                              DEHB orneklemi
                                               n=40

                                           n       %

Major Depresif Bozukluk (tek epizod)       7     17.5
Major Depresif Bozukluk (yineleyici)       7     17.5
Bipolar I Bozukluk                         1      2.5
Distimik Bozukluk                          2      5.0
Madde kullaniminin yol actigi              1      2.5
duygudurum bozuklugu
Gale Copyright: Copyright 2011 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.