Allergic contact dermatitis/Allerjik kontakt dermatitler.
Abstract: Allergic contact dermatitis is the delayed type hypersensitivity reaction to exogenous agents. Allergic contact dermatitis may clinically present acutely after allergen exposure and initial sensitization in a previously sensitized individual. Acute phase is characterized by erythematous, scaly plaques. In severe cases vesiculation and bullae in exposed areas are very characteristic. Repeated or continuous exposure of sensitized individual with allergen result in chronic dermatitis. Lichen ification, erythematous plaques, hyperkeratosis and fissuring may develop in chronic patients. Allergic contact dermatitis is very common dermatologic problem in dermatology daily practice. A diagnosis of contact dermatitis requires the careful consideration of patient history, physical examination and patch testing. The knowledge of the clinical features of the skin reactions to various contactans is important to make a correct diagnosis of contact dermatitis. It can be seen in every age, in children textile product, accessories and touch products are common allergens, while in adults allergic contact dermatitis may be related with topical medicaments. The contact pattern of contact dermatitis depends on fashion and local traditions as well. The localization of allergic reaction should be evaluated and patients' occupation and hobbies should be asked. The purpose of this review is to introduce to our collaques up dated allergic contact dermatitis literatures both in Turkey and in the World. (Turkderm 2009, 43:3-9)

Key Words: Allergic Contact Dermatitis, patch test

Allerjik kontakt dermatit disardan temas edilen ajanlara karsi gelisen gecikmis tip (Tip IV) reaksiyondur. Alerjene maruz kalindiktan ve duyarlandiktan sonra ortaya cikan klinik tablodur. Akut evrede eritemli, kepekli plaklar, ciddi olgularda ise temas yerlerinde vezikul ve b0llerle karakterizedir. Duyarli kisinin alerjenle tekrarlayan ve devamli temasi hastaligin kro niklesmesine neden olur. Kronik olgularda likenifikasyon, eritemli plaklar, hiperkeratoz, fissur tablosu ortaya cikar. Allerjik kontakt dermatit dermatoloji alaninin cok sik rastlanan hastalik grubudur. Allerjik kontakt dermatit tan isi hasta cgikisu, fizik muayene ve yama testi ile konur. Degisik kontaktan maddelere karsi deri reaksiyonlarinin bilinmesi allerjik kontakt dermatit tanisinin dogru konulmasini saglar. Her yasta gdrulebilen bu hastalikta cocuklarda temas edilen malzemeler, giysi malzemeleri ve aksesuarlari rol oynarken, eriskin olgularda kontakt dermatit kullanilan kozmetikler ve topikal ilaclar ile iliskili olabilir. Kontakt madde yapisi guicel kullanilan ajanlar veya geleneksel maddelerle de iliskili olabilir. Alerjenin yerlesim yeri iyi degerlendirilmelidir. Hastanin meslegi, hobileri iyi sorgulanmalidir.

Bu derlemede allerjik kontakt dermatit ile ilgili ulkemizde ve duiyadaki son literatir bilgileri sunulmak istenmistir. (Turkderm 2009, 43:3-9)

Anahtar Kelimeler: Allerjik Kontakt Dermatit, yama testi
Article Type: Report
Subject: Allergic contact dermatitis (Diagnosis)
Allergic contact dermatitis (Drug therapy)
Skin tests (Usage)
Author: Qnder, Meltem
Pub Date: 03/01/2009
Publication: Name: Archives of the Turkish Dermatology and Venerology Publisher: Galenos Yayincilik Audience: Academic Format: Magazine/Journal Subject: Health Copyright: COPYRIGHT 2009 Galenos Yayincilik ISSN: 1019-214X
Issue: Date: March, 2009
Geographic: Geographic Scope: Turkey Geographic Code: 7TURK Turkey
Accession Number: 196305959
Full Text: Giris

Allerjik kontakt dermatit (AKD), alerjen madde ile da ha once duyarlanmis kisinin ayni madde ile sonraki te maslarinda ortaya cikan doku yanitidir (1-5).

AKD ezellik le mesleki alerjenlerle gelistiginde, el ve yuzde yerles tiginde kisinin yasam kalitesini bozars. AKD, inflamatuar dermatozlarin yaklasik %5-15'i olustururb (6,7,8,9}. Meslek hastaliklarinin %90'i mesleki kontakt dermatitlerdir, bunlarin cogu ise AKD'tir (9,10).

Etyopatogenez

Kisisel faktorler. Alerjenle karsilasan herkeste AKD gelismeyebilir. AKID gelisiminde etkili oldugu belirlenen faktorler sunlardir:

Genetik faktorler. AKD'li kisilerin cocuklarinda ve kardeslerinde gorulme olasiligi daha fazladir. HLA-A3 ve HLA-B7 birlikteliginin AKD'e yatkinligi artirdigi gosterilmekle birlikte, belli bir antijene duyarliligi gosteren spesifik bir HLA grubu tanimlanmamistir (1). Nikel allerjik olgularda HLA doku gruplari arastirilmis, Turk populasyonunda HLA DQA belirgin bulunmustur (11).

Primer duyarlanma ve tolerans gelisimi. Alerjenle ilk karsilasma sekli alerjene tolerans gelisimine neden olabilir. Tolerans gelisimi, haptene osgu baskilayici T hucrelerinin uyarilmasi ya da T hucrelerinin klonal azalmalari ile iliskili olabilir (1).

