Preceptal cellulitis in the newborn/ Yenidogan doneminde preseptal selulit.
Abstract: Preceptal cellulitis is rare in the newborn. In this paper, a case of a newborn who was diagnosed with preceptal cellulitis caused by haemophilus influenzae that was developed on the basis of congenital dacriostenosis is presented. A nineteen days old male patient was brought to our hospital with the complaints of a leaky, swollen and red left eye. Physical inspection revealed edema around the left eye, which was hyperemic and leaky. Congenital dacriostenosis was discovered in the cranioorbital tomography. Parenteral ampicillin and ceftriaxone treatments were started. Culture produced beta lactamase negative haemophilus influenzae. A follow up probing was planned. Haemophilus influenza e is a rare cause of preceptal cellulitis in new born babies. Since anomalies such as congenital dacriostenosis may develop on the basis of this condition, it is useful to work with pediatric ophthalmologists. In these cases, probing operations performed under anesthesia provide successful results.

Key words: Dacriostenosis, haemophilus influenzae, newborn, preceptal cellulitis

Yenidogan doneminde preseptal selulit nadirdir. Burada dogufltan dakriyostenoz zemininde geliflen hemofilus influenzaya bagli preseptal selulit tanisi alan bir yenidogan olgusu sunulmufltur. Ondokuz gunluk erkek hasta sol gozde akinti, flifllik ve kizariklik nedeni ile hastanemize baflvurdu. Fizik muayenesinde sol goz cevresi odemli, hiperemikti, akintisi mevcuttu. Kraniyoorbital tomografisinde dogufltan dakriyostenoz saptandi. Hastaya damardan ampisilin ve seftriyakson bafllandi. Goz kulturunde beta laktamaz negatif hemofilus influenza uredi. izlemde "probing" yapilmasi planlandi. Hemofilus influenza yenidoganda preseptal selulitin nadir etkenlerindendir. Hastalik zemininde dogufltan dakriyostenoz gibi anomaliler olabileceginden cocuk goz doktorlari ile birlikte califlmak yararli olacaktir. Boyle olgularda genel anestezi altinda uygulanan "probing" ameliyatlarindan baflarili sonuclar alinmaktadir.

Anahtar sozcukler: Dakriyostenoz, hemofilus influenza, preseptal selulit, yenidogan
Article Type: Clinical report
Subject: Hemophilus influenzae (Health aspects)
Birth defects (Diagnosis)
Birth defects (Health aspects)
Cellulitis (Health aspects)
Cellulitis (Diagnosis)
Infants (Newborn) (Diseases)
Infants (Newborn) (Diagnosis)
Infants (Newborn) (Health aspects)
Authors: Yalaki, Zahide
Tiras, Ulku
Ozkan, Ilknur
Dallar, Yildiz
Pub Date: 09/01/2010
Publication: Name: Turkish Pediatrics Archive Publisher: Galenos Yayincilik Audience: Academic Format: Magazine/Journal Subject: Health Copyright: COPYRIGHT 2010 Galenos Yayincilik ISSN: 1306-0015
Issue: Date: Sept, 2010
Geographic: Geographic Scope: Turkey Geographic Code: 7TURK Turkey
Accession Number: 237602024
Full Text: Giris

Preseptal ve orbital selulit cocukluk caginda sik gorulen bakteriyemi ve menenjit gibi tablolara neden olabilece ginden acil tedavi gerektiren enfeksiyonlardandir (1). Orbital septumun on tarafinda kalan dokularin enfeksiyonu preseptal veya periorbital selulit olarak adlandirilirken, orbital septumun arkasindaki dokularin enfeksiyonu orbital selulit veya postseptal selulit olarak adlandirilir (2,3). Cocukluk caginda sik gorulen preseptal selulit, yenidogan ve sut cocuklugu doneminde nadirdir (4). Periorbital selulit icin altta yatan en onemli neden travma ve paranazal sinuzittir (1,5,6). Yenidogan ve sut cocuklugu doneminde ise nazolakrimal kanal tikanikliginin bir cesidi olan dogustan dakriyosistoselin tikanikligi, enfeksiyonu ya da rupturu selulit olusumuna yol acabilir (7,8). Dogustan dakriyosistosel, sut cocuklarinda nazolakrimal kanal tikanikli klarinin %0,1'ini olusturur (7).

Burada yenidogan bir bebekte rastlanan dogustan dakriyosistosel zemininde gelisen preseptal selulit olgusu sunulmustur.

