Notes on the 19. Century Ottoman Woman and European Music/ Dogulu kadinin batili yuzu: 19. Yuzyil Osmanli kadini ve Avrupa muzigi uzerine notlar.
Article Type: Report
Subject: Music (History)
Music (Social aspects)
Musicians (Social aspects)
Author: Baydar, Evren Kutlay
Pub Date: 06/01/2008
Publication: Name: Kadin/Woman 2000 Publisher: Eastern Mediterranean University Audience: Academic Format: Magazine/Journal Subject: Social sciences; Women's issues/gender studies Copyright: COPYRIGHT 2008 Eastern Mediterranean University ISSN: 1302-9916
Issue: Date: June, 2008 Source Volume: 9 Source Issue: 1
Topic: Event Code: 290 Public affairs
Product: Product Code: 8422000 Musical Arts; 7929310 Musical Artists NAICS Code: 71119 Other Performing Arts Companies; 71113 Musical Groups and Artists SIC Code: 7929 Entertainers & entertainment groups
Geographic: Geographic Scope: Turkey Geographic Code: 7TURK Turkey
Accession Number: 232156446
Full Text: Short Summary

For centuries, Turkish music has been developed in monophonic texture with its own harmonic and rhythmic rules, different than the western music system. Music took an important position in the Ottoman Court for centuries, both in education and in performance practices. The Sultans were raised with a music culture; learned to play an instrument and to compose, or at least appreciate music.

During 19th century, Otoman Empire encountered a "Westernization process" in music (as well as in other areas). With the enterance of polyphonic western music into the Ottoman Court, beginning with Sultan Selim III., but mainly and actively during the period of Sultan Mahmud II, a great reconstruction in the Ottoman music begins. The reformations of Mahmud II., which were the first movements of polyphony in Turkey, mark a break point in the Turkish music history.

Although it seems like there are just male musicians, who took active part in this westernization process in music, women musicians also contributed to the development of western music in the Ottoman Empire. This note introduced the women musicians, who composed works in western musical forms and examplified their compositions.

Giris

Turk muzigi yuzyillar boyunca bati muzigi sisteminden farkli olarak tek sesli ve kendi makam ve usulleri cercevesinde gelisme gostermistir. Osmanli saraylarinda muzik gerek egitimi gerek icrasi acisindan cogunlukla buyuk onem tasimis, sultanlar muzik kulturuyle ic ice, bir muzik aleti calarak, beste yaparak ya da en azindan muzigi takdir ederek buyumuslerdir.

19. yuzyilda Osmanli imparatorlugunda muzikte (ve diger alanlarda) batililasma egilimi gorulmektedir. Cok sesli bati muziginin III. Selim zamanindan baslayarak ve esas olarak II. Mahmud'la birlikte Osmanli sarayina girmesiyle Osmanli muziginde buyuk bir yeniden yapilanma baslar. II. Mahmud'un reformlari Turk muziginde bir donum noktasi olusturmus olup, ortaya cikan hareket Turkiye'deki cok sesliligin ilk adimlaridir.

Batililasma hareketi cercevesinde yapilan muzik calismalarinda her ne kadar erkek muzisyenlerin isimleri on plana ciksa da, kadinlar da bati muziginin Osmanli imparatorlugunda gelisimine onemli katkilarda bulunmuslardir. Bu calisma, bati muzigi formlarinda eserler uretmis kadin muzisyenleri tanitmakta ve bati muzigi formunda bestelenmis eserlerinden ornekler vermektedir.

1. Osmanli Haremi Ve Bati Muzigi Calismalari

19. yuzyil Osmanli Imparatorlugu tarihinde topyekun bir batililasma hareketini temsil etmektedir. Bu hareketten muzik de nasibini almis, bati muzigi Osmanli topraklarinda icra edilir ve uretilir olmustur. Bati muzigi calismalari, ilk olarak askeri alanda, unlu opera bestecisi Gaetano Donizetti'nin agabeyi Italyan askeri bando muzisyeni Giuseppe Donizetti'nin Muzika-i Humayun'un sefi olmak uzere davet edilmesiyle ve bati muzigini Osmanli topraklarinda ogretmek, yaymak ve icra etmek uzere goreve getirilmesiyle baslamistir.

