Neuroendocrine dysfunction in fibromyalgia/Fibromiyaljide noroendokrin islev bozukluklari.
Abstract: Fibromyalgia is a chronic rheumatismal disease characterized by widespread pain and fatigue with unknown etiology. Subtle alterations of the neuroendocrine system in fibromyalgia syndrome have been proposed as a shared pathway linking numerous etiological and perpetuating processes with symptoms and observed physiological abnormalities. The role of neurohormonal mechanisms in the pathogenesis of fibromyalgia is discussed in this paper.

Key words: Fibromyalgia, neuroendocrine, neurohormone

Fibromiyalji sendromu, etyolojisi tam olarak aciklanamamis, yaygin agrive yorgunluk ile karakterize kronik romatizmal hastaliktir. Fibromiyaljide gorulen fizyolojik anormallikler, klinik bulgular ve etyolojide rolu oldugu dusunulen sayisiz faktorun noroendokrin degisiklikler ile baglantiliolabilecegi ileri surulmektedir. Bu yazida fibromiyalji patogenezinde norohormonal mekanizmalarin rolu anlatildi.

Anah tar soz cuk ler: Fibromiyalji, santral agri, noroendokrin disfonksiyon
Article Type: Report
Subject: Fibromyalgia (Complications and side effects)
Fibromyalgia (Research)
Fibromyalgia (Development and progression)
Author: Altindag, Ozlem
Pub Date: 06/01/2009
Publication: Name: Turkish Journal of Rheumatology Publisher: Aves Yayincilik Audience: Academic Format: Magazine/Journal Subject: Health Copyright: COPYRIGHT 2009 Aves Yayincilik ISSN: 1309-0291
Issue: Date: June, 2009
Topic: Event Code: 310 Science & research Canadian Subject Form: Neuroendocrine tumours; Neuroendocrine tumours
Geographic: Geographic Scope: Turkey Geographic Code: 7TURK Turkey
Accession Number: 221761171
Full Text: Giris