Yas cinsiyet ve irk: Yaslilarda ve yenidoganda AKD daha az gorulur. Bu, her iki yas grubunda alerjen maddelerle temasin az olmasiyla iliskili olabilir (1). Alerjene karsi gelisen immunolojik yanit, cinsler arasinda farklilik gostermez. Ancak cinsler arasinda cevresel kosullar nedeniyle belirli alerjenlere temas AKID gelismesi acisindan farklilik gosterebilir (9). Gebelik ve oral kontraseptif kullanimi duyarliligi arttirabilir (10). AKID, beyaz irkta daha fazla gorijur (3,9).

Bolgesel faktorler. Goz kapaklari, skrotum ve aksilla gibi derinin ince oldugu bolgeler alerjene cok duyarli, avuc ici, ayak tabani ve sacli deri gibi derinin kalin oldugu bolgeler daha az duyarlidir. Deri butunlugunun bozuldugu tum durumlarda AKD daha sik gorulur (1,3-5).

Eslik eden hastaliklar. Tum immun yetmezlik durumlarinda ve lenfoma, mikozis fungoides, sarkoidoz, lepramatoz lepra, atopik dermatit ve psoriasis gibi hastaliklar varliginda kisinin kontakt duyarliligi azalir (1,2,8).

Kimyasal faktorler. Glukokortikoidler, siklosporin, azatiyopurin, UVB ve PUVA allerjik kontakt dermatiti guclu olarak baskilar (1-9). Pentoksifilinin baskilayici etkisi daha azdir (1). Antihistaminikler ve sodyum kromoglikatin reaksiyon cikisi uzerine etkili olmadigi dusunulmekle birlikte tani testleri sirasinda tum ilaclarin kesilmesi uygun olur. Cevresel faktorler. Yuksek isi ve nem kontakt duyarliligi artirabilir (2).

Alerjenler. AKD'e neden olabilen alerjen sayisi gun gectikce artmaktadir. Bugun icin bilinen 3000'e yakin alerjen vardir (1,8,9). Kontakt alerjenin duyarlandirma yetenegi reaksiyonun akut ya da kronik seyrinde etkili olur. Alerjenin konsantrasyonu, tasiyicisi, temas sikligi ve suresi ile penetrasyon gucu AKID cevabinda etkili olur (4,5). Zehirli sarmasik, benzol turevleri, bitkisel alerjenler ve antibiyotikler (neomisin) gibi guclu duyarlandiricilar akut; nikel, kromat ve tiuram gibi zayif duyarlandiricilar ise kronik AKD'ye neden olurlar (7).

Bu immunolojik reaksiyonun gelismesi icin dort faktor gereklidir.

1- Haptenler

2- Epidermal hucreler: keratinositler ve Langerhans hucreleri 3- CD4+T hucreleri

4- Reaktif hucreler: monositler, makrofajlar ve notrofiller

Alerjenler dusuk molekul agirlikli (500-1000 dalton) maddeler olup hapten yapisindadirlar (9). Haptenlerin cogu duyarlandirma icin tekrarlayan temaslar gerektiren zayif alerjenlerdir (2,5). Tek basina antijenik ozellikte olmayan haptenler, epidermal hucrelerin sitoplazmik membran proteinlerine baglanir ve antijenik ozellik kazanirlar (1,5). Olusan hapten-protein kompleksi aktif ve immunojenik ozellikte olup, antijen sunan hucrelerdeki Klas II antijenleriyle birlesirler. Derideki antijen sunucu hucreler Langerhans hucreleridir. Baglanti bolgesi Langerhans hucre yuzeyindeki HLA-DR molekulunun. zinciridir (9). Baglanmanin ardindan bu hapten-protein kompleksleri pinositoz ya da reseptor aracili endositoz yoluyla hucre icine al inirlar (1,12,13). Antijen Langerhans hucreleri icinde cesitli islemlere tabi tutulur. Antijen temasiyla keratinositlerden salinan cesitli sitokinler, Langerhans hucrelerini aktive eder. Langerhans hucreleri 4-6 saat icinde lenfatikler araciligiyla bolgesel lenf nodlarina gocerler (1). Langerhans hucreleri lenf nodlarinda parakortikal bolgeye ulastiklarinda, duyarlanmamis T lenfositleri uyarma yetenegindedirler (12,8). Antijen sunumunun ardindan aktiflesen T hucreleri IL-2 etkisiyle klonal cogalir ve antijene ozel T hucre klonlan olusur. Butun bu islemler 10-14 gun surer, bu andan itibaren duyarlanmis T hucreleri alerjene tekrar maruz kaldiginda lokalize bir dermatit tablosu olusturmaya hazirdir (12).

Efferent faz, alerjenle sonraki temaslarda gelisir. Duyarlanma fazindan daha hizli olan bu fazda antijen, Langerhans hucreleri, makrofaj, mast hucreleri ve keratinositler tarafindan sunulabilir. Dolasimdaki bellek T hucreleri yuzeyinde spesifik molekuller eksprese olur ve dokuya ozel hafiza T hucreleri olusur. Bu hucreler antijenin ilk gorudugu deri alanina giderek dermatit tablosuna neden olurlar. Reaksiyon alerjen maruziyetinden 12-24 saat sonra baslar, 3-5. gunlerde pik yapar ve tedavi edilmezse 3-4 hafta surer. Bu uyaranlar inflamatuvar hucrelerin temas bolgesine toplanmasina yol acar (12). Arasidonik asit metabolitleri ve histaminlerin etkisiyle yerel dolasim artar ve butun bu s0rec sonunda AKD lezyonlari ortaya cikar (2,12). Ancak, histaminin AKD patogenezinde primer roluyoktur. Alerjenin gucu bu reaksiyonun olusma surecini tayin eder. Reaksiyon olusmasi icin guclu antijenlerle bir kez temas yeterli iken, zayif antijenler icin gereken sayi genellikle birden fazladir.

