"Corpus callosum" mystic region of the brain/ "Korpus kallozum" beynin merkezindeki gizemli bolge.
Abstract: Corpus Callosum (CC) is located in the middle part of the brain. Although it's presence known since centuries, some functions still could not be well understood. Structure of CC is somewhat different from other parts of brain and easily be affected from several factors during pre and post natal period. Agenesis or dysgenesis of corpus callosum can be a part of several genetic syndromes or by itself is associated with some somatic and psychiatric diseases. Recently US and MRI greatly help to discover the disorders of CC. In this paper, the importance of CC in pediatric disorders and the philosophique, anatomic, morphologic, filogenetic and ontogenetic features during historical periods will be reviewed. (Journal of Current Pediatrics 2009; 7: 142-6)

Key words: Corpus callosum, agenesis, ontogenetic, neuropsychiatry

Asirlardir taninmasina karsin gorevleri hala tam aciklanamayan korpus kallozum, beynin hemen tam ortasinda bulunur. Anatomik yapisi beynin diger bolgelerinden oldukca farkli olup intra-uterin donemde ve dogum sonrasinda degisik etkenlerden kolayca zarar gorebilir. Sayisiz sendromlarda ek bulgu olarak gorulebilir veya tek basina anatomik olarak disgeneziden ageneziye kadar degisikliklerle somatik, psikiyatrik, genetik hastaliklarda karsimiza cikar. Son yillarda ultrasonik ve MRI yontemleri ile oldukca iyi arastirilmaya baslanmistir. Bu derlemede korpus kallozumun tarih boyunca filozofik irdelenmesi, anatomik topografisi, morfolojisi, filogenezi ve ontogenezi incelendi ve pediatrik bozukluklardaki onemi arastirildi. (Guncel Pediatri 2009; 7: 142-6)

Anahtar kelimeler: Korpus kallozum, agenezi, ontogenez, noropsikiyatri
Article Type: Author abstract
Subject: Brain diseases (Diagnosis)
Brain diseases (Genetic aspects)
Brain diseases (Research)
Corpus callosum (Health aspects)
Corpus callosum (Research)
Author: Apak, Selcuk
Pub Date: 12/01/2009
Publication: Name: The Journal of Current Pediatrics Publisher: Galenos Yayincilik Audience: Academic Format: Magazine/Journal Subject: Health Copyright: COPYRIGHT 2009 Galenos Yayincilik ISSN: 1304-9054
Issue: Date: Dec, 2009
Topic: Event Code: 310 Science & research
Geographic: Geographic Scope: Turkey Geographic Code: 7TURK Turkey
Accession Number: 218882614
Full Text: Giris

Cocuk Norolojisinin ana konularindan biri de son yillarda gelisen ultrasonografi (US) ve Manyetik rezonans goruntuleme (MRI) yontemlerinin yardimi ile korpus kallozumun gebelik ve postnatal donemde incelenmesidir. Degisik etkenler (fiziksel, metabolik, organik, infeksiyon, travma vb.) korpus kallozumda yapisal bozukluklar yapabilmektedir. Bu konu uzerine yapilan arastirmalar 1980'li yillardan bugune kadar artarak devam etmektedir (1-5). Ileri teknolojiler yardimi ile onceleri hayal bile edemedigimiz boyutlarda bazi sorunlarin anlasilmasi gerceklesmistir. Yine de korpus kallozum hala gizemli bir organ konumunu muhafaza etmektedir. Eriskinde gorevleri oldukca bilinir ama cocukta intrauterin donemde ve erken cocukluk donemindeki gorevleri ozellikle ontogenezde, elektro-fizyolojik ve sensori-motor gelisimdeki rolu, algi ve motor fonksiyonlardaki islevleri, konusma ve konusma bozukluklarindaki ve interhemisferik baglantidaki islevi henuz tam aydinlati lamamistir. Kallozal disgenezi veya agenezi olan cocuklarda onemli sorunlar olabilecegi gibi hemen hicbir sorun olmayabilecegi deneyimli hekimler tarafindan bildirilir (6). Korpus kallozum agenezisi izole olabilecegi gibi degisik serebral malformasyonlarla beraber olabilir. Boyle durumlarda yasanacak sorunlar izole ageneziden farkli olacaktir. Amerika'da son yillarda kallozal agenezilerin daha iyi taninmasi nedeniyle "National Organisation for disorders of the Corpus Callosum" adi ile yardim dernekleri kurulmaya baslamistir. E.Aboitiz ve J.Montiel'in (7) korpus kallozumun uzun gecmisini ve interhemisferik baglantisini kapsamli anlatan kitabi 2003'de yayinlanmistir.