Fibromiyalji Sendromu (FMS) etyolojisi tam olarak bilinmeyen, yaygin vucut agrilari, belli anatomik bolgelerde hassas noktalar ve yorgunluk ile karakterize kronik agri sendromudur (1, 2). Epidemiyolojik calismalarda gorulme sikligi kadinlar icin %5, erkekler icin %1.6 olarak bildirilmistir. Etyopatojenezi henuz tam olarak aciklanamamis olmakla birlikte uyku duzensizligi, noroendokrin islev bozuklugu, bolgesel kan akimi degisikligi, metabolik ve immunolojik bozukluklar gibi cesitli faktorlerin rolu oldugu ileri surulmustur (3, 4). FMS tedavisinde analjezik ve kas gevsetici ilaclar, fizik tedavi modaliteleri, egzersiz, kaplica tedavileri, biofeedback gibi farkli yaklasimlardan faydalanilmaktadir (5). Fibromiyalji kelimesi, Latince bagdoku anlamina gelen -fibro, kas anlamina gelen--my, agri anlamina gelen -al, ve durum anlamina gelen -gia koklerinden turetilmistir, kas ve bagdokunun agrili durumu anlamina gelmektedir. Amerikan Romatizma Cemiyeti (ACR) tarafindan 1990 yilinda belirlenen kriterlere gore 3 aydan fazla devam eden yaygin agrive 18 noktadan 11'inde agri ve hassasiyet olmasi FMS tanisi koymak icin yeterlidir (6). FMS'na cogu zaman psikiyatrik bozukluklar, basagrisi, uyku bozuklugu, sabah tutuklugu, parestezi, gastrointestinal sistem ile ilgili fonksiyon bozuklugu, gogus agrisi, ortostatik hipotansiyon ve tasikardi gibi cesitli semptomlar eslik eder (7). Bu noktada akla su sorular gelebilir; fibromiyalji primer olarak psikiyatrik bir hastalik midir yoksa sadece tanimlanamamis kronik sikayetler toplulugu mudur? Etyolojide fiziksel travma, cerrahi girisimler, enfeksiyonlar, emosyonel stres, siddete maruz kalma, cinsel istismar, mesleki stresler, mukemmeliyetci kisilik ozelligi gibi cesitli faktorler suclanmaktadir. Patofizyolojide Hipotalamus-hipofiz adrenal aks (HPA) duzensizligi, Substans P, kortizol, serotonin, norepinefrin ve Somatomedin C duzeyi degisiklikleri gibi noroendokrin islev bozukluklari uzerinde durulmaktadir (9). Histokimyasal calismalarda, kas lifi membranive mitokondride yapisal ve metabolik duzeyde, yuksek enerjili fosfat metabolitlerinde degisiklik oldugu gosterilmis, hassas nokta olarak adlandirilan lokalize alanlarda ADP ve ATP duzeyleri kontrol noktalarina gore dusuk bulunmustur (10, 11). Fiziksel inaktivite ve noroendokrin degisikliklere bagli olarak FMS hastalarinin kas kutlesi ve kas gucunde de saglikli kontrollere gore %30'luk azalma oldugu bildirilmistir. Bununla birlikte periferik kas metabolizmasinda degisiklik oldugu gorusu bugun eskiden oldugu kadar yaygin kabul gormemektedir (12). FMS'da santral sinir sistemi disfonksiyonu uzun zamandir uzerinde durulan patofizyolojik mekanizmalardan biridir (13). Fibromiyaljili hastalarda kronik agrili uyaranlarin, santral sinir sisteminde agri olusturan yollarda noroplastisite ve disfonksiyona yol actigi saglikli kontrollere gore beynin agriya cevabinin farkli oldugu gosterilmistir (14). Gracely ve ark. (15) calismalarinda FMS hastalarinda tirnak yatagindan agrili uyaran verildiginde beynin belli bolgelerinde saglikli kontrollere gore daha fazla kan akimi oldugunu bildirmislerdir. Fonksiyonel magnetik rezonans goruntuleme calismalarinda da benzer sonuclar alinmistir. Bununla birlikte, vaskuler aktivite artisinin FMS'ye ozgu olmadigi, diger kronik agrili hastalarda da goruldugu belirtilmistir. Kronik agri algilanmasinda N-Metil D aspartik asit reseptorlerinin rolu onemlidir. C polimodal nosiseptorler uzerinden surekli agrili uyaran girdisi