Ilk polifoni calismalari monofonik Turk musikisi eserlerini cok seslendirme denemeleri vasitasiyla olmustur. Bati muzigi calismalarinin yayginlasmaya baslamasiyla kadin muzisyenler de bu muzigin icrasi ve uretiminde rol almaya baslamislardir. Bu baglamda, basa gecen her Sultan Avrupa'nin unlu muzisyenlerini gerek konser vermek ya da bandoyu teftis etmek gerekse bati muzigini ailesine ve saray erkanina ogretmek uzere saraylarina davet etmis, eslerinin, hareminin ve kizlarinin bati muzigi egitimi almalarina vesile olmustur (Kutlay Baydar, 2009).

Erkeklerin orkestrasinin giremedigi haremde kadinlar kendi orkestralarini kurmuslardir. Haremdeki orkestra calismalari aktif olarak ilk kez I. Abdulmecid devrinde baslamistir. Kizlardan olusan ve haremde temsiller veren bale heyetine bu kadinlar fanfari' eslik etmektedir. Kadinlarin orkestrasi 80 kisiden olusmakta ve 'Tambur Major" adi verilen bir sef tarafindan yonetilmektedir. Orkestra cogunlugu nefesli calgilar olmak uzere; on sirasinda klarnet, flut ve birinci boru takimi olmak uzere, ikinci ve ucuncu siralarinda ikinci boru takimi, trompet, davul ve zil gibi calgilardan olusmaktadir (Aksoy, 1999).

Osmanli kadininin bati muzigi calismalari bircok Avrupa ulkesinin de dikkatini cekmistir. Nitekim Avrupa gazetelerinde Osmanli'daki bati muzigi calismalarla ilgili haberler yer almaya baslamistir. Bu haberlerden bir tanesine 30 Agustos 1856 tarihli Tfie Musical Gazette haberi ornek gosterilebilir:

Bu haber Saraydaki kadinlarin bati muziginin Osmanli topraklarinda hizla yayilmasinin etkisinde kaldigi gorusunu desteklemektedir.

19. yuzyilda Kirim Savasinin ardindan Istanbul'a seyahatler yaparak saray cevresindeki kadinlarla dostluklar kuran ve gozlemlerini hatiratinda kaydeden Ingiliz seyyah M.A. Walker, kadinlar orkestrasinin I. Abdulmecid devrinde varligindan soz etmektedir. Ayrica Padisah I. Abdulmecid'in kizi Zeynep Sultan'in sarayinda da erkekler gibi giyinmis, flut, trompet, korno gibi nefesli calgilar ve cesitli vurmali calgilar calan bir kadinlar orkestrasindan bahsetmektedir (Aksoy, 1999). Cemal Unlu de "Eski Kanto, Yeni Kanto" adli makalesinde I. Abdulmecid'in hareminde kurulan ilk kadin bandosunun ardindan Adile Sultanin saray orkestrasinin olusturuldugunun altini cizmektedir (Unlu, 1998).

Kadinlar orkestrasi ve bati muzigi dersleri hakkinda bilgi edinebildigimiz bir diger kaynak, o donemde cocuklugu ve gencligi Ciragan Sarayi'nda gecmis, kendisi de Bati muzigi dersleri almis ve besteler yapmis olan, donemin en onemli besteci, icraci ve edebiyatcisi Leyla (Saz) Hanimefendi'nin yazdigi ani kitabidir. Bu kitapta aktarilanlara gore, kadinlarin egitimi, Ciragan ve Dolmabahce Saraylarinin alt katinda erkek ogretmenler tarafindan surdurulmektedir. Bati muzigi egitimi haftada iki gun yapilmaktadir. Kalfa kadinlar, baslarinda, uclari omuzlarina sarkitilmis ortuler ve gunluk giysileriyle derse girmekte, kalfalarin yani sira, harem agalari ve dans eden kizlara hizmet eden cariyeler de orada hazir bulunmaktadir. Saraydaki kucuk kizlarin da ses yapmamak kosuluyla dersleri dinlemelerine izin verilmektedir; boylelikle onlarin da Bati muzigine kulak dolgunlugunun olusmasi saglanmaktadir (Saz, 1974).

Bazi senliklerde de calan kadinlar fanfarinin repertuarinda opera parcalari vardir. Iskoc ve Ispanyol danslarinin yani sira baska Avrupa danslari da yorumlayan fanfar takimindan Leyla (Saz) Hanim, unlu Italyan opera bestecisi Verdi'nin La Traviafa'sindan parcalar dinledigini hatirlamaktadir (Aksoy, 1999).