Sayilamayacak kadar cok sendrom veya anomalilere kallozal agenezi veya disgenezi eslik eder. Korpus kallozum beyinde en sik yapisal bozukluk gosteren dokulardan biridir. Korpus kallozumun morfolojik bozukluklari oldukca iyi bilinmesine karsin fonksiyonel bozukluklari, morfolojik bozukluklarina paralel ve idantik olmadigi icin burada aydinlatilamayan sorunlarin oldugu kesindir. Bu durum hemisferler arasinda baglanti bozuklugu gibi karsimiza cikar. Bu olay Developmental Interhemisferic Disconnection (DID) terimi ile belirtilmektedir.

Tarihce

Korpus kallozuma bu ismi ilk veren 2. yuzyilda (yy) Bergamali Galenus olmustur (Claudio Galenus 131-201). Isim korpus kallozumun kemiksi gorunumunden oturu Callus'dan gelir. On altinci yuzyilda Vesalius tarafindan anatomik tarifi yapildi (Andreas Vesalius 1514-1564). Ingiliz Noro-Anatomist Willis, 17. yy'da korpus kallozumun gorevi uzerine bazi tahminlerde bulunmus ve bolgenin tamaminin (korpus kallozum ile girus singuli) hayal gucunun merkezi oldugunu ileri surmustu (Thomas Willis 1621-1675). Ayni yuzyilin sonlarinda Fransiz La Peyronie bolgenin hayal gucu degil ama ruhun oturdugu yer oldugunu dusunuyordu (Francois Gigot de La Peyronie 1678-1794). 18. yy'da yine bir Fransiz filozof, astronom, arastirici Vicq D'Azir oldukca dogru bir tahminde bulunarak korpus kallozumun iki hemisfer arasinda baglantiyi saglayan organ oldugunu tahmin etmistir (Felix Vicq D'Azir 1748-1794). Fransiz norolog Dejerine 1892 yilinda ani gelisen parsiyel bir aleksi olgusunu bildirmistir. Korpus kallozumun posterior kisminin (splenium) lezyonu sonucu agrafi olmadan gorulen bir aleksi olgusu bu konudaki ilk bilimsel calismadir (Joseph Jules Dejerine 1849-1917). Daha sonralari 20. yy baslarinda parsiyel bir kallozal lezyon sonucu solak agrafik apraksi Liepmann ve Maas tarafindan bildirildi (8). Zaman icinde konu uzerine cok sayida bildiriler ve monografi olarak yayinlanan bilimsel makaleler cikmaya basladi. Bunlardan Mingazzini ve Probst monografisi ilklerdendir (9). Beyin cerrahisinin gelismesi modern tekniklerin cerrahiye girisi kallozotomi ve komisirotomi ameliyatlarinin yayginlasmasi ile eriskinlerde korpus kallozumun gorevleri ve lezyonlari sonrasi belirtileri oldukca zengin bir literatur alani olusturmustur. Amerikan ekolunde Sperry, Bogen ve ark.'nin yayinladigi Split Brain (ayrik beyin) calismasi onlara Nobel odulu getirmistir. Tum bu yayinlar eriskinler uzerine olup cocuklarda ozellikle kucuk cocuklarda fazla bilgi vermezler.