NMDA reseptorlerinin aktivasyonunu ve temporal sumasyonu (wind-up) uyararak agrinin kroniklesmesine neden olmaktadir (16). Temporal sumasyon noronlari agrili uyarana karsidaha hassas hale getirir ve santral agrimodulasyonunun onemli bir komponentidir (17, 18). Normal fizyolojik kosullarda, inen inhibitor yollar spinal kord duzeyinde agri algilanmasinin hibe eder, fibromiyaljili hastalarda bu isleyisin bozuldugu bilinmektedir. Santral sinir sisteminde glia hucreleri ve astrositler, agrili uyarana cevap olarak nitrik oksid, prostoglandin, lokotrien, sinir buyume faktoru, ve serbest radikallerin salinimina neden olur. Ayrica, glia hucreleri proinflamatuvar sitokinlerin salinimiyla agrinin kroniklesmesini onler. FMS hastalarinda glia hucrelerinin agrili uyarana cevabinin bozulmus olabilecegi ileri surulmektedir (18-20). FMS hastalarinda, dopamin, serotonin, tirotiropin salgilaticihormon (TRH) duzeyleri de azalmistir (21, 22). Ancak bu noroendokrin degisiklikler FMS'na spesifik degildir zira major depresif bozuklukta da benzer degisiklikler ortaya cikabilmektedir (23). Genetik predispozisyonu olan sahislarin viral enfeksiyon veya diger streslere maruz kalmalari, HPA aks duzensizligi gibi norohormonal disfonksiyona neden olmakta ve bu durum, spinal veya supraspinal seviyelerde inhibitor transmitterlerde (orn: serotonin) fonksiyonel azalma ve eksitator transmitterlerde (orn: substans P) ise yuksek aktivite ile karakterize aberan santral agri algilamasina yol acmaktadir (24). Dusuk serotonin ve yuksek substans P duzeyleri bu hastalardaki dusuk agri esigini izah edebilir. Yunus (25), farkli periferik ve santral faktorlerin de FMS'li hastalardaki agri ve diger semptomlara katkida bulunabilecegini bildirmistir. Moldofsky'nin (26) tarif ettigi uyku bozuklugu ve psikiyatrik bozukluklar bu santral faktorlerdendir. Periferik faktorler ise sempatik aktivitede artis, mekanik stres ve kas mikrotravmalaridir. Bununla birlikte, Yunus (27), fibromiyalji gelismesinde santral faktorlerin daha onemli oldugunu vurgulamaktadir. Santral ve periferik faktorlerin karmasik interaksiyonu sonucu FMS'nin gelistigini gosteren modele gore FMS, dusuk fiziksel aktiviteye bagli gelisen kas mikrotravmasi ile baslamaktadir. Bu kas mikrotravmasi; buyume hormonu sekresyonunda azalma, HPA aksinda bozukluk, alfa EEG non-REM uyku anomalisi ve bolgesel agri sendromuna bagli olabilecegi gibi, genetik predispozisyona da bagli olabilir (28, 29). Noroendokrin disfonksiyon ve biyokimyasal degisiklikler FMS'ye ait bircok klinik bulgunun, noroendokrin veya metabolik duzensizliklerle ilgili olabilecegi belirtilmistir. Bir aminoasit olan triptofandan sentezlenen serotonin (5 hidroksitriptamin), non-REM uykusu, agrive ruh halinin duzenlenmesinde rol alan ve substans P islevlerini degistiren bir norotransmitterdir (30). Azaldiginda non REM uykusunda azalma, somatik yakinmalar, depresyon ve agri hissinde artma olur (31). Serotonin eksikligi hipotezi gozonune alinarak, fluoksetin gibi selektif serotonin geri alim inhibitorleri (SSRI) tedavide kullanilmis, ancak farklisonuclar ortaya cikmistir (4). Tum hastalarda gorulmeyen serotonin yetmezligi, FMS'nin 2 onemli ozelligi olan agrive uyku bozuklugunu aciklayabilir. FMS'de prolaktinin kontrollere gore daha yuksek oldugu gozlenmis, ust merkezlerin disfonksiyonuna bagli olabilecegi bildirilmistir. Non-REM uykunun 4. fazinda salgilanan buyume hormonu ve insulin benzeri buyume faktoru 1'in (IGF-1) FMS patogenezinde ozellikle kas