Harem-i Humayun'un kadinlardan olusan orkestrasi en az Muzika-i Humayun'un erkeklerden olusan orkestrasi kadar basarilidir. 1861'de Vahdettin dogdugunda, Muzika-i Humayun orkestrasi Sarayin bahcesinde kapi onunde, kadinlar orkestrasi ise bahce kapisina yakin bir yerden paravana arkasinda sirayla calmislardir. Kadin muzisyenler giydikleri kiyafetle ve kisa kesimli saclariyla erkekleri andirmaktadirlar. Uniformalari; defneyapragi islenmis iki santimetre genisliginde sirma zirhli narcicegi renginde kadife bir pantolon ve etekleri, kollari ve boyun kismi yine sirma islemeli birer ceketten olusmaktadir. Baslarina, kiyafetlerinin kumasindan kenari zirhli ve ferahili fes, ayaklarina ise parlak ayakkabilar giymektedirler.

Osmanli Hareminin keman hocasi olarak (De violin au Harem Imperial] sifatiyla Sark Ticaret yilliklarinda gecen isim Paul Giammalva'dir (Kutlay Baydar, 2010). Giammalva'nin Sark Ticaret yilliklarinda kayitli oldugu tarihler goz onune alindiginda I. Abdulmecid devrinde gorev yaptigi ve II. Abdulhamid devrine kadar gorevde kaldigi anlasilmaktadir.

2. Osmanli Imparatorlugunun Bestekar Prensesleri

Saray halkinin ve hareminin bati muzigi calismalari ve padisahlarin bati muzigi calismalarina verdikleri destek Sultanlarin eslerinin ve kizlarinin da bu "yeni tarz"daki muzikte iyi egitim almalarini saglamistir. Hanim sultanlar ve prensesler bati muzigi formlarinda besteler yapmis, piyano, arp gibi bati muzigi calgilarini icra etmislerdir. 19. yuzyilda Avrupa'da da favori olan polka, mazurka, skotis, kadril, vals, galop gibi dans formlarinin yani sira mars ve un gibi formlarda eserler uretmislerdir.

Bu muzisyen prenseslerden biri I. Abdulmecid'in kizi, II. Abdulhamid'in kiz kardesi Behice Sultan'dir. Behice Sultan agabeyi II. Abdulhamid'e ithafen bir Polka-Mazurka bestelemistir. Eser, Istanbul Universitesi Nadir Eserler Kutuphanesinde (IUNEK) tespit edilmistir.

[ILLUSTRATION OMITTED]

Kendisi de bati muzigi formlarinda en cok eser uretmis padisah olan V. Murad'in kizlari Hatice Sultan (1870-1928) ve Fehime Sultan (1875-1927) da birer bestekardir. Hatice Sultan babasina ithafen bir vals bestelemistir; cok iyi piyano calan Fehime Sultan'in ise "Galop a la Constitution"-Mesrutiyet Galop'u ve "Marche L'Union National"--Milli Birlik Marsi baslikli eserleri vardir.

[ILLUSTRATION OMITTED]

Bir diger bestekar prenses, II. Abdulhamid'in kizi Ayse Sultan'dir. Ayse Sultan ilk piyano derslerini, Donizetti Pasa'nin ogrencilerinden Hazinedar Durriyekta Kalfa'dan ve sonrasinda Francois Lombardi'den almistir. Bestekarliginin yani sira mukemmel bir piyanist oldugu da bilinmektedir. Guftesini de kendisinin yazdigi ilk bestesi olan "Hamidiye" Marsini 12 yasinda iken bestelemis, 1901'de, 25. culus yildonumunde babasi padisah Abdulhamid'e hediye etmistir. Piyano'nun yani sira arp ve keman da calan Ayse Sultan'in bircok eseri gunumuze ulasmistir (Oztuna, 1970). Ayrica Halife II. Abdulmecid icin besteledigi " Marche a sa Majeste le Calife Ahdoul-Medjid Khan II" (Majesteleri Halife II. Abdulmecid Han Marsi) ve "Istanbul Marsi" baslikli eserleri vardir.

Ayse Osmanoglu hatiratinda, kardesi Naime ve Sadiye Sultanlarin da Bati muzigi egitimi almis cok iyi birer piyanist oldugundan bahsetmektedir (Osmanoglu, 1994). Bir diger bestekar prenses ise Sultan Abdulaziz'in oglu Seyfeddin Efendi'nin kizi Gevheri Sultan'dir.