Tarih boyunca ruh, beden, akil, zihin, bellek ve dusunce uzerine tartismalar ve yayinlar yapilmistir. Ilk caglarda kilisenin onemli baskisi ile ruh ve beden ayirimi on planda tutulmustur. Bu ayirim dualizm terminolojisi ile tanimlanir ve kilisenin rolunu gosteren Kartezyen dualizm tanimi ortacaga kadar surmustur. Unlu Fransiz filozof Descartes ruhun korpus pineale'de oldugunu savunur ve korpus kallozumun rolunden bahsetmez (Rene Descartes 1596-1650). Ronesans ile beraber tartismalar genislemis ve vitalizm tartismalari ilave olmustur. Bedenin bir ic enerji gucu olmadan yasayamayacagi dusuncesi ile materyal olmayan bir gucun varligi Vitalistler tarafindan ileri surulur ve bu gucun varligi Vitalizm olarak belirtilir. Ruh ve bedenden ayri olarak insanin kendi iradesi dualistik dusuncenin temelini olusturur. Kilise ile diger bir tartisma Avusturyali F.J.Gall ve ekibinin arastirmalari sonucu yayinladiklari kitap ile baslar. Gall beyin korteksinin "zeka ya da bilinc" bolumu oldugunu ve beyinde diger bazi bolumlerin de bircok gorevleri oldugunu yayinlamasi ile kitabi kilise tarafindan yasaklar listesine alinmisti (10). Gall ve grubuna o zamanlar lokalistyonistler deniyordu. Sebebi de arastirmacilarin beyin korteksinde belirli bolumlerin (merkezlerin) ayri gorevleri oldugunu saptamalari idi. Arastirmacilarin yontemleri trepanasyon ile korteks uzerinde uyarilar yaparak islemsel cevaplari arama idi ve bu calismaya Frenoloji denmisti. Frenolojistler ruh, zeka, fikir ayirimi yani sira ak ve gri madde gorevleri ayirimi yaptiklari gibi iki ayri hemisferin es calistigina ama cift zeka ve cift fikir olduguna inaniyorlardi. Beynin iki hemisferinin es calistigi fakat ayri fikir ve islemi oldugu ileri yillarda felsefi ve bilimsel calismalarin konusu olmustur (Franz Joseph Gall 1758-1828). Cok yakin zamana kadar monizm ve dualizm tartismalari bitmemistir. Sperry ve Bogen Split Brain (ayrik beyin) yayini ile aldigi Nobel odulunden sonra benimsedigi Mentalistik Monizm fikrine karsi Eccles ve Popper mentalistik monizme karsi cikmis ve fizik disi bir gucun varligi ile dualizmi savunmuslardir. Dualizmin en siki taraftari olan Eccles Nobel odullu bir Avustralyali idi (Sir John Eccles 1903-1997). Diger dualist en az onun kadar unlu Karl Popper Viyana dogumlu Musevi filozoftur (11,12).

Dominant super hemisfer (sol hemisfer) hemen ayni donemde degisik arastiricilar tarafindan bildirilir. Bunlardan en unluleri Portekizli Egaz Moniz, Fransiz Pierre Broca ve Alman Karl Wernicke'dir. (E.Moniz 1881-1973, P.Broca 1824-1880, K.Wernicke, 1848-1904). Daha sonralari sol hemisferin bu farkli gorevleri, ozellikle de konusma ile ilgili gorevi egitim ve kultur sonucu gelisebilmesi nedeni ile cocuklar, kadinlar ve beyaz olmayan irkta gelismemis oldugu hatta olmadigi ileri surulmustur. Tum bu iddialar modern teknoloji ile artik tamamen terk edilmistir. Son yillarda adeta bir kallozal noropsikiyatri bolumu olusmustur. Ancak tum calismalarin ana kismi eriskinlere yoneliktir. Cocuklara yonelik calismalar hizla artarak son yillarda ozellikle Amerika'da bir Enstituye donusmus durumdadir. Bu konu icin ozel bir organizasyon olarak Denver'de kurulan "National Organization for Disorders of the Corpus Callosum"u gosterebiliriz. Pediatrik Noropsikiyatrinin ana konusu hemen tamamen hiperaktif cocuklar, otizm, ogrenme-yazma guclukleri ve cesitli davranis bozukluklaridir. Preterm bebeklerde sik gorulen davrani s bozukluklarinda korpus kallozumun morfolojik yapisi oldukca iyi incelenmesine karsin disgenezi (ince kallozum) disinda onemli baska bulgu gun isigina cikmamistir (13,14). Sadece korpus kallozum agenezilerinin sik olarak girus singulatus ile beraber olabilece gi bildirilir. Kalitsal ageneziler nisbeten daha ender gorulur (15,16).

Anatomi, Embriyoloji ve Morfoloji

Korpus kallozum dort ana bolumden olusur. Bunlar diz, rostrum, govde ve splenium olarak adlandirilir. Topografik olarak korpus kallozumun onunde ve ustunde girus singulatus, daha yukarda sulkus singulatus bulunur. Insula ile de komsulugu vardir. Arka kisimda singulat girusun istmusu bulunur. Alt kisimda lateral ventrikuller, septum pellisidum ve vejetatif merkezler vardir. Cevresini hemen hemen hipotalamus, hipokampus, girus singuli, forniks, amigdaller ve mamillar cisimciklerden olusan limbik sistem sarar. Korpus kallozumun limbik sistemle indirekt iliskisi oldugu tahmin edilir (10). Korpus kallozumun norolojik topografisi onemli bilgiler icerir. Bu bilgiler kallozal lezyonlarin degerlendirilmesinde gereklidir.