disfonksiyonu ile ilgili olabilecegi ileri surulmustur. Tiroid hormonu ve kortizolun her ikisinin de buyume hormonu uretimini duzenledigi bilinmektedir zira hipotiroidide ve kronik yuksek doz kortikosteroid tedavisi alanlarda FMS benzeri semptomlar gorulebilir. Ayrica IGF-1 ve buyume hormonu duzeyinin dusuk olmasi iskelet kasihomeostazini olumsuz yonde etkiler (32). FMS'nin menapoz oncesi donemdeki kadinlarda daha fazla gorulmesi patogenezde seks hormonlarinin rolu olabilecegini gundeme getirmis, substans P ve serotoninin beyinde ostrojen tarafindan module edildigi gosterilmistir (33). Ayrca, FMS'li hastalarda eser element duzeylerinin dusuk olmasi, FMS'nin oksidatif stres olusturan bir hastalik oldugunu dusundurmektedir (34). HPA HPA, sempatik sistem ile birlikte strese karsi primer cevap sistemidir. Akut strese cevap olarak hipotalamustan salinan kortikotropin salgilatici hormon (CRH), on hipofizden adrenokortikotropik hormon (ACTH) ve adrenal bezlerden kortizol salinmasina neden olur. Stres ortadan kalktiktan sonra da kortizol ve ACTH seviyeleri yuksek kalmaya devam eder (35). HPA aks islevi statik ve dinamik olarak degerlendirilebilir. Statik testler, 24 saatlik idrarda serbest kortizol duzeyi, sabah ve aksam saatlerinde serum kortizol duzeyi olculerek yapilir. En yaygin kullanilan dinamik test ise deksametazon supresyon testidir, disaridan verilen kortizol ile HPA aksin ne kadar baskilanabilecegini gosterir. Agir bir strese maruz kalma sonucu HPA aksinda islev bozuklugu devamli hale gelebilmektedir. Ornegin erken yaslarda anne babasini kaybeden cocuklarin serum kortizol duzeyinin normalden yuksek oldugu ve bu cocuklarda daha ileri yaslarda psikiyatrik hastalik ortaya cikabildigi bildirilmistir (23, 36). Benzer sekilde cocukken cinsel istismara maruz kalan cocuklarda HPA aks duzensizligi ve depresyonun eslik ettigi kronik agri sendromlari tarif edilmistir. Calismalar, FMS'de HPA aks islevinde duzensizlik oldugunu, serumda azalmis kortizol duzeyi ve 24 saatlik idrarda azalmis kortizol atilimi ve diurnal ritmin bozuldugunu gostermistir (37). Cushing hastaligi nedeniyle hipofizektomi yapilan hastalarda da FMS semptomlarinin ortaya ciktigi ileri surulmustur. Bununla birlikte, endokrin degisikliklerin oldugu major depresif bozukluk, alkolmadde bagimliligi gibi farkli klinik durumlar da ortaya cikabildigi ve fibromiyalji icin spesifik olmadigi bilinmektedir. Patogenezinde benzer mekanizmalar ileri surulmesine karsin FMS hastalarinin hepsinde depresyon ya da depresyon hastalarinin hepsinde fibromiyalji bulgulari gorulmemektedir. Ayrica depresyonda fibromiyaljide beklenenin aksine serum serbest kortizol duzeyi daha yuksek olarak bulunmustur. FMS hastalari ile romatoid artrit hastalarinin karsilastirildigi bir calismada FMS hastalarinda kortizol saliniminda diurnal ritmin bozulmus ve deksametazon supresyon testi ile kortizol saliniminin baskilanamadigi gorulmustur. Bu iki hasta grubunda depresif belirti siddetinin farkli olmadigida bildirilmistir (38). Growth Hormon Growth hormon (GH) on hipofizden salinir, karacigerden ozellikle kaslar uzerinde onarim ve guclenmeyi saglayan insulin benzeri buyume faktoru (IGF-I) salgilanmasina neden olur. Bir cok calismada strese cevap olarak GH salinimiyla ilgili celiskili sonuclar bildirilmistir. Ancak son calismalarda ozellikle cocuklarda strese karsi GH saliniminda azalma oldugu ve stresli ortamdan uzaklastiginda GH saliniminin tekrar normal seviyelere geldigi ileri surulmustur.