[ILLUSTRATION OMITTED]

3. Halktan Kadin Muzisyenler ve Bati Muzigi Formlarindaki Eserleri

Saraydaki kadinlarin bati muzigi calismalari ve ulkedeki batililasma hareketi saray disindaki kadinlarin da bu harekette yer almalarina on ayak olmustur. Saray tarafindan da desteklenen kadinlardan Fransa, Avusturya, Isvicre gibi Avrupa ulkelerine bati muzigi egitimi almak uzere burslu gonderilenler olmustur.

Basbakanlik Osmanli Arsivinde bulunan ve devletin cesitli kurumlarinin ic yazismalarini iceren bazi belgeler, halktan kadinlarin yine kadinlara hitaben bati muzigi dersleri verecek muzik okulu acma taleplerini ortaya koymaktadir (Kutlay Baydar, 2010). Kadinlarin bati muzigi egitimi almak ya da muzik ogretmenligi yapma tesebbuslerinin bir kismi Saray tarafindan desteklenmistir.

3.1. Fatma Zinnur Hanim

Babasi II. Abdulhamid'in Tahrirat-i Hariciye Katibi (Disisleri Bakanligi Sekreteri olan Fatma Zinnur Hanim, babasinin gorevi dolayisiyla Saray'a yakin oldugunu ve o ortamda yetistigini tahmin ettigimiz bir Osmanli kadinidir. Babasi Mehmet Nuri Bey, Osmanli Tarihinin cokus yillarina denk gelen ve Abdulhamid devrinin tek zaferi olan 1897 tarihli Osmanli-Yunan Savasi sonucunda Yunanistan'la yapilan anlasmayi imzalayan isimler arasindadir (Kutlay Baydar, 2010).

Abdulhamid tarafindan Guzel Sanatlar alaninda bir nisanla odullendirilmistir. 1894 yilinda aldigi bu nisandan uc yil sonra ise, Osmanli Yunan Savasi sonrasi kazanilan Catalca bolgesine atif yaparak isimlendirdigi "Catalca Zaferi Askeri Marsi" ni bestelemistir (Kutlay Baydar, 2010). Eserin kapaginda, marsi padisahin emriyle besteledigi ve guzel sanatlar alaninda bir nisani oldugu belirtilmistir.

[ILLUSTRATION OMITTED]

Marsin notalarina eslik eden sozleri de zaferin Osmanli halkinda uyandirdigi sevinci birebir yansitmaktadir. Padisah II. Abdulhamid'i takdir eden ve Osmanli imparatorlugunun onun "Devrinde Cihanin Sahi" oldugunu altini cizen marsin cosku dolu guftesi, "Binler Yasa" avazesiyle padisaha duyduklari sukrani bildirmektedir.

[ILLUSTRATION OMITTED]

3.2. Diger Kadin Muzisyenler

Fatma Zinnur Hanim gibi bir miktar kadin muzisyenin eseri gunumuze intikal etmistir. Bu muzisyenlerden biri Irene Comendinger'dir. Hakkinda fazla malumat bulunmasa da soyadindan donemin unlu Muzik aletleri ve nota tedarikcisi, saraya da birebir hizmet eden Aleksander Comendinger'in akrabasi oldugu anlasilmaktadir. Irene Comendinger'in II. Abdulhamid'e ithafen besteledigi "Selamlik Marsi"nin bir kopyasi Istanbul Universitesi Nadir Eserler Kutuphanesinde korunmaktadir.

[ILLUSTRATION OMITTED]

Yine II. Abdulhamid'e eser ithaf etmis bir diger kadin muzisyen Fransiz asilli Laurette Rosette'dir. "Vive Le Sultan!"-Padisahim Cok Yasa! adli marsin notasini donemin unlu dergisi "Malumat", "Chant Turc"-Turk Ezgileri basligiyla dergi ilavesi olarak vermistir.

[ILLUSTRATION OMITTED]

Her ne kadar yasaminin buyuk cogunlugu Cumhuriyet yillarinda gectiyse de Osmanli doneminde dogdugundan kendisine burada yer verebilecegimiz ve belki de Osmanli doneminde Cumhuriyete gecisi temsil edebilecek kadin muzisyen Nazife Guran'dir. 1921 yilinda Hariciyeci babasinin gorevi dolayisiyla Viyana'da dunyaya gelen Nazife Hanim, ilk muzik derslerini annesinde almis, Istanbul'a dondugunde ise Cemal Resid Rey'in ogrencisi olmustur. Babasi Berlin'e tayin edilince kendisi de Berlin Muzik Akademisine kabul edilmistir.