Olgu sunumu

Ondokuz gunluk erkek hasta sol gozde son bir haftadi r olan akinti ve iki gundur artan sislik ve kizariklik nedeni ile hastanemize getirildi. Dogum oncesi oykusunde annede genital akinti olmadigi ogrenildi. Ondokuz yasindaki annenin ilk cocugu olarak hastanemizde 39 haftalik 2700 gr sezeryanla dogdugu ogrenildi. Fizik muayenesinde; vucut agirligi: 3100 gr (25-50. persantil) bas cevresi: 37 cm (50. persantil), kalp tepe atimi: 140/dak , solunum sayisi: 60/dak, vucut isisi: 36,7 oC, genel durumu iyi, aktif, sol goz cevresi odemli ve hiperemikti, yesil renkli akinti mevcuttu, sag goz normal idi (Resim 1). Diger sistem muayeneleri normaldi. Laboratuvar incelemesinde: hemoglobin: 11,7 gr/dl, beyaz kure: 13 400/mm3, trombosit: 527 000/mm3, periferik yaymada: %62 parcali, %32 lenfosit, %6 comak, goruldu. Eritrosit cokme hizi: 2 mm/sa, C-reaktif protein: 0,7 mg/dL idi, kan biyokimyasi normal bulundu.

[ILLUSTRATION OMITTED]

[ILLUSTRATION OMITTED]

Preseptal selulit dusunulen hastada orbital tutulum olup olmadiginin saptanmasi amaciyla ve etiolojiye yonelik olarak kraniyoorbital tomografi cekildi. Bilgisayarli tomografide (BT) sol orbita on kisminda orbital selulit ile uyumlu olabilecek yumusak doku kalinlasmasi ve lakrimal kese yerlesiminde 7 mm capinda duzgun konturlu, hipodens olusum izlendi (Resim 2,3). Goz klinigine danisildi. Hastada dogustan dakriyostenoz saptandi ve enfeksiyonun bu zeminde gelistigi belirtildi. Antibiyotik tedavisi sonrasinda "probing" operasyonu (gozyasi kanalinin genisletilmesi) planlandi. Hastaya damardan ampisilin ve seftriyakson ile topikal trimetoprim-polimiksin B tedavileri baslandi ve tedavisi 10 gune tamamlandi.

Tedavi oncesi akintidan alinan goz kulturunde beta laktamaz negatif hemofilius influenza uredi. Antibiyoterapisi uyumlu oldugundan tedavide degisiklik yapilmadi. Tedavi bitiminde hastanin goz bulgulari geriledi. Herhangi bir komplikasyon gelismeyen hasta daha sonra goz klinigi tarafindan gozyasi kanali genisletilmek uzere taburcu edildi.

Tartisma

Orbita ve cevresindeki dokularin bakteriyel enfeksiyonunda klinik tablo hafiften hayati tehdit edebilen agir sekle kadar degisebilir (9). Orbita kemiklerinin periostunun ust ve alt goz kapaklarinin kenarina dogru devami ile olusan orbital septum, orbital yapilarin enfeksiyondan korunmasinda onemli rol oynar. Goz kapaklarini orten derinin cok ince olusu, goz kapagindaki cilt alti dokunun yagdan yoksun muskulofibroz yapida olmasi bu dokularda enflamasyon ve odem olusturan durumlarda goz kapaklarinin kolaylikla sismesine neden olur (3,5). Enfeksiyon sirasinda hizla ilerleyen sislik nedeni ile periorbital ve orbital selulit ayrimini yapmak zorlasir. Ancak genel olarak cocukluk caginda preseptal (periorbital) selulit, orbital selulitten daha sik olarak gorulur (3,5,9).

Preseptal selulit uc nedenden dolayi cocuk hastaliklari icerisinde onemlidir. 1) En sik cocuk yas grubunda gorulur. 2) Kafa ici enfeksiyon riski vardir. 3) Agir, sistemik hastalik riski vardir (10).

Cocukluk caginda preseptal selulitin en sik nedeni travma, ust solunum yolu enfeksiyonu, paranazal sinuzit olarak tanimlanmaktadir (1,5,6,10). Ancak yenidogan ve sut cocuklugu doneminde daha nadir olarak gorulen preseptal selulitin nedenleri daha cok dogustan anomali olan dakriyosistosel, dakriyosistittir (2,3,7,8).

Dogustan dakriyosistosel, nazolakrimal kanal tikanikliginin bir cesidini olusturmaktadir (3,8). Dakriyosistosel, lakrimal kesenin kistik genislemesidir (3,7,8,11). Bu kistik yapinin tikanmasi veya delinmesi sonucunda enfeksiyon zemininde dakriyosistit ve preseptal selulit gunler veya haftalar icerisinde gelisebilir (4,8,11). Hastamizda da yenido gan doneminde gelisen preseptal selulit durumu oldugundan dolayi orbital tutulum olup olmadiginin ayirt edilmesi ve etiolojiye yonelik cekilen kraniyoorbital BT'de dogustan dakriyosistosel ve stenoz saptandi.