Fibromiyalji Sendromunda da GH ve IGF-I duzeylerinin dusuk oldugu bilinmektedir. FMS hastalari ile diger romatizmal hastaligiolan, kronik agrisi olan ve saglikli kontrollerin karsilastirildigi bir calismada IGF-I duzeyinin sadece fibromiyaljide dusuk oldugu, diger romatizmal hastaliklarda ve kronik agrida normal oldugu bildirilmistir (38, 39). FMS'da dusuk GH duzeyi, sebepten cok sonuc olarak dusunulmektedir zira GH en fazla derin uyku fazinda salinmaktadir ve fibromiyaljide derin uykunun 3. ve 4. fazinda bozukluk oldugu bilinmektedir (40). FMS'de hastaligin ilerlemesiyle GH'nun daha fazla dustugu de dusunulmektedir. Ayrica fibromiyaljide gorulen yorgunluk, egzersiz kapasitesinin dusuk olmasi, soguk intoleransi gibi bir cok klinik bulgu GH'nun eksikligi ile aciklanabilmektedir. Androjenler Dehidroepiandrosteron (DHEA), adrenal bezlerden salinan major androjendir. Saliniminda diurnal ritm yoktur ve serumda yuksek duzeyde olculebilmektedir. Bu yonuyle aslinda adrenal bezlerin fonksiyonunu degerlendirmede glukokortikoidlerden daha cok bilgi verir (39). DHEA duzeyi depresyonda ve anoreksiya nervozada dusuk olarak bulunmustur (40). Fibromiyaljili 56 hasta ile yapilan bir calismada DHEA ve testosteron duzeylerinin kontrollere gore dusuk oldugu, DHEA duzeyinin agri siddetiyle korelasyon gosterdigi bildirilmistir (41). FMS'de gorulen kas agrisi ve kas yorgunlugunun dusuk androjen duzeyi ile ilgili olabilecegi dusunulmektedir ancak tedavide androjen kullanimiyla ilgili arastirma henuz yapilmamistir. Ostrojenler Ostrojenler kadinda hipofizden salinan luteinizan hormon (LH) ve folikul stimulan hormon (FSH) etkisiyle overlerden salinmaktadir. Strese karsi ostrojen duzeylerinde degisiklik beklenen bir olaydir hatta organik patoloji olmaksizin strese bagli amenore olabilmektedir ve hipotalamik amenore olarak bilinir (42). FMS hastalarinda folikuler fazda yuksek LH duzeyine ragmen ostrojen duzeyinin dusuk oldugu bildirilmistir (43). Ostrojen duzeyinin hastaligin patojenezinde rolu olabilecegi bilinmektedir ancak klinik bulgularla ostrojen duzeyi arasinda iliski oldugunu gosteren arastirma mevcut degildir. Serotonin, triptofandan sentezlenir, posterior Rafe nukleusundan spinal korda, anterior Rafe nukleusundan korteks, limbik sistem ve talamusa uzanan noronlar tarafindan salinan, agri algilamasi uzerine etkili olan bir norotransmitterdir (44). Santral sinir sisteminde substans P'nin salinimini azaltarak agri uzerine inhibitor etkilidir. Serotonin duzeyinin dusuk olmasi ozellikle derin dokularda agri ve hassasiyetle sonuclanabilmektedir. Serum serotonin duzeyi, romatoid artritte saglikli kontrollere gore fibromiyaljide de romatoid artrite gore anlamli olcude dusuk bulunmustur (45). Serotonin prekursoru olan 5 hidroksitriptofan ve 5 hidroksi indolasetik asit duzeyi serebrospinal sivida dusuk olarak bulunmustur. Calismalarda celiskili sonuclar bildirilmis olsa da yaygin gorus FMS hastalarinda serotonin duzeylerinin dusuk oldugu ve depresyon, anksiyete, uyku bozuklugu, ve bozulmus kas fonksiyonuyla ilgili olabilecegi yonundedir (47). Son yillarda uzerinde durulan bir baska gorusFMS'de serotonin tasiyicigen polimorfizmidir. Serotonin duzeyleri ve reseptor polimorfizmi FMS'ye eslik eden psikiyatrik bulgularla iliskili olarak degerlendirilmektedir (47). Gen polimorfizminin tespit edilmis olmasibu sendromda ailesel ve genetik faktorlerin varligini veya en azindan risk faktoru olabilecegini dusundurmektedir. Substans P Agri algilamasinda rolu olan 11 aminoasitli bir noropeptiddir. Calismalarda, psikolojik strese karsi substans P saliniminda artis oldugu, serotonin duzeyi yeterli degilse Substans P'nin yeterince baskilanamayacagi ve agrinin daha fazla algilanacagi bilinmektedir. Fibromiyalji hastalarinda da yaygin agri ve hassasiyetin Substans P ile iliskili olabilecegi ileri surulmektedir (48). Dopamin Son yillarda arastirmalar, santral agri algilamasinin, mezolimbik dopaminerjik sistem ile yakindan ilgili oldugunu gostermistir (49). Akut stres, dopaminerjik noron aktivasyonuyla hiperaljeziye yol acmaktadir. FMS'de dopamin duyarliliginda duzensizlik oldugu dusunulmektedir, ancak bu konuda yeterli arastirma mevcut degildir.