Diz ve Rostrum: Abstarkt kognitif iletisim yollari, vucut semasi ve oditoriyel transfer ile ilgilidir.

Govde Kismi: Ipsilateral motor yollar, karmasik taktil enformasyon, dokunma duyusu yollari burada caprazlasir ve somestetik baglanti gerceklesir.

Splenium: Interhemisferik vizuel sensori motor enformasyon ve fuzyon olayi gerceklesir ayrica interhemisfrik verbal enformasyon buradan saglanir. Tum bu baglantilarin ozel kallozal kod ile saglandigi kabul edilir (17-19). Embriyolojik gelisim tam olmasa da onemli oranda aydinlatilmistir. Bilindigi gibi noral tup 3-4. gestasyonel haftada (GH) kapanmaya baslar. Serebral hemisferlerin belirmesi 7.GH'yi bulur. Embriyogenezden fotogeneze gecis 8. GH'ya rastlar. Bu donemde ilk kallozal fibrillerin gelistigi sanilir. Filogenezin gelistigi donem 8. haftanin sonu olarak kabul edilir (13,20). Bu nedenle korpus kallozum anomalilerinin olustugu donem 10.GH'ya rastlar. Onikinci GH'da serebral korteks belirmeye baslar ve noronal migrasyon hiz kazanir. Onucuncu haftadan sonra korpus kallozum liseri iyice belirir, lakin hala bu donemde US goruntuleri olanaksizdir. En iyi US goruntuleri 20. haftadan sonra gerceklesir (21). Korpus kallozumun liseri once rostrum ve ardindan govde ve splenium yonunde gelisir. Govdenin belirmesi 16. hafta ve splenium'un belirmesi 20. haftayi bulur. Gelisim dogumdan sonra devam eder ve korpus kallozumun kalinligi ilk 12 ay icinde %42 dolayinda gerceklesir. Korpus kallozumda 180 milyar lif oldugu ve tam gelismenin yillarca surebildigi belirtilir (22). Bu lif degerleri farelere oz olmasina karsin insanlarda da buna yakin oldugu sanilmaktadir. Korpus kallozumda sinir ileti hizi 1m-10m/sn. arasinda verilir. Bu rakam normal sinir ileti hizindan daha dusuktur. Ancak asilacak mesafenin darligi goz onune alinirsa kisa sayilmamalidir (23). Miyelinizasyonda ilk gelisen bolge splenium olup filogenetik gelisim neo-korteksle orantilidir. En ince korpus kallozumun surungenlerde ve en kalin korpus kallozumun da insanlar, primatlar ve yunus baliklarinda oldugu belirtilir (10).

Ontogenetik Gelisim

Merkezi Sinir Sistemi (MSS) ve korpus kallozum glioblastlardan gelisen oligodendritler ve onlardan olusan miyelin dokusu ile kaplidir. Yalniz korpus kallozum miyelinden fakir bir dokudur. Periferik Sinir Sistemi (PSS) ise miyelinini Schwann hucrelerinden uretir. Kognitif subnormalite miyelin azligi ile orantilidir (14,17). Korpus kallozumda miyelin dokusu diger MSS ve periferik sinir sistemi (PSS) dokularina gore %40 daha azdir. Koruyucu miyelin dokusunun olmayisi korpus kallozumun dis etkenlerden kolay zedelenmesine yol acabilmektedir. Bu bilgiler MSS de en cok anomali gorulen yapinin korpus kallozum oldugunu bir derece aciklar. Cocukta belirlenen kallozal fonksiyonlar eriskinden farksiz degildir. Sadece yogunluk farki vardir. Kallozal fonksiyonlari soyle siralayabiliriz.

1--Hemisfer kortekslerinin baglantisini gelistirmek ve bu sirada beynin plastisite ozelligini devreye sokmak. Bu gorev cocuklarda hayatin ilk uc yilinda onemli boyutta rol oynar ve serebral hemisferlerin gelisimsel organizasyonunu saglar (17).