Klinik

AKD kasintili bir dermatit tablosudur. Klinik gorunum alerjenin gucune ve temas suresine, reaksiyon bolgesine ve kisinin duyarlanma derecesine gore degisir (1,2,4,5,7,8).

Akut donemde eritemli makul, papul, vezikul ve buller izlenir. Genital bolge ve gos kapagi gibi derinin ince oldugu alanlarda eritem ve odem on plandadir, vezikul gorulmez. Lezyonlar keskin sinirli olup temas bolgesine lokalizedir. 1-2 hafta sonra sulanti azalir. Subakut donemde vezikullerin yerini krutlar alir, deskuamasyon belirgindir. Alerjenle temas devam eder ya da alerjen uzaklastirilamazsa olay kroniklesir. Kronik donemde tum bolgelerde kuruluk, deride kalinlasma, likenifikasyon ve fissurler olusur (1,5,8).

En sik yerlesim yeri ellerdir. Ellerde genellikle subakut donemde olan hastalik, akut ataklarla gider ve kroniklesmeye meyillidir. AKD parmak laterallerinden ve dorsumlarindan baslar, zamanla el iline ve bilek il kisimlarina yayilir (2,5). Yama testi icin basvuranlarin %33' unde el dermatiti bulunmaktadir (1). Olgular mesleki acidan ve bos zamanlarindaki hobileri alisindan ayrintili sorgulanmalidir. Ev hanimlan zayif irritan maddelere cok maruz kalir. Kullandiklan eldiven mutlaka getirtilmeli ve bununla da test yapilmalidir. Cicekci, kuafor, disci, tip personeli, pastaci, sanayi iscisi gibi meslek sahipleri siklikla el ekzemasi ile basvurabilirler.

Ayak dermatitleri de genellikle ragat ve likenifikasyonla seyreder (1,2,5). Ayak dermatiti ile gelen olgularda ayinci tanida tinea pedis, psoriasis akla gelmelidir. Ayak dermatiti ile gelen olgularda giydikleri ayakkabi ve terlikleri getirmeleri istenmeli bunlardan alinan kucuk orneklerle yama testi yapilmalidir. Potasyum dikromat deri boyamasinda kullanilan bir maddedir. Ayrica formaldehid, thiuram miks, kolofoni ayakkabi ve terlikte aksesuar olarak kullanilan nikel allerjinin nedeni olabilir. Eger bir olgu ayakkabi materyaline allerjik ise test sonucuna gore saptanan allerjenden kacinmasi uygun olur (14). Yuz allerjilerinde, goz cevresinde belirgin eritem, skuam ve yogun odem bulunur. Skalp nadiren etkilenir. Sac boyalarina reaksiyon gelistigi durumlarda bile yuzdeki reaksiyon sacli deriden daha siddetlidir (15). Yuz allerjisi sikayeti ile gelen ve 404 olgunun incelendigi arastirmada en sik rastlana reaksiyon yeri periorbital bolge olarak saptanmistir. Kadin olgularda yuz yerlesimli allerjik reaksiyon daha sik gorulmektedir. Bazi durumlarda alerjen el ile yuze tasinmis olabilir bu konuda dikkatli sorgulama onemlidir, ozellikle tirnak cilasi ve primin elle tasinip goz cevresinde allerjik reksiyona neden olabilir (16).

Mukozalarda AKD genellikle eritem ve odemle seyreder, vezikul gormek zordur. Lezyonlar perioral bolgeye yerlesebilir. Su ve arkadaslarinin yaptigi calismada mukoza tutulumu olan allerjik kontak dermatitli olgular degerlendirilmis, mukozada reaksiyona neden olabilecek allerjenler basta dental seri urunleri olmak uzere, gida katki maddeleri ve muayene eldivenlerindeki lastik kimyasallan olarak bildirilmistir. Gargaralarda kullanilan eugenol mukoza reaksiyonuna neden olabilir. Dental yapistiricilardan epoksi ve dental metalleri de mukozada gorulen alerjenlerin basinda gelmektedir (17).

Staz dermatiti ya da bacak ulseri bulunan hastalarda ve genellikle de topikal tedaviler ile iliskili kontakt dermatit gelismektedir. Kronik bacak ulserli olgularda patch test sonullarinin arastirildigi ulkemizden yapilan calismada %16,6 oraninda lanolin, %10 oraninda topikal antibiyotik allerjisi saptanmistir. Allerjik reaksiyonlann bir kismi bandaj icerisindeki lastik maddelerle iliskili olabilir. Bacak ulseri tedavisi ile ilgilenen pratisyen, damar cerrahi veya dermatologlar kontakt dermatit gelisme riskini goz onunde bulundurmalidir (18). Gunluk pratikte cok sik olarak kullanilan topikal antibiyotikler allerjik kontakt dermatite neden olabilir. azllikle cerrahi islemlerden sonra topikal antibiyotik kullanimi plastik cerrahlar ve genel cerrahlar tarafindan tercih edilmektedir. Cerrahi sonrasi topikal antibiyotik kullanimi gercek endikasyonlari ile sinirlanmalidir (19).