Sonuc olarak FMS etyoloji ve patogenezi henuz aciklik kazanmamistir, noroendokrin, metabolik ve immunolojik faktorlerin etkilesimi ile ortaya ciktigi, bu etkilesimin de kisisel farklilik gosterebildigi dusunulmektedir. Yaygin kas agrisi ve eslik eden diger sistem bulgulari hastanin yasam kalitesini onemli olcude etkilemektedir. Tedavide hasta egitimi, fiziksel tip uygulamalari, egzersiz, psikoterapi, kognitif davranis tedavileri, hidroterapi ve medikal tedavilerin multidisipliner olarak uygulanmasinda fayda vardir.

Received: 12.12.2007 Accepted: 15.04.2008

Alindigi Tarih: 12.12.2007 Kabul Tarihi: 15.04.2008

Kaynaklar

(1.) Gupta A, Silman AJ. Psychological stress and fibromyalgia: a review of the evidence suggesting a neuroendocrine link. Arthritis Res Ther 2004; 6: 98-106.

(2.) Marder WD, Meenan RF, Felson DT, Reichlin M, Birnbaum NS, Croft JD, et al. The present and future adequacy of rheumatology manpower. A study of health care needs and physician supply. Arthritis Rheum 1991; 34: 1209-17.

(3.) Forseth KO, Gran JT, Husby GA. Population study of the incidence of fibromyalgia among women aged 26-55 yr. Br J Rheumatol 1997; 36: 1318-23.

(4.) Gulec H, Sayar K, Gulec Yazici M. Fibromiyaljide Tedavi Arayisinin Psikolojik Etkenlerle Iliskisi. Turk Psikiyatri Dergisi 2007; 18: 22-30.

(5.) Offenbacher M, Stucki G. Physical therapy in the treatment of fibromyalgia. Scand J Rheumatol (Suppl). 2000;113:78-85.

(6.) Wolfe F, Smythe HA, Yunus MB, Bennet RM, Bombardier C, Goldenberg DL, et al. American College of Rheumatology 1990 criteria for classification of fibromyalgia: Report of the multicenter criteria comittee. Arthritis Rheum 1990; 33: 160-72.

(7.) Russell AS, Gervais R. Cognitive function in fibromyalgia: comment on the article by Park et al. Arthritis Rheum 2002; 46: 1980

(8.) Clauw DJ. Fibromyalgia: update on mechanisms and management. J Clin Rheumatol 2007; 13: 102-9.

(9.) Simms RW. Fibromyalgia is not a muscle disorder. Am J Med Sci 1998; 315: 346-50.

(10.) Bengtsson A, Henriksson KG, Larsson J. Reduced high-energy phosphate levels in the painful muscles of patients with primary fibromyalgia. Arthritis Rheum 1986; 29: 817-21.

(11.) Bennett RM, Clark SR, Goldberg L, Nelson D, Bonafede RP, Porter J, et al. Aerobic fitness in patients with fibrositis. A controlled study of respiratory gas exchange and 133xenon clearance from exercising muscle. Arthritis Rheum 1989; 32: 454-60.

(12.) Yunus MB. Towards a model of pathophysiology of fibromyalgia: aberrant central pain mechanisms with peripheral modulation. J Rheumatol 1992; 19: 846-50.

(13.) Abeles AM, Pillinger MH, Solitar BM, Abeles M. Narrative review: the pathophysiology of fibromyalgia. Ann Intern Med 2007; 146: 726-34.

(14.) Gracely RH. A pain psychologist's view of tenderness in fibromyalgia. J Rheumatol 2007; 34: 912-3.