2--Interhemisferik sensorik baglantinin saglanmasi ve gelistirilmesi.

3--Beyin hasarlarinda restitusyon olayi. Bu olay cocukta en onemli gorevlerden biri olup akallozal hastalarda bazen plastisite yolu ile hasarin minimal duzeyde kalmasini saglar.

4--Bellek fonksiyonu. Kisa bellek sorunu olan cocuklarda hiperaktivitenin sik gorulmesi ender de olsa kallozal hipogeneziye bagli olabilir (16,24).

5--Bimanuel motor koordinasyon, ipsilateral motor sistemin inhibisyonu yolu ile motor sistemin saglikli islemesi (3,17).

6--Dikkat suresinin saglanmasi (24).

7--Ipsilateral gorsel yari alan fonksiyonu, fuzyon olayi gerceklesmesi, bakis gorus netligi saglanmasi, stereopersepsiyon gorevi (18).

8--Oditoriyel dil fonksiyonu (17). Eriskinlerde total kallozotomilerde Sperry calismasindan sonra artik iyi bilinen "Ayrik Beyin" sendromu gelisir (25). Bu durumda hastalarda;

a. Unilateral apraksik agrafi (tek tarasi motor defisit olmadan yazma zorlugu-yazamama)

b. Agrafi olmadan aleksi veya aleksitimi (kreatif belirleyememe)

c. Hemi aleksi

d. Ister tam, ister parsiyel kallozotomi yapilsin EPLatens suresi uzar (26). Sperry ve ark. a'dan d'ye kadar belirtilen semptomlari "Syndromes of hemispheric disconnections" olarak isimlendirmistir.

Tam kallozotomi yapilmayan parsiyel operasyonlarda ya da herhangi bir nedenden olusan lezyonlarda daha zengin bir klinik tablo olusur (26). Bu durumda olusan bulgular hastalarin solak veya saglak oluslarinda farkliliklar gosterebilecegi gibi on planda persepsiyon ve stereopersepsiyon sorunlari yaygin olur. Soyle ki;

a. Kinestetik ve somestetik iletisim bozukluklari

b. Dispraksi

c. Saglak hastalarda (%85 populasyonda)

--Dusuk verbalizasyon

--Sinir iletisimin caprazlasma bozuklugu

--Sol gorme alani bozuklugu

--Sol el-kulak algi bozuklugu

--Son yillarda, belirtilen apraksi ve yeni motor beceri ogrenme zorlugunun daha ziyade kas kontrolu bozuklugundan kaynaklandigi tartisilmaktadir (4).

--Genel olarak yaygin algi bozukluklari parsiyel kallozal lezyonlarin en sik gorulen semptomudur (18,27,28).

Son yillarda hizli gelisen teknoloji, psikiyatri ve psikolojinin de gelismesine yardimci olmustur. Buna ornek olarak Kallozal Noropsikiyatri'yi gosterebiliriz. Gelisen Kallozal Noropsikiyatri ozellikle cocuk psikiyatrisinde cok onemli tani ve tedavi yontemlerinin gelismesini saglamistir. Hemisfer fonksiyon bozukluklari testleri, okuma yazma sorunlari icin gelistirilen testler (legasteni, disleksi testleri), dikkat eksikligi ve hiperaktif ve otistik cocuklar icin gelistirilen test ve tedavi yontemleri gibi ornekler son yillarda artik ulkemizde de gunluk yasama girmistir.

Morfolojik kallozal bozukluklari total ve parsiyel ageneziler, sekonder disgeneziler olarak inceleyebiliriz. Agenezilere yol acabilen etkenleri yedi ana gurupta toplayabiliriz (13).