Kulak kepcesi ve etrafinda gelisen ekzema tablosunun seboreik dermatit ile ayinci tanisi mutlaka yapilmali hastanin kulak etrafina uyguladigi topikal ajanlar, kullandigi kozmetik icerikleri iyi sorgulanmalidir (20).

Foto allerjik kontakt dermatit (FAKD) kisinin daha once karsilastigi ve duyarlandigi bir fotoalerjenle sonraki karsilasmalarinda deride ortaya cikan gecikmis tip hipersensitivite yanitidir. Fotoallerjik kontakt dermatit AKD ile ayni mekanizmayla gelisir, ancak FAKD ultraviyole etkisinde olusur. Genel populasyonda FAKD insidansi bilinmemektedir (21). Hastalik en jok gunesten koruyucu urunler ve steroid disi antiinflamatuvar ajanlarla gelismektedir (22,23).

UVA filtreli urunlerin kullanimi son yillarda yayginlasmistir ancak, gunesten koruyucular UVB'den korunmada daha etkindirler. Bu nedenie de gunesten koruyucular bazi hastalari fotokimyasal sensitiviteden koruyamaz (21).

Son yillarda gunesin zararli etkilerinin anlatilmasi gunesten koruyucularin yaygin kullanimini saglamistir. Koruyucu kremlerin aktif icerikleri ile FAKD gelisen bir jok olguya literaturde rastlanmaktadir (24,25). Gunesten koruyucular icindeki paraaminobenzoik asit sik bildirilen AKD reaksiyonlan nedeniyle kullanimdan kaldirilmistir. Sonraki yillarda benzophenon iteren urunlerin kullanimi yayginlasmistir. Oxybenzone, benzophenonlar dibenzoylmetan turevleri (avobenzone ya da PARSOL 1789) ve metoxyclnnamate FAKD'e yol acan maddelerdir. Bugun, bu maddelere oldugu kadar koruyucunun bazinin da fotoailerjik reaksiyonlara neden olabildigi bilinmektedir (23).

Antibakteriyeller sabun ve sampuanlarin ijerisinde bulunan tetrachlorosalicylanilide ve tetrabromosalicylanilide cok guclu fotosensitizan maddelerdir. Bu maddeler dunyanin pek cok yerinde FAKD endemilerine neden olduklarindan kullanim alanlan daraltilmistir. Triclosan, dichlorophene FAKD alisindan daha az risklidir. Bithionol, fenticlor, hexachlorophene ve chlorhexidine cesitli temizlik urunlerinde kullanilan antibakteriyel ajanlardir. Bu urunlerie de FAKD gelisebilmektedir (21).

Fragrance icinde bulunan musk ambrette, 6-methylcoumarin ve sandalwood oil ile FAKD tanimlanmistir. Musk ambrette ozellikle erkek kozmetiklerinde bulunur. FAKD ve kronik aktinik dermatit gelistirme riski nedeniyle sadece %4'un altindaki konsantrasyonlarda kullanimina musade edilmektedir. 6-Methylcoumarin bronzlastirici losyon olarak un yapmis ve yaygin olarak kullanildigi donemlerde siddetli FAKD tablolarina neden olmustur. Diger fotoalerjenlerden farkli olarak, bu losyon suruldukten kisa sure sonra (30-60 dakika) UV temasi olmussa reaksiyon gelismektedir. Fotopatch test ile bu ajanin tespit edilebilmesi icin de ayni sartlarin saglanmasi gereklidir (2,22).

Quindoxin ve oiaquindoz hayvan yemlerinde bulunan buyumeyi hizlandinci bir maddedir. Bu iki madde hayvanlan elle besleyen ciftcilerde FAKD'ye neden olmuslardir (26).

Fotosensitizan oldugu bilinen pek jok ilac topikal olarak kullanildiginda FAKD'ye neden olur. Ketoprofen, fenotiazinler, klorpromazin hidroklorid ve prometazin bunun en iyi ornekleridir.

AKD'de oldugu gibi FAKD'de de alerjenin uzaklastirilmasi cogu olguda tablonun gerilemesini saglar. Bazi durumlarda ise reaksiyon devam eder ve persistan isik erupsiyonu denilen durum ortaya cikar. Ilac kesildikten sonra UV maruziyeti devam ediyorsa, risk artar.

Kontakt alerjenler bazi durumlarda UV ile siddetlenirler. Fotoagrevasyon denilen tablo genellikle tio ure, steroid disi anti-inflamatuvar ilaclar, tosilamid/formaldehid recineleri, fragrance ile ortaya cikar. Kronik kontakt allerji bazi durumlarda devamli fotosensitiviteye neden olabilir. Colophony, ketoprofen, fragrance, likenler, sesquiterpene laktonlar sorumlu alerjenlerdir.

Fotoallerjik reaksiyonlar genellikle yuz, boynun V-bolgesi, el sirti, kollarin dis kisimlari ve bazen de bacaklarin on kisimlari gibi gunes goren yerlerde dagilim gosterirler (22). Unilateral yerlesim ancak maddenin temasini takiben sadece bir tarafin UV gormesi ya da bir tarafin daha yogun UV maruziyeti ile ortaya cikar. Bazen cok zit yerlesimde lezyonlar gorulebilir, bu durumda alerjenin elle tasindigi dusunulmelidir. Alerjen uzaklastirildiginda lezyonlar geriler. Ancak alerjen uzaklastirildigi halde bazi hallerde gunes temasi devam ediyorsa yeni lezyonlar olusmaya devam edebilir. Bu durum devamli bir hal alirsa kronik aktinik dermatit denilen tablo ortaya cikar.