Hastalarin %25'nde dakriyosistosel iki tarasidir. Genellikle tek tarasi olan dakriyosistosel kizlarda daha sik gorulmektedir (7,8).

Preseptal selulitte bakteriyel etken olarak, cocukluk caginda en sik Hemofilus insuenza, stafilokok ve streptokoklar karsimiza cikarken, yenidogan ve sut cocuklugu doneminde en sik stafilokok ve streptokoklar preseptal selulite neden olmaktadir (2-4,10). Ancak hastamizda gozden alinan akinti kulturunde yenidogan doneminde nadir olan Hemofilus influenza uremesi saptandi. Kan kulturunde ureme olmadi.

Hemofilus influenza, gram-negatif, pleomorfik bir kokobasildir (6,12). Yayilimci enfeksiyon olarak bilinen, menenjit, pnomoni, sepsis, bakteriyemi, epiglotit, selulit, septik artrit, osteomiyelit, perikardit gibi tablolara neden olabilir (6,12,13). Uygun tedavi edilmedigi zaman hayati tehlike dogurur (12,13). Preseptal ve orbital selulit ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Enfeksiyonun orbitadan merkezi sinir sistemine yayilmasi sonucunda menenjit, epidural apse, subdural apse, kavernoz sinus trombozu veya beyin apsesi gibi cok ciddi komplikasyonlar gelisebilir (3,5,6). Hastamiz bu komplikasyonlar acisindan ve Hemofilus influenza'ya bagli yayilimci enfeksiyon gelisimi acisindan yakin takip edildi. Erken baslanan damardan antibiyotik tedavisi ile komplikasyonsuz olarak iyilesti.

Preseptal selulitte tani konulur konulmaz antibiyotik tedavisine baslanmalidir (1,3-5,10). Yenidogan ve sut cocuklugu doneminde karsilasilan preseptal selulit olgulari hastaneye yatirilarak damardan antibiyotik ile tedavi edilmelidir (2-4, 7,11). Cocukluk doneminde de orbita tutulumu yoksa hasta toksik gorunumde degilse ayaktan tedavi edilebilir. Ancak aile komplikasyonlar acisindan cok iyi bilgilendirilmelidir. Toksik gorunumde olan, orbita tutulumu olan cocuklar, hastaneye yatirilarak damardan antibiyotik ile tedavi edilmelidir (6,9,10) .

Preseptal selulitte antibiyotik secenekleri icerisinde stafilokok ve H. influenza'ya yonelik olarak ampisilin-sulbaktam, seftriyakson veya sefotaksim yer almaktadir (1-3,5,12,13). H. influenza'da ulkelere ve bolgelere gore degisen %50'ye varan oranlarda bildirilen ampisilin-sulbaktam direnci vardir. Ancak Turkiye'de yapilan calismalarda ampisilin direnci daha dusuk (%3-4) bulunmustur (12,13). Bizim hastamizda beta-laktamaz negatif H. influenza uremesi saptandi, ampisilin ve seftriyakson ile tedavi edildi.

Yenidogan ve sut cocuklugu doneminde gelisen preseptal selulitte neden siklikla nazolakrimal kanal anomalileri oldugu icin hastanin enfeksiyonu damardan antibiyotik ile duzeldikten sonra "probing" yapilmasi onerilmektedir (3,7,8,11). Dakriyosistosel olgularinda, nazolakrimal kanal tikanikli klarinda hastalara dijital masaj onerilse de enfeksiyon tekrarlayabilir (3,7). Mansour ve ark.'larinin (14) bir calismasinda dakriyosistosel tanisi olan 54 olgu bildirilmistir. Hastalari n %75'nde dakriyosistit saptanmis ve dakriyosistit tanisi olan hastalarin 17'sinde ayni zamanda preseptal selulit de bulunmustur. Bu hastalarin %83'une "probing" yapilmis ve basarili sonuclar alinmistir (14). Mansour ve ark.'lari (14) dakriyosistit, selulit olgularinda, tekrarlayan dakriyosistosel veya dijital masajla iyilesme olmayan olgularda cerrahi tedaviyi onermislerdir (14). Yapilan calismalarda erken donemde (ortalama: 5,9-12 gun) tani konulan ve "probing" yapilan dakriyosistosel olgularinda enfeksiyon gelismemis ve bu hastalarda %100 basari elde edildigi bildirilmistir (7,11).