1. Metabolik toksik nedenler

2. Kalitim

3. Kromozom anomalileri

4. Asfiksi, kronik hipoksi, hipoksik iskemik ansefalopati (HIE)

5. Subdural hematom

6. Hidrosefali ve yer kaplayan lezyonlar (YKL)

7. Depo hastaliklari

Morfolojik bozukluklar intra-uterin donemden baslayarak hayatin her evresinde olusabilmektedir. Sadece olusuma yol acan etkenler fark gosterirler. Intrauterin donemde agenezi ya da disgenezinin olusum zamani ve nedeni 2-6. GH'da olan patolojik norulasyondur. Bunun sonucu Chiari malformasyonu, holoprozensefali olusabilir. Sekiz ile 16.GH'da sizensefali ve lissensefali gibi orta hat defektleri olusmaktadir. 12-30.GH'da kallozal bozukluklara yol acan etkenler daha farklidir. Bu donemde daha cok total ageneziler gorulur. Bunlar; kombine ageneziler, kalitsal ageneziler, toksik metabolik ageneziler ve nihayet metabolik agenezilerdir (2,15,20,29). Toksik ansefalopatilerin klasik orneklerinden olan ve ulkemizde hemen hic gorulmeyen fotal alkol ensefalopati sendromu 60'li yillarin sonlarinda bati ulkelerinde tip literaturune girmeye baslamistir (30). Agenezilerin bir bolumu farkli gen mutasyonlari sonucu olusmaktadir (31).

Disgeneziler dogum oncesi ya da dogum sonrasi degisik nedenlerden olusabilir ve bircok hastalik ya da sendromlara eslik edebilirler. Pre-ya da perinatal disgeneziler 24-44. gebelik haftalarinda olusur. Ensefaloklastik lezyonlar, demiyelinizan defekt yapan hastaliklar (Pelizeus-Merzbacher) periventrikuler lokomalasi (PVL) gibi. Dogum sonrasi tum yaslarda sekonder kallozal disgenezi olusabilir. Lokodistrofi, kafa travmalari, ensefalit, metabolik toksik nedenler ornek gosterilebilir.

Konjenital kallozal agenezilere eslik eden ve halen bilinen 16 tane sendrom yada hastalik vardir (10). Ornek olarak lissensefali, mikrosefali, katarakt ve West Sendromu gibi. Kalitsal yada kalitsal olmayan agenezi ile birlikte giden 63 tane sendrom bilinmektedir. Ornegin; Aicardie, Acrocallosal sendrom, Apert sendrom ve Rubinstein Taybi-sendromu gibi. Hemen her sene yeni bir takim sendromlarin bunlara ilave oldugu goz onune alinirsa sayilarinin artacagi kesindir.

Geliss Tarihi/Received: 04.03.2009

Kabul Tarihi/Accepted: 24.09.2009

Kaynaklar

(1.) Tang PH, Bartha AI, Norton ME, Barkovich AJ, Sherr EH, Glenn OA. Agenesis of corpus callosum: an MR imaging analysis of associated abnormalities in the fetus. AJNR Am J Neuroradiol 2009; 30:257-63.

(2.) Bozgeyik Z, Burakgazi G, fien Y, Ogur E. Age-related metabolic changes in the corpus callosum: assessment with MR-Spestroscopy. Diagn Interv Radiol 2008; 14:173-6.

(3.) Stephan KM, Binkofski F, Halsband U, Dohle C, Wunderlich G, Schnitzler A et al. The role of ventral medial wall motor areas in bimanuel co-ordination. A combined lesion and activation study. Brain 1999; 122:351-8.

(4.) Lausberg H, Gottert R, Munssinger U, Boegner F, Marx P. Callosal disconnection syndrome in a left handed patient due infraction of the total length of corpus callosum. Neuropsychlogia 1999; 37:253-65.

(5.) Acers TE, Blackwell C. Oculomotor corpus callosum dysplasia. Trans Am Ophthalmol Soc 1982; 80:172-83.

(6.) Dobyns WB. Absence make the search grow longer. Am Hum Gen 1996; 58:7-16.

(7.) Aboitiz F, Montel J. One hundred million years of interhemispheric communication. The history of corpus callosum. Braz J Med Biol Res 2003; 36:409-20.

(8.) Liepman H, Maas O. Fall von linksseidiger Agraphie und Apraxie bei rechtsseidiger Laehmung. Journal fur Psychiatrie 1907; 10:213-27.

(9.) Mingazzini G, Probst M. Archiv Psychiatr. Die Totale und Partielle Balken Mangel 1902; 15:233-5.

(10.) Njikokitjien CH. Pediatric Behavioural Neurology. Remaekers G, Njikokitjien CH (eds). Amsterdam: Suyi Publication; 1991.

(11.) Popper KR, Eccles JC. Review of the self and its brain: an argument for interactionism. Psychol Issues 1997; 63:531-40.

(12.) Harrington A.Nineteen century idea on hemisphere differences and duality of the mind.Beh Brain Sci 1985; 8:617-60.

(13.) Kilian S, Brown WS, Halam BJ, McMahon W, Lu-J, Johnson M et al. Regional callosal morphology in autism and macrocephaly. Dev Neuropsychol 2008; 33:74-99.