Histopatoloji

Histopatolojik bulgular, biyopsinin alindigi klinik evreye gore degisir. Erken lezyonlarcia akut spongiotik dermatit bulgulan gorulur. Subakut donemde daha kucuk vezikuller ve spongiozla birlikte orta derecede akantoz ve parakeratoz vardir. Kronik donemde ise yogun ve duzensiz akantoz, hiperkeratoz ve parakeratoz gorulur. Inflamatuar infiltrat azalir ve papiller dermal fibrozis ortaya cikar. Sistemik Hallarla gelisen FAKD tablosunda eozinofiller bulunabilir (1).

Tani ve Ayirici Tani

Iyi bir Anamnez taniya cogu kez yardimci olur. Hastanin meslegi, hobileri, giysileri, simdiki-onceki tedavileri hem tanida hem de tedavide yol gosterici olabilir. Hastaligin en onemli ayinci tanisi irritan kontakt dermatitledir. Lezyonun yerlesimine yonelik sorularla olasi antijen tespit edilebilir (Tablo 1) (5). AKD'de kesin tani ve sorumlu antijenin gosterilmesi icin yama tesi yapilmaktadir.

Yama testi (patch test), alerjenin kontrollu kosullar altinda ve irritasyon olusturmayacak konsantrasyonlarda uygulanmasi esasina dayanir. Test okunurken yalanci pozitiflige ve negatiflige neden olabilecek faktorler bilinmelidir. FAKD tanisi oyku, klinik ve fotopatch test ile konulur. Lezyonlarin gunes goren bolgelerde dagilimi genellikle fotokontakt dermatit tanisina yardimci olur. Fotopatch test ise belli maddeye duyarli kisilerin tespitini saglar. Fotopatch test, sirasinda UV uygulanmasi disinda patch testle ayni yolla yapilir. Testte kullanilacak isik kaynaginin UVA dalga boylarini icermesi sarttir. Korunan bolgede negatif, UV uygulanan yerdeki pozitif reaksiyon kisinin FAKD gelistirdigini gosterir (21). Fotosensitivitesi olanlara da fotoeatch test yapilmalidir. Bu kisilerde FAKD pozitifligi cesitli calismalarda %10-39 oraninda bildirilmektedir (21-25).

Tedavi

Tedavide temel prensip, dermatit tablosunu iyilestirmek ve alerjeni tespit etmek seklindedir. Alerjen bilinmesi, hastaligin rekurrensinin onlenmesi bakimindan da gereklidir. Yama testi ile suphelenilen antijen saptanmali ve hasta bilgilendirilmelidir. Hastaya dermatite neden olan kimyasal maddelerin ne oldugu acik bir sekilde anlatilmali ve bu kimyasal maddelerin bulunabilecegi urunlerin listesi verilmelidir.

AKD'nin medikal tedavisinde akut donemde sulantili lezyonlar icin islak pansumanlar kullanilir. Sonrasinda krem bazinda kortikosteroidler tercih edilir. Akut alevli donemde prednizolon enjektabl uygulanabilir. Kronik donemde topikal steroidlerin merhem ve pomad formlari kullanilmalidir (1). Kortikosteroidler AKD'yi kontrol altina almada cok yararli olurlar. Kortikosteroidler lenfositlerin antijen spesifik aktivasyon, proliferasyon ve sitokin salinimini onler, kapiller permeabiliteyi azaltir ve inflamasyonu baskilar. Kullanilacak steroidin potensi lezyonlarin yerlesimi dikkate alinarak belirlenir. Eriskinde %25 (1), cocukta %10'dan fazla alan tutulmussa sistemik steroid endikasyonu vardir. Sistemik steroidler yaygin ve siddetli olgulara saklanmalidir (27). Topikal kortikosteroidlere karsi asiri duyarlilik %0,2-5 oraninda bildirilmektedir (28,29). Yanma ve kasintiyi azaltmak icin antihistaminiklerden faydalanilabilir. Ancak histamin hucresel immunitede major medyator olmadigi icin cok etkili degildir. Antihistaminik iceren topikal urunler duyarlandirici ozellikleri nedeniyle onerilmez (1).

Alternatif tedaviler arasinda T hucrelerine etkili olan pimekrolimus ve takrolimus yer almaktadir (13). AKD tedavisinde fototerapi direncli olgularda kullanilabilir. UVB ve PUVA immunsupresif etkileriyle yuz guldurucudur. Siklosporin AKD'de kullanilabilecek bir diger immunsupresif ilactir (1).

Tartisma ve Oieriler

Allerjik kontakt dermatit her yas grubunda sik gorulen bir dermatozdur. Gunumuzde cocuklarda allerjik kontakt dermatit giderek artmaktadir. Gazi Universitesi Kontakt Dermatit Unitesinde 360 cocuk olgu degerlendirildiginde 118 olguda (%32) bir veya daha fazla oranda pozitif reaksiyon saptanmistir (30). Olgular grup 1 de (2-8 yas) grup 2 de ise (9-16 yas )olarak degerlendirmeye alinmistir. Her iki grupta da nikel en sik alerjen olarak saptanmistir. Parafenilen diamine (PPD) ikinci sik rastlanan alerjendir. PPD gecici dovmelerde kina ile karistirilarak hint kinasi adi altinda uygulanmaktadir. Ozellikle yaz aylarinda gencler arasinda kullanimi cok yaygindir. Ukemizde PPD allerjik olgular artan sayida bildirilmektedir. Aileler ve allerjik olgular PPID reaksiyonu acisindan bilgilendirilmelidir (31,32,33).