Sonuc olarak, yenidogan doneminde preseptal selulit nadirdir. Bu donemdeki enfeksiyonda en sik etken stafilokok ve streptokoklar olmasina ragmen hastamizda daha nadir olan H. influenza uremesi saptandi. Bakteriyemi ve ciddi ikafa ici komplikasyonlari olan preseptal selulitte yenido ganda tani konulur konulmaz kan kulturu ve gozden akinti kulturu alindiktan sonra hemen damardan antibiyotik tedavisi baslanmalidir. Komplikasyonlar acisindan yaki n takip edilmelidir.

Yenidoganda preseptal selulit altta yatan dogustan dakriyosistosel veya nazolakrimal kanal tikanikligina bagli ikincil enfeksiyon sonucu gelisir. Bu nedenle cocuk goz doktorlari ile birlikte calismak yararli olacaktir. Dogustan dakriyostenoz olgulari dijital masaj, damardan antibiyotik tedavilerine iyi yanit verse de tekrarlayabilir. Bu olgularda genel anestezi altinda uygulanan gozyasi kanalinin genisletilmesi operasyonlari ndan basarili sonuclar alinmaktadir.

Gelis Tarihi/Received: 14.04 2009 Kabul Tarihi/Accepted: 26.10.2009

DOI: 10.4274/tpa.45.295

Kaynaklar

(1.) Ciftci E, Oygar PD, ince E, Dogru U. Periorbital ve orbital selulitin ampisilin-sulbaktam ile tedavisi. Ankara Universitesi Tip Fakultesi Mecmuasi 2002; 55: 265-70.

(2.) Rimon A, Hoffer V, Prais D, Harel L, Amir J. Periorbital cellulitis in the era of Haemophilus influenzae type B vaccine: predisposing factors and etiologic agents in hospitalized children. J Pediatr Ophthalmol Strabismus 2008; 45: 300-4.

(3.) Olitsky SE, Nelson LB. Disorders of the eye. In: Behrman RE, Kliegman RM, Jenson HB (eds.). Nelson Textbook of Pediatrics. 18th ed. Philadelphia: W.B. Saunders Company 2007: 2569-615.

(4.) Molarte AB, Isenberg SJ. Periorbital cellulitis in infancy. J Ophthalmic Nurs Technol 1990; 9: 106-9. (Abstract)

(5.) Devrim I, Kanra G, Kara A, et al. Preseptal and orbital cellulitis: 15-year experience with sulbactam ampicillin treatment. Turk J Pediatr 2008; 50: 214-8. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(6.) Daum RS. Haemophilus influenzae. In: Behrman RE, Kliegman RM, Jenson HB (eds.). Nelson Textbook of Pediatrics. 18th ed. Philadelphia: W.B. Saunders Company 2007: 1173-7.

(7.) Wong RK, VanderVeen DK. Presentation and management of congenital dacryocystocele. Pediatrics 2008; 122: 1108-12. (Abstract) / (PDF)

(8.) Cavazza S, Laffi GL, Lodi L, Tassinari G, Dall'Olio D. Congenital dacryocystocele: diagnosis and treatment. Acta Otorhinolaryngol Ital 2008; 28: 298-301. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(9.) Siddens JD, Gladstone GJ. Periorbital and orbital infections in children. J Am Osteopath Assoc 1992; 92: 226-30. (Abstract)

(10.) Goldman RD, Dolansky G, Rogovik AL. Predictors for admission of children with periorbital cellulitis presenting to the pediatric emergency department. Pediatr Emerg Care 2008; 24: 279-83. (Abstract)

(11.) Becker BB. The treatment of congenital dacryocystocele. Am J Ophthalmol 2006; 142: 835-8. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(12.) Ciftci E, Oygar PD, Genc C, ve ark. Cocuklarda invaziv Haemophilus influenzae tip b enfeksiyonlari. Tur Ped Ars 2002; 37: 213-8. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(13.) Hacimustafaoglu MK. invaziv H. influenza tip B enfeksiyonlari; klinik ve tedavi. Guncel pediatri 2004; 2: 112-5. (Full Text) / (PDF)

(14.) Mansour AM, Cheng KP, Mumma JV, et al. Congenital dacryocele. A collaborative review. Ophthalmology 1991; 98: 1744-51. (Abstract)

Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Zahide Yalaki, Ankara Egitim ve Arastirma Hastanesi Cocuk Sagligi ve Hastaliklari Klinigi , Ankara, Turkiye E-posta: dr_zahide@yahoo.com

Zahide Yalaki, Ulku Tiras, ilknur Ozkan, Yildiz Dallar

Ankara Egitim ve Arastirma Hastanesi, Cocuk Sagligi ve Hastaliklari Klinigi, Ankara, Turkiye
Gale Copyright: Copyright 2010 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.