(14.) Guerin P, Lyon G, Barthelemy C, Sostak E, Cheurollier V, Garreau B et al. Neuropathological study of a case of autistic syndrome with severe mental retardation. Developmental Medicine 2008; 38:203-11.

(15.) Barkovich AJ, Norman D. Anomalies of the corpus callosum: correlation with further anomalies of the brain. AJR Am J Roentgenol 1988; 151:171-9.

(16.) Luders E, Narr KL, Hamilton LS, Phillips OR, Thompson PM, Vale JS et al. Decreased callosal thickness in attention deficit/hyperactivity disorders. Biol Psychiatr 2009; 1:4-8.

(17.) Josse G, Seghier ML, Kherif F, Price CJ. Explaining function with anatomy: language lateralization and corpus callosum size. J Neurosci 2008; 28:14132-9.

(18.) Forget J, Lippe S, Lassonde M. Perceptual priming does not transfer interhemispherically in the acallosal brain. Exp Brain Res 2009; 192:443-54.

(19.) Gazzaniga MS. Cerebral specialization and interhemispheric communication. Does the corpus callosum enable the human condition? Brain 2000; 123:1293-326.

(20.) Fuchs F, Moutard ML, Blin G, Sanigo P, Mandelbrot L. Prenatal and posnatal follow-up of a fatal interhemispheric arachnoid cyst with partial corpus callosum agenesis, asymmetric ventriculomegaly and localized polymicrogyria. Fetal Diagn Ther 2008; 24:385-8.

(21.) Gupta JK, Lilford RJ. Assessment and management of fetal agenesis of corpus callosum.Prenat Diagn 1995; 15:301-12.

(22.) Tomasch J, Mac Millan A. The number of fibers in the corpus callosum in the white mouse. J Comb Neurol 1957; 100:165-8.

(23.) Miller M. Distribution and properties of commissural and other neurons in cat sensorimotor cortex. J Comb Neurol 1992; 164:361-74.

(24.) Levine M. Attentional variation and disfunction. In: Levine-Carey-Crocker (eds). Developmental Behavioral Pediatrics. Philadelphia: Saunders; 1992. p. 468-76.

(25.) Sperry RW, Gazzaniga MS, Bogen JE. Interhemispheric relationship: Syndromes of hemispheric disconnection. In: Vinken PJ, Bruyn G (eds). Handbook of Clinical Neurology Amsterdam: 1969.

(26.) Petrukhin AS, Kalinina LV, Velichko MA, Koviazina MS. Corpus callosum dysgenesis and interhemispheric dysfunction. Zh Nevrol psikhiatr im SS Korsakova 1999; 3:50-60.

(27.) Inbar D, Halpern GJ, Weitz R, Sadeh M, Shohat M. Agenesis of corpus callosum in a mother and son. Am J Med Gen 1997; 69:152-4.

(28.) Kita S, Lausberg H. Generation of speech gestures based on spatial imagery from the right hemisphere. Evidence from split brain patients. Cortex 2008; 44:151-9.

(29.) Hanay HJ, Dennis M, Kramer L, Blaser S, Fletcher JM. Partial agenesis of corpus callosum in spina bifida, meningomyelocele and potential compensatory mechanism. J Clin Exp Neurophysiol 2009; 31:180-94.

(30.) Lebel C, Rasmussen C, Wyper K, Walker L, Andrew G, Yager J, et al. Brain diffusion abnormalities in children with fetal alcohol spectrum disorder. Alcohol Clin Exp Res 2008; 32:1732-40.

(31.) Zembrzycki A, Griesel G, Stoykova A, Mansouri A. Genetic interplay between the transcription factors Sp8 and Emx 2 in the patterning of the forebrain. Neural Dev 2007;2:8.

Yazisma Adresi/Address for Correspondence

Dr. Selcuk Apak

Kalender Cad. Aynur Sok. No: 11

Yenikoy 34464 Istanbul, Turkiye

Tel.: +90 212 622 62 27

E-posta: dr.s.apak@gmail.com

Selcuk Apak

Istanbul Universitesi Istanbul Tip Fakultesi, Cocuk Sagligi ve Hastaliklari Anabilim Dali Cocuk Noroloji Bilim Dali (Emekli ogretim uyesi) Istanbul, Turkiye
Gale Copyright: Copyright 2009 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.