Diger ulkelerdeki calismalarin sonuclarina benzer sekilde ayak ekzemasi potasyum dikromat ve formaldehit allerjisi ile iliskilidir (14). Almanya'dan yapilan bir calismanin sonuclan thiomerasal allerjisinin en sik rastlanan allerjen listesinde oldugunu gostermektedir ancak ulkemizde thiomersal allerjisi daha dusuk orandadir (34).

Yasli populasyondaki allerjenler arasinda bitkisel topikal uygulanan maddeler mutlaka sorgulanmalidir. Kullanilan medikal topikal ilaclarin yani sira ozellikle eklem agrisini dindirmek amaci ile ulkemizde yaygin kullanilan Laurus nobilis (Define yagi) ile allerjik olgulara rastlanmaktadir (35,36).

Tum dunyada ve ulkemizde nikel allerjisi en sik kontakt dermatit sebebidir. Yapilan calismalar nikel allerjisi ile atopi arasinda iliskiye dikkat cekmektedir. Nikel allerjisi kadinlarda daha sik gorulur. Bu durum kullanilan imitasyon takilarla iliskilidir. Dusuk ayar altin nikel icerebilir. Bozuk para, zimba, makas cakmak kozmetikler nikel icerebilir. Bazi olgularda yazin nikel allerjisi kisa gore daha siddetli olabilir. Bu durum yazin nikelin ter ile absorbsiyonunun artmasi seklinde yorumlanabilir. Nikel dogal olarak yiyeceklerde de bulunabilir, oral nikel alinimi kontakt dermatiti alevlendirebilir. Yiyeceklerdeki nikel miktan her ulkede farkli olabilir. Nikel allerjik olgularda konserve, ispanak, kolali icecekler sikayeti alevlendirebilir. Bu olgularda ana hedef nikel iceren maddelerden uzaklastirilmasidir. Nikel esyalarin cilalanmasi, nikel objenin steroidie kaplanmasi onerilebilir (37).

Ukemizden pek cok merkezde degisik sayida olguda allerji testi sonuclan ve alerjen listeleri yayinlanmaktadir (38,39,40,41). Son yillarda yapilan bir arastirmada ise maliyeti dusurmek ve kontakt duyarlanmayi azaltmak amaci ile en sik alerjenlerden kucuk bir alerjen serisi ile olusan maddelerie allerji testi yapilmasi onerilmektedir (42).

Ancak bu konu iyi tartisilmalidir. 0rnegin Birlesik Arap Emirlikleri ve Hindistan'da kolofoni allerjisi yuksek oranlarda bildirilmistir (43,44). Ukemizde yapilan cesitli cahsmalarda, nikel en sik rastlanan alerjen olarak gorulmekte kolofoni ise sik rastlanan alerjen listelerine girmeyebilmektedir. Ancak nadir de olsa rastlanan kolofoni allerjik olgular eger test ile bakilmamis ise atlanabilir. Bu nedenle Avrupa standart serinin kullanilmasi esastir.

Ouain ve arkadaslari (45), sik kullanilan epilasyon urunlerinin, rosin ve kolofoni icermesi nedeniyle potansiyel alerjen olabilecegini vurgulayarak, yama testi ile hastalarin kisisel urunleri ve alerjen serilerinde kolofoni bakilmasinin onemine dikkat cekmislerdir.

Hastalarin kendi kullandiklan urunlerle nasil test yapilacagi sorusu da cok sorulmaktadir. Burada hastanin kisisel urunlerinden irritan olanlarin iyi belirlenmesi ve bunlarla test yapmamak onemlidir. Gunluk kullanimdaki supheli alerjenler ile ilgili olarak Tablo 2'de onerilen dilusyonlar yardimci olabilir (46). Ancak bilinmeyen urunlerle test ile pigmentasyon riski olabilir. Ideali Crunun tam icerik listesinin bilinmesidir. Bazi durumlarda seri dilusyonlar ile reaksiyon siddeti bakilabilir. Acik test veya kullanim testi kol ic yuzune uygulanarak incelenebilir. ilk okuma 30-60 dakika sonra ikinci okuma ise 2-4 gun sonra yapilir.

Sonuc olarak yama testi, allerjik kontakt dermatit tanisini dogrulayan ve kontakt alerjeninin sebebini bulmamizi sag-layan en onemli tanisal yontemdir. Alerjen serileri kuafor, gunes koruyucu,preservatif,kortikosteroid kozmetik serilerini de gerekirse icerebilir (47).

Gelecekte Ukemizde sik rastlanan alerjenlerin bilinmesi ve kontakt dermatite ilgi duyan meslektaslarimizin isbirligi icinde olmasi, calisma gruplan kurulmasi, Amerikan Kontakt Dermatit grubu (www.contactderm.org) ve Avrupa Kontakt Dermatit grubunun duzenledigi (www.escd.org) toplantilarda ulkemizde sik gorulen alerjenlerin bildirilmesi uygun olacaktir.

Kaynaklar

(1.) Belsito DV: Allergic Contact Dermatitis. In: Fitzpatrick TB, Fredberg TM, Eisen AZ, Wolf K, Austen FK, Goldsmith LA, Katz S editors. Dermatology in General Medicine, 5th ed. New York: Mc Graw Hill 1999; p. 1447-61.