(15.) Berker E, Dincer N. Kronik agri ve rehabilitasyonu. Agri 2005; 17: 2,

(16.) Attal N, Bouhissura D. Mechanisms of pain imn peripheralneuropathy, Acta Neurol Scand 1999; (Suppl I) 73: 2-24.

(17.) Attal N. Chronic neuropathic pain. The Clinical Journal of Pain 2000; 16: 118-30.

(18.) Watkins LR, Milligan ED, Maier SF. Spinal cord glia: new players in pain. Pain 2001; 93: 201-5.

(19.) Watkins LR, Milligan ED, Maier SF. Glial activation: a driving force for pathological pain. Trends Neurosci 2001; 24: 450-5.

(20.) Plotsky PM, Meaney MJ. Early, postnatal experience alters hypothalamic corticotropin releasing factor (CRF) mRNA, median eminence CRF content and stress-induced release in adult rats. Brain Res Mol Brain Res 1993; 18: 195-200.

(21.) Meaney MJ, Diorio J, Francis D, Widdowson J, LaPlante P, Caldji C, et al. Early environmental regulation of forebrain glucocorticoid receptor gene expression: implications for adrenocortical responses to stress. Dev Neurosci 1996; 18: 49-72.

(22.) De Bellis MD, Chrousos GP, Dorn LD, Burke L, Helmers K, Kling MA, et al. Hypothalamic-pituitary-adrenal axis dysregulation in sexually abused girls. J Clin Endocrinol Metab 1994; 78: 249-55.

(23.) Neeck G, Riedel W. Neuromediator and hormonal perturbations in fibromyalgia syndrome: results of chronic stress? Baillieres Clin Rheumatol 1994; 8: 763-75.

(24.) Yunus MB. Role of central sensitization in symptoms beyond muscle pain, and the evaluation of a patient with widespread pain. Best Pract Res Clin Rheumatol 2007; 21: 481-97.

(25.) Moldofsky H. Sleep and pain. Sleep Med Rev 2001; 5: 385-96.

(26.) Yunus MB, Masi AT, Calabro J. Primary Fibromyalgia (fibrositis): Clinical study of 50 patients with matched normal controls. Semin Arthritis Rheum 1981; 11: 151-71.

(27.) Bennett MI, Bouhassira D. Epidemiology of neuropathic pain: can we use the screening tools? Pain 2007; 132: 12-3.

(28.) Bradley CK, Takano EA, Gothert JR, Gottgens B, Green AR, Begley CG, et al. Temporal regulation of Cre-recombinase activity in Scl-positive neurons of the central nervous system. Bradley Genesis 2007; 45: 145-51.

(29.) Russell IJ. A metabolic basis for fibromyalgia syndrome In: Vaeroy H, Merskey H (eds). Fibromyalgia and Myofascial Pain, Elsevier Science Pub 1993; 283-309.

(30.) Yunus MB, Ahles TA, Aldag CJ, Masi AT. Relationship of clinical features with psychological status in primary fibromyalgia. Arthritis Rheum 1991; 34: 15-21.

(31.) Yuen KC, Bennett RM, Hryciw CA, Cook MB, Rhoads SA, et al. Is further evaluation for growth hormone (GH) deficiency necessary in fibromyalgia patients with low serum insulin-like growth factor (IGF)-I levels? Growth Horm IGF Res 2007; 17: 82-8.

(32.) Okifuji A, Turk DC. Sex hormones and pain in regularly menstruating women with fibromyalgia syndrome. J Pain 2006; 7: 851-9.

(33.) Ladd CO, Huot RL, Thrivikraman KV, Nemeroff CB, Meaney MJ, Plotsky PM. Long term behavioral and neuroendocrine adaptations to adverse early experience. Prog Brain Res 2000; 122: 81-103.

(34.) Ladd CO, Huot RL, Thrivikraman KV, Nemeroff CB, Meaney MJ, Plotsky PM. Long-term behavioral and neuroendocrine adaptations to adverse early experience. Prog Brain Res 2000; 122: 81-103.