[ILLUSTRATION OMITTED]

Bati muzigi formlarinda bircok eser besteleyen Nazife Guran'in calismalari arasinda Abdulhak Hamid'in Tekbir-i Milli'sini koro ve orkestra icin bestelemesi, Sfenks Sonati ve Mehlika Sultan konser etudu sayilabilir. Doktor esinin Diyarbakir'daki gorevi sirasinda Diyarbakir Filarmoni Dernegini kuran Nazife Hanim, ayni zamanda burada bir cocuk korosu da kurup yetistirmistir. Nazife Guran, son eseri Mehlika Sultan'i operaya uyarlama calismalari sirasinda hayatini kaybetmistir.

Sonuc yerine

Tarihsel kaynaklarin isiginda tarihsel metodolojiyle Osmanli kadinlarinin bati muzigi calismalarinin irdelendigi bu kisa calisma, 19. yuzyil batililasma hareketinin bir sonucu olarak on plana cikan bati muzigi calismalarinda gerek saray kadinlarinin gerekse halktan kadinlarin eserlerinden bazilari orneklenmistir.

Osmanli'daki harem ve kadin muzisyenlerle ilgili detayli bilgileri iceren yazili kaynaklarin kisitliligi, o donemdeki icraci ve bestekarlarin isimlerini belirleme konusunda bizi kisitlamakta, eserleri vasitasiyla varliklarini tespit edebildigimiz kadin muzisyenler hakkinda da detayli bilgiye ulasmamiz konusunda buyuk gucluk yaratmaktadir. Bu baglamda bir de Osmanli donemine ait bircok eserin ve arsivin savas yillarinda kayboldugu goz onune alinirsa, bu makalede sunulan bulgular buna benzer baska bulgularin da olabilecegini gostermektedir. Diger bir deyisle bati muzigi calismalarinda bulunmus baska Osmanli kadinlarinin da olabilecegine dikkat cekilmelidir.

Ayrica, bu kadinlar, Cumhuriyet yillarinda bati muzigi calismalarinda bulunacak kadin muzisyenlere yaptiklari calismalarla emsal teskil etmislerdir.

Kaynakca

Aksoy B. (1994). Avrupali Gezginlerin Gozuyle Turk Musikisi. Istanbul: Pan Yayincilik.

Aksoy Bulent (1999). Osmanli Musiki Geleneginde Kadin. Osmanli, 10: 778800.

Anonim (2006). Nurdan Bir Hale. CD Kitapcigi. Istanbul: Kalan Muzik.

Kutlay B. E. (2009). Osmanli Saraylarinda Konser Veren Avrupali Muzisyenler ve Osmanli'da Bati Muziginin Gelisimine Katkilari. Ataturk Universitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 22: 139.

Kutlay B. E. (2010). Osmanlinin "Avrupali"Muzisyenleri. Istanbul: Kapi Yayinlari.

Osmanoglu A. (1994). Babam II. Abdulhamid. Istanbul: Selis Yayinlari.

Oztuna Y. (1988). Turk Muzigi Ansiklopedisi. Cilt I. Istanbul: Milli Egitim

Basimevi.

Saz L Sadi B. (Haz.) (1974). Haremin Icyuzu. Istanbul: Milliyet yayinlan Tarih Dizisi: 36.

The Musical Gazette. 30 Agustos 1856.

Unlu C. (1998). Eski Kanto, Yeni Kanto. Istanbul: Kalan Muzik.

Evren Kutlay Baydar *

* Dr. Evren Kutlay Baydar, Insani Bilimler ve Edebiyat Fakultesi, Koc Universitesi, lstanbul-Turkiye. Email: ekutlay@ku.edu.tr

Notes

(1) Bakir nefesli calgilardan olusan topluluk
Burada, Avrupa muzigine karsi olan ilgi son zamanlarda buyuk artis
   kazandi. Sultan'in hareminde sadece hanimlardan olusan mukemmel bir
   orkestra bulunmaktadir. Bu hanimlardan bir tanesi ozellikle kemanda
   cok basarili bir icracidir; hatta stili asiri derecede Terasa
   Milanollo'yu andirmaktadir. Piyano bulunmayan haremlerin sayisi
   artik pek az olup, Turk hanimlari mukemmel icracilardir.
Gale Copyright: Copyright 2008 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.