(2.) Marks JG, Elsner P, Deleo VA: Contact&Occupational Dermatology. 3rd ed. Stlouis: Mosby 2002; p.3-15.

(3.) Frosch PJ, Menne T. Contact Dermatitis. 4th ed New York Springer 2006; p. 215-35.

(4.) Krasteva M, Kehren J, Sayag M et al: Contact dermatitis II. Clinical aspects and diagnosis. Eur J Dermatol 1999;9:144-59.

(5.) Kadyk DI, McCarter K, Achen F, Belsito DV. Quality of life in patients with allergic contact dermatitis. J Am Acad Dermatol 2003;49:1037-48.

(6.) Schnuch A, Uter W, Geier J et al: Epidemiology of contact allergy: an estimation of morbidity employing the clinical epidemiology and drugutilization research (CEDUR) approach. Contact Dermatitis 2002;47:32-9.

(7.) Li LY, Cruz PD: Allergic contact dermatitis: pathophysiology applied to future therapy. Dermatologic Therapy 2004;17:219-23.

(8.) Aydemir EH: Allerjik kontakt dermatit. Turkiye Klinikleri 2005;1:19-21.

(9.) Belsito DV: The pathophysiology of allergic contact hypersensitivity. Clinical Reviews in Allergy 1989;7:347-79.

(10.) &der M: Kontakt Dermatit tani ve tedavisi. Galenos 2001; 5:7-11.

(11.) Onder M, Aksakal B: HLA DR, DQB, DP antigens in patients allergic to nickel. Contact Dermatitis 1995;33:433-35.

(12.) Kondo S, Sauder DN: Epidermal cytokines in allergic contact dermatitis. J Am Acad Dermatol 1995;33:786-800.

(13.) Holikova Z, Hercogova J, Plzak J et al: Dendritic cells and their role in skin-induced immune responses. J Eur Acad Dermatol 2001;15:116-20.

(14.) Onder M, Atahan C: Foot Dermatitis from the shoes. Int J Dermatol 2004;43:565-67.

(15.) Oztas M, Onder M: Contact allergy to henna. J Eur Acad Dermatol 2001;15:77-2.

(16.) Adisen E, Oneder M: A retrospective studt of patients with facial allergic contact dermatitis patch tested with the European Standard series in Turkey, J Eur Acad Dermatol 2008 (baskida Early View).

(17.) Su O, Onsun N: Allerjik Kontakt Dermatit/Mukoziti olan hastalarin yama testi sonuclari. Turkderm 2008;42:13-7.

(18.) Onder M, Ilter N: Kronik bacak ulserli olgularda patch test. T Klin Dermatol 1999;9:65-7.

(19.) Adisen E. &der M: Allergic contact dermatitis to terramycin after reduction mammoplasty. Gazi Medical Journal 2008;19:48-9.

(20.) Oner M, Onder T: An investigation of contact dermatitis in patients with chronic otitis externa. Contact Dermatitis 1994;31:116-18.

(21.) Deleo VA: Photocontact Dermatitis. Dermatol Therapy 2004;17:279-88.

(22.) Cook N, Freeman S: Report of 19 cases of photoallergic contact dermatitis to sunscreens seen at the Skin and Cancer Foundation. Australasian J Dermatol 2001;42:257-59.

(23.) Goossens A: Photoallergic contact dermatitis. Photodermatol Photoimmunol Photomed 2004;20:121-25.

(24.) Thune P: Contact and photocontact allergy to sunscreens. Photodermatology 1984;1:5-9.

(25.) Deleo VA, Suarez SM, Maso MJ: Photoallergic contact dermatitis: results of photo-patch testing in New York 1985-90. Arch Dermatol 1992;128:1513-8.

(26.) Schauder S, Schroder W, Geier J: Olaquindox-induced airborne photoallergic contact dermatitis followed by transient or persistent light reactions in 15 pig breeders. Contact Dermatitis 1996;35:344-54.

(27.) Akyol A: Alerjik kontakt dermatit tedavisi. T Klin AlerjiAstim 1999;1:226.

(28.) Gonul M, Gul Ul Karabay Y: Topikal kortikosteroid tedavisine cevap vermeyen alerjik kontakt dermatitli hastalarda kortikosteroidlere kontakt duyarliligin arastirilmasi. T Klin Dermatol 1997;7:100-6.

(29.) Tenekeci HO Yildirim M: Kortikosteroidler de alerji yapabilir. T Klin Allerji-Astim 2002;4:143-8.

(30.) Onder M, Adisen E: Patch test results in a Turkish paediatric po pu lati on. Contact Dermatitis. 2008;58:63-5.

(31.) Onder M: Temporary holiday tattoos may cause lifelong allergic contact dermatitis when henna is mixed with PPD. J Cosm Dermatol 2004;2:126-30.

(32.) Onder M, Atahan C: Temporaray henna tattoo reactions in children. Int J Dermatol 2001;40:577-79.

(33.) Karaca S, Kulac M: Gecici kina dovmesine bagli alerjik kontakt dermatit. T Klin J Dermatol 2008;18:138-40.

(34.) Heine G, Schnuch A, Uter W et al: Frequency of contact allergy in German children and adolescents patch tested between 1995 and 2002: results from the Information Network of Departments of Dermatology and the German Contact Dermatitis Research Group. Contact Dermatitis 2004;51:111-17.

(35.) Onder M, atas M: Contact dermatitis in the elderly. Contact Dermatitis. 2003;48:232-3.