(35.) Kaufman J, Birmaher B, Perel J, Dahl RE, Moreci P, Nelson B, et al. The corticotropin releasing hormone challenge in depressed abused, depressed nonabused, and normal control children. Biol Psychiatry 1997; 42: 669-79.

(36.) Clauw DJ, Chrousos GP. Chronic pain and fatigue syndromes: overlapping clinical and neuroendocrine features and potential pathogenic mechanisms. Neuroimmunomodulation 1997; 4: 134-53.

(37.) Bennett RM. Beyond fibromyalgia: ideas on etiology and treatment. J Rheumatol Suppl 1989; 19: 185-91

(38.) Blauer KL, Poth M, Rogers WM, Bernton EW. Dehydroepiandrosterone antagonizes the suppressive effects of dexamethasone on lymphocyte proliferation. Endocrinology 1991; 129: 3174-9.

(39.) Zumoff B, Walsh BT, Katz JL, Levin J, Rosenfeld RS, Kream J, et al. Subnormal plasma dehydroisoandrosterone to cortisol ratio in anorexia nervosa: a second hormonal parameter of ontogenic regression. J Clin Endocrinol Metab 1983; 56: 668-72.

(40.) Dessein PH, Shipton EA, Joffe BI, Hadebe DP, Stanwix AE, Van der Merwe BA. Hyposecretion of adrenal androgens and the relation of serum adrenal steroids, serotonin and insulin-like growth factor-1 to clinical features in women with fibromyalgia. Pain 1999; 83: 313-9.

(41.) Liu JH. Hypothalamic amenorrhea: clinical perspectives, pathophysiology, and management. Am J Obstet Gynecol 1990; 163: 1732-6.

(42.) Gur A, Cevik R, Sarac AJ, Colpan L, Em S. Hypothalamic-pituitary-gonadal axis and cortisol in young women with primary fibromyalgia: the potential roles of depression, fatigue, and sleep disturbance in the occurrence of hypocortisolism. Ann Rheum Dis 2004; 63: 1504-6.

(43.) Mense S. Neurobiological concepts of fibromyalgia--the possible role of descending spinal tracts. Scand J Rheumatol 2000; 113: 24-9 (Suppl).

(44.) Wolfe F, Russell IJ, Vipraio G, Ross K, Anderson J. Serotonin levels, pain threshold, and fibromyalgia symptoms in the general population. J Rheumatol 1997; 24: 555-9.

(45.) Russell IJ, Michalek JE, Vipraio GA, Fletcher EM, Wall K. Serum amino acids in fibrositis/fibromyalgia syndrome. J Rheumatol 1989; 19: 158-63 (Suppl).

(46.) Olsen NJ, Park JH. Skeletal muscle abnormalities in patients with fibromyalgia. Am J Med Sci 1998; 315: 351-8.

(47.) Gursoy S, Erdal E, Sezgin M, Barlas IO, Aydeniz A, Alasehirli B, et al. Which genotype of MAO gene that the patients have are likely to be most susceptible to the symptoms of fibromyalgia? Rheumatol Int. 2008; 28: 307-11

(48.) Mantyh PW, Hunt SP, Maggio JE. Substance P receptors: localization by light microscopic autoradiography in rat brain using [3H] SP as the radioligand. Brain Res 1984; 307: 147-65.

(49.) Wood PB, Schweinhardt P, Jaeger E, Dagher A, Hakyemez H, Rabiner EA, et al. Fibromyalgia patients show an abnormal dopamine response to pain. Eur J Neurosci 2007; 25: 3576-82.

Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. Ozlem Altindag, Gaziantep Universitesi Tip Fakultesi, Fiziksel Tip ve Rehabilitasyon Anabilim Dali, Gaziantep, Turkiye Tel.: +90 342 360 60 60 E-posta: ozaltindag@yahoo.com

Ozlem Altindag

Gaziantep Universitesi Tip Fakultesi, Fiziksel Tip ve Rehabilitasyon Anabilim Dali, Gaziantep, Turkiye
Gale Copyright: Copyright 2009 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.