(36.) Ozden MG, Oztas P: Allergic contact dermatitis from Laurus nobilis (laurel) oil.Contact Dermatitis. 2001;45:178.

(37.) Onder M: En sik rastlanan allerji nikel ve nikel alerjik hastalara yaklasim. XV. Ulusal dermatoloji kongresi bildiri kitabi 1992; Izmir.

(38.) Dogramaci AC, Gurer MA: Kontakt Dermatitli Hastalarda Yama Testi sonuclari: Bes Yillik Retrospektif Calisma.Turkiye Klinikleri J Dermatol 2008;18:215-22.

(39.) Akasya-Hillenbrand E, akaya Bayazit E: Patch test results in 542 patients with suspected contact dermatitis in Turkey. Contact Dermatitis 2002;46:1723.

(40.) Tunali S, Acar A, Saricaoglu H: Kontakt dermatitli 400 hastada yama testi sonuclari. T Klin Dermatoloji 1995;5.71-7.

(41.) Akyol A, Gurgey E, Erdi H: Evaluation of patch test results with standart antigens in various type of eczema. Contact Dermatitis 1996;35:303-06.

(42.) Demirgunes FE, Ersoy Evans S ve ark: Deri yama testi: Daha az madde iceren on yama testi serisi daha pratik olabilir mi? Turk Derm 2007;41:7-10.

(43.) Sharma VK, Chakrabarti A: Common contact sensitizers in India. A study of 200 patients with the European standart series. Contact Dermatitis 1998;38:127-31.

(44.) Lestringart G, Bener A: Allergic contact dermatitis in the United Arab Emirates. Int J Dermatol 1999;38:181-6.

(45.) Ouain RD, Militello G, Crawford GH: Allergic contact dermatitis caused by colophony in an epilating product. Dermatitis 2007;18:96-8.

(46.) www.allerdem.com

(47.) Adisen E, &der M: Akut allerjik kontakt dermatit ve foto kontakt dermatit. T Klin J Surg Med Sci 2006;2:37-44.

Meltem Onder

Gazi Uiversitesi Tip Fakutesi, Dermatoloji Anabilim Dai, Ankara, Turkiye

Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. Meltem der, Gazi Universitesi Tip Fakultesi, Dermatoloji Anabilim Dal, Ankara, Turkiye E-posta: monder@gazi.edu.tr Gelis Tarihi/Received: 24.02.2009 Kabul Tarihi/Accepted: 24.02.2009
Tablo 1. Yerlesim yerine gore alerjen dagilimi (47)

Yerlesim      Olasi urun

Bas           Sac kozmetikleri

Periorbital   Goz, yuz kozmetikleri,
              Tirnak boyalari/cilalari,
              Kontak lens sivilari

Dudaklar      Rujlar,
              Dis Macunu,
              Tirnak Kozmetikleri,
              Topikal Ilaclar,
              Gidalar

Kulaklar      Kupe
              Damlalar

Aksil la      Deodorantlar
              Antiperspirantlar
              Kiyafetler

Eller         Tum kontaktanlar

Govde         Kiyafetler

              Metal kisimlar
              Korse
              Kozmetikler

Bacaklar      Staz dermatit ve bacak ulseri tedavisi icin
              kullanilan ilaclar

Ayaklar       Ayakkabi
              Antiperspirantlar

Perianal      Antipruritik iceren topikaller
              Hemoroid icin onerilen topikaller
              Nemli tuvalet kagidi
              Gidalar
              Baharatlar

Yerlesim      Allerjen

Bas           Parafenilendiamin

Periorbital   Me+CI izotiazolin, kokular
              Toluensulfonamid formaldehid resin
              EDTA, benzalkonium klorid, tiomersal
              Sesquiterpen laktonlar

Dudaklar      Lanolin turevleri, UV-filtreleri
              Cinnamol,
              Toluensulfonamid formaldehit resin
              Tromantadin
              Antioksidanlar

Kulaklar      Nikel
              Neomisin, clioquniol

Aksil la      Fragrance
              Triklosan, propantelin bromid, fragrance
              Formaldehit, recineler

Eller         Nikel

Govde         Formaldehit,tekstil boyalari, plastik kimyasallar,
              recineler
              Nikel
              Plastik
              Lanolin, fragrance, Me+CI izotiazolin

Bacaklar      Clioquinol, lanolin, neomisin,
              povidon-iyot, nitrofurazon

Ayaklar       Kromat, kaucuk, boya, formaldehit, tutkal
              Propantelin bromid, formaldehit

Perianal      Neomisin, lokal anestezikler
              Me+CI izotiazolin,
              Metildibromoglutaronitrit

Tablo 2. Kisisel urunlerle yama testi sirasinda yapilacaklar (46)

Urun                      Yama testindeki Dilusyonu

Aftershave losyon         Oldugu gibi
Antiperspirant            Oldugu gibi
Deri temizleyiciler       %1 su icinde
Kremler                   Oldugu gibi
Gozfari, kalem, maskara   Oldugu gibi
Yuz krem pudra            Oldugu gibi
Sac boyasi                %2 su icinde
Sac spreyi                Oldugu gibi
El kremi                  Oldugu gibi
Ruj                       Oldugu gibi
Tirnak cilasi             Oldugu gibi kurumaya birakilmali
Parfum                    Oldugu gibi(irritan reaksiyon olabilir)
Bitkiler(yaprak, cicek)   Oldugu gibi
Sampuan                   %5 su icinde
Dis macunu                %1 su icinde
Gale Copyright: Copyright